© copright 2007 © www.ataturk.de.be © www.atam.de.ki ©http://groups.google.com.tr/group/atagrup Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us www.ataturk.de.be www.benimblog.com/ata Image Hosted by ImageShack.us
BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
o2turk


BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
o2turk


www.benimblog.com/ata
Image Hosted by ImageShack.us
Kimlik
Image Hosted by ImageShack.us
Bilgileriniz sistemimize kaydedilmektedir.

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla



"BU VATANIN EKMEĞİNDEN YİYİPTE VATANA HAİNLİK EDEN ELBETTE EKMEĞİ YEDİĞİ YERDE KURŞUNUDA YER!"

"TÜRKİYE TÜRKTÜR TÜRK KALACAK .YA SEV YA TERKET!" Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us İletişim :atagrup@googlegroups.com
İletişim :benimblog@hotmail.com
İletişim :www.benimblog.com/forum
Image Hosted by ImageShack.us
ATATÜRK'Ü ANLAMAK
ŞEHİTLERİMİZ
ŞEHİTLERİMİZİN ARDINDA BIRAKTIKLARI
BU ACIYA YÜREKMİ DAYANIR
ŞEHİT CENAZESİNE SAYGISIZLIK
AYYILDIZ BAYRAĞIMIZ
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
13 MAYIS PAZAR İZMİR MİTİNGİ DUYURUSU
ATATÜRK SORUYOR...
Ç.KALENİN GERÇEK KAHRAMANLARI
ATATÜRK'ÜN KÖYÜ
KURTULUŞ SAVAŞINI NASIL KAZANDIK ?(ATATÜRK'TEN)
BU VATANIN NASIL KAZANILDIĞINI BİLMEYENLERE, ANLAMAYANLARA YA DA ANLAMAK İSTEMEYENLERE
SİZLERİ BİRER KIVILCIM OLARAK GÖNDERİYORUM
TÜRK ASKERİ RESİMLERİ
NASIL BAŞARILI OLURUM ???
ATATÜRK'ÜN VASİYETİ (ELYAZISIYLA)
ATATÜRK DUA EDERKEN
ATATÜRK SÖZÜ
TÜRK GENÇLİĞİ SÖZÜ
OKUNACAK YENİ YAZI
DAVET
Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) HAYATI
ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN SÖYLENENLER
ANITKABİR ÖZEL DEFTERİ
ATATÜRK VE UÇAK ???
ATATÜRK VE KÖPEĞİ FOKS
Atatürk'ün Hazır Cevaplığı
Atatürk Hk.30 Özel Bilgi
En Yeni Renkli Resimler
SARI ZEYBEKLİ SLAYT VİDEO
EFELERİN EFESİ ATAM (SESLİ)
ASUMANDAN DUYGU YÜKLÜ MARŞIMIZ
RENKLİ RESİMLERLE SESLİ SLAYT
HAYATI SLAYT
BİLİYOR MUSUNUZ ? (10 YIL MARŞI MÜZİĞİYLE)
ATATÜRK CENAZE VİDEO
10.YIL NUTKU VİDEO
KURTULUŞ SAVAŞI VİDEO 1
KURTULUŞ SAVAŞI VİDEO 2
RESİMDEKİ EN KARİZMATİK BAKIŞ ONUN.........
RESİMLERLE ATATÜRK EVLERİ
ATATÜRK'ÜN CENAZESİ VE BALMUMU HEYKELİ
ATATÜRK KRONOLOJİSİ ve SÖZLERİ
RESİMLERİ
Bölüm
Image Hosted by ImageShack.us
bölüm
bölüm
ZİYARETÇİ BİLGİSİ


Crediler
sunucu: Benimblog

Kurucu:
atatürk
Ve : blogcu Vede : video işbirliğidir. Image Hosted by ImageShack.us
toplist
BU SİTENİN GENEL TASARIMI "bana' aittir
KÜLTÜR SANAT SİTE VE BLOGLARI

Türkiye Yol Haritasi

Image Hosted by ImageShack.us




Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
MARŞLAR-MÜZİK
http://groups.google.com.tr/group/atagrup
Google Groups atagrup GoogleGrubuna kayıt ol
E-posta:
Arşivlere Göz At groups.google.com.tr
Google
Web www.google.com
www.ataturk.de.be
Image Hosted by 
ImageShack.us
Get Your Own! | View Slideshow

CAN TÜRKİYEM

SLAYTLI 10.YIL MARŞI(SESLİ DİNLEYİNİZ)

Resimlerini OKULLARDAN, DEVLETTEN indirmek isteyenlerin KALPAKLI resimlerinden korkanların DEVRİMLER' ini sulandırmaya çalışanların, En büyük eserin CUMHURİYET' i MUZ' laştırmaya çalışanların, Emanetin GENÇLİK' i senden uzaklaştırmaya çalışanların, Seni RUHUMUZDAN silmek için uğraşanların, Şehit kanlarıyla kurduğun yurdu dolar mukabili satanların, ŞEHİTLERİMİZİN kemiklerini sızlatanların İNADINA CUMHURİYET İNADINA BAĞIMSIZLIK İNADINA KEMALİZM

www.benimblog.com/komik www.benimblog.com/video www.benimblog.com/mp3evi www.benimblog.com/forum Image Hosted by ImageShack.us SİTE TANITIMI....SİTE TANITIMI Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted 
by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image 
Hosted by ImageShack.us Image Hosting at www.ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

Cursors





















29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

DOĞUMUNUN 125.YILINDA ATATÜRK

RESİMLİ İSTİKLAL MARŞI

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

ATATÜRK'Ü ANLAMAK

tarih: Thursday Saat: 11:50 yer: - Link

Yıl: 1928... Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında... Dünyaya meydan okuyan lider... Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet

olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda... Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı

duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri... Bu masada... Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62

cumhurbaşkanı var...

Düşmana diz çöktüren lider... ''Milletin Efendisidir dediği'' köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor... Onlardan biri gibi...

Onların yanıbaşında... Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları... Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye...

1930'un Kasımında çekilmiş bu o an... Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla... Bir dilekçe yazmış ''O bizim liderimiz...

Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş... Ve işte o lider... Milletin... Halkın lideri... Çok önemsiyor bu genci... Dilekçesini

inceliyor ve yakından ilgileniyor...

O sadece bir asker... Bir devlet adamı değildi... O her anlamda bir öğretmendi... Matematik... Geometri... Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni

Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi... İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi... Kendine

güvenen... Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi...

1929'un 15 Eylül günüydü... Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı... Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu

sordu... İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı... Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı... Okuttu... Her iki Mustafa

takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a...

Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün... Ekim 1925'te izmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet

Hanım'la... Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti... Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi... Bu fotoğraf

da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş... Modern... Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken...

Her zaman çağdaş... Her zaman şık ve karizmatikti... Ama o hep bizden biriydi... Samimiydi... Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları

için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını çizmişti... ''Bunu beğendim'' demişti. . O slogan şöyleydi: ''Atatürk,

içimizden biri... ''İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu...

Cumhuriyeti kuran... Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı... İşte o

gezilerden birinde çekilmiş bu o an... Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk

kadınlarıyla çevrelenmiş...

Ölümünden önceki yıllardı... Hastaydı... Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu... Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri

yeterli bulmuyor... Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu... Yorgundu... Ama biliyordu... Bu işte yorulmak yoktu...

Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu... Siyah-beyaz bir ülkeyi... Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir

hale getirmişti... Yola devam etmek gerekirdi...
Yıl: 1928... Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında... Dünyaya meydan okuyan lider... Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet

olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda... Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı

duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri... Bu masada... Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62

cumhurbaşkanı var...

Düşmana diz çöktüren lider... ''Milletin Efendisidir dediği'' köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor... Onlardan biri gibi...

Onların yanıbaşında... Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları... Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye...

1930'un Kasımında çekilmiş bu o an... Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla... Bir dilekçe yazmış ''O bizim liderimiz...

Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş... Ve işte o lider... Milletin... Halkın lideri... Çok önemsiyor bu genci... Dilekçesini

inceliyor ve yakından ilgileniyor...

O sadece bir asker... Bir devlet adamı değildi... O her anlamda bir öğretmendi... Matematik... Geometri... Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni

Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi... İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi... Kendine

güvenen... Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi...

1929'un 15 Eylül günüydü... Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı... Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu

sordu... İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı... Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı... Okuttu... Her iki Mustafa

takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a...

Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün... Ekim 1925'te izmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet

Hanım'la... Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti... Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi... Bu fotoğraf

da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş... Modern... Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken...

Her zaman çağdaş... Her zaman şık ve karizmatikti... Ama o hep bizden biriydi... Samimiydi... Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları

için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını çizmişti... ''Bunu beğendim'' demişti. . O slogan şöyleydi: ''Atatürk,

içimizden biri... ''İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu...

Cumhuriyeti kuran... Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı... İşte o

gezilerden birinde çekilmiş bu o an... Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk

kadınlarıyla çevrelenmiş...

Ölümünden önceki yıllardı... Hastaydı... Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu... Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri

yeterli bulmuyor... Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu... Yorgundu... Ama biliyordu... Bu işte yorulmak yoktu...

Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu... Siyah-beyaz bir ülkeyi... Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir

hale getirmişti... Yola devam etmek gerekirdi...
Yıl: 1928... Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında... Dünyaya meydan okuyan lider... Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet

olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda... Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı

duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri... Bu masada... Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62

cumhurbaşkanı var...

Düşmana diz çöktüren lider... ''Milletin Efendisidir dediği'' köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor... Onlardan biri gibi...

Onların yanıbaşında... Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları... Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye...

1930'un Kasımında çekilmiş bu o an... Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla... Bir dilekçe yazmış ''O bizim liderimiz...

Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş... Ve işte o lider... Milletin... Halkın lideri... Çok önemsiyor bu genci... Dilekçesini

inceliyor ve yakından ilgileniyor...

O sadece bir asker... Bir devlet adamı değildi... O her anlamda bir öğretmendi... Matematik... Geometri... Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni

Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi... İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi... Kendine

güvenen... Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi...

1929'un 15 Eylül günüydü... Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı... Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu

sordu... İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı... Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı... Okuttu... Her iki Mustafa

takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a...

Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün... Ekim 1925'te izmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet

Hanım'la... Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti... Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi... Bu fotoğraf

da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş... Modern... Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken...

Her zaman çağdaş... Her zaman şık ve karizmatikti... Ama o hep bizden biriydi... Samimiydi... Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları

için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını çizmişti... ''Bunu beğendim'' demişti. . O slogan şöyleydi: ''Atatürk,

içimizden biri... ''İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu...

Cumhuriyeti kuran... Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı... İşte o

gezilerden birinde çekilmiş bu o an... Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk

kadınlarıyla çevrelenmiş...

Ölümünden önceki yıllardı... Hastaydı... Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu... Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri

yeterli bulmuyor... Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu... Yorgundu... Ama biliyordu... Bu işte yorulmak yoktu...

Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu... Siyah-beyaz bir ülkeyi... Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir

hale getirmişti... Yola devam etmek gerekirdi...
Yıl: 1928... Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında... Dünyaya meydan okuyan lider... Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet

olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda... Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı

duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri... Bu masada... Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62

cumhurbaşkanı var...

Düşmana diz çöktüren lider... ''Milletin Efendisidir dediği'' köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor... Onlardan biri gibi...

Onların yanıbaşında... Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları... Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye...

1930'un Kasımında çekilmiş bu o an... Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla... Bir dilekçe yazmış ''O bizim liderimiz...

Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş... Ve işte o lider... Milletin... Halkın lideri... Çok önemsiyor bu genci... Dilekçesini

inceliyor ve yakından ilgileniyor...

O sadece bir asker... Bir devlet adamı değildi... O her anlamda bir öğretmendi... Matematik... Geometri... Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni

Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi... İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi... Kendine

güvenen... Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi...

1929'un 15 Eylül günüydü... Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı... Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu

sordu... İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı... Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı... Okuttu... Her iki Mustafa

takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a...

Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün... Ekim 1925'te izmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet

Hanım'la... Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti... Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi... Bu fotoğraf

da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş... Modern... Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken...

Her zaman çağdaş... Her zaman şık ve karizmatikti... Ama o hep bizden biriydi... Samimiydi... Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları

için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını çizmişti... ''Bunu beğendim'' demişti. . O slogan şöyleydi: ''Atatürk,

içimizden biri... ''İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu...

Cumhuriyeti kuran... Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı... İşte o

gezilerden birinde çekilmiş bu o an... Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk

kadınlarıyla çevrelenmiş...

Ölümünden önceki yıllardı... Hastaydı... Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu... Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri

yeterli bulmuyor... Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu... Yorgundu... Ama biliyordu... Bu işte yorulmak yoktu...

Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu... Siyah-beyaz bir ülkeyi... Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir

hale getirmişti... Yola devam etmek gerekirdi...
Yıl: 1928... Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında... Dünyaya meydan okuyan lider... Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet

olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda... Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı

duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri... Bu masada... Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62

cumhurbaşkanı var...

Düşmana diz çöktüren lider... ''Milletin Efendisidir dediği'' köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor... Onlardan biri gibi...

Onların yanıbaşında... Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları... Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye...

1930'un Kasımında çekilmiş bu o an... Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla... Bir dilekçe yazmış ''O bizim liderimiz...

Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş... Ve işte o lider... Milletin... Halkın lideri... Çok önemsiyor bu genci... Dilekçesini

inceliyor ve yakından ilgileniyor...

O sadece bir asker... Bir devlet adamı değildi... O her anlamda bir öğretmendi... Matematik... Geometri... Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni

Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi... İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi... Kendine

güvenen... Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi...

1929'un 15 Eylül günüydü... Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı... Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu

sordu... İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı... Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı... Okuttu... Her iki Mustafa

takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a...

Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün... Ekim 1925'te izmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet

Hanım'la... Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti... Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi... Bu fotoğraf

da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş... Modern... Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken...

Her zaman çağdaş... Her zaman şık ve karizmatikti... Ama o hep bizden biriydi... Samimiydi... Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları

için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını çizmişti... ''Bunu beğendim'' demişti. . O slogan şöyleydi: ''Atatürk,

içimizden biri... ''İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu...

Cumhuriyeti kuran... Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı... İşte o

gezilerden birinde çekilmiş bu o an... Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk


ŞEHİTLERİMİZİN ARDINDA BIRAKTIKLARI

tarih: Friday Saat: 09:05 yer: - Link


BU ACIYA YÜREKMİ DAYANIR

tarih: Friday Saat: 08:58 yer: - Link


ŞEHİT CENAZESİNE SAYGISIZLIK

tarih: Friday Saat: 07:50 yer: - Link

Şehide büyük saygısızlık
  Hakkári’de şehit düşen Piyade Kıdemli Binbaşı Murat Özyalçın’ın bayrağa sarılı cenazesi Van’dan askeri törenle büyük bir saygıyla İstanbul’a gönderildi.
   
   
Şehide büyük saygısızlık

Ancak, İstanbul'da askeri karşılama takımı aprona alınmadığı için binbaşının naaşı alelade bir kargo gibi kamyonete konulunca, çok acı bir tablo ortaya çıktı. Ardından askerler cenazeyi teslim alarak, omuzlarda taşıyıp konvoy eşliğinde GATA'ya götürdüler.

HAKKÁRİ'nin Yüksekova İlçesi yakınlarında PKK'lı teröristler tarafından yola döşenen mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu şehit olan Piyade Kıdemli Binbaşı Murat Özyalçın'ın son yolculuğu dün 5 dakikalık bir ihmal sonucu istenmeyen görüntülere sahne oldu. Şehit Binbaşı'nın naaşı Atatürk Havalimanı'nda alelade bir kargo gibi kamyonetle taşındı.

Şehit Özyalçın için dün Hakkári Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda tören düzenlendi. 09.30'da düzenlenen törene Hakkári Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu, Yüksekova 3'üncü Taktik Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Yurdael Olcan, Hakkári Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Azmi Utkan Cinek, Emniyet Müdürü Cavit Çevik ve subaylar katıldı. Törenin ardından şehit Kıdemli Binbaşı Özyalçın'ın cenazesi, İstanbul'a gönderilmek üzere, askerlerin omuzlarında taşındığı helikopterle Van'a götürüldü. Özyalçın'ın cenazesi daha sonra ambulansla Ferit Melen Havaalanı'na götürüldü ve yine askerlerin omuzlarında THY'nin 11.20'deki tarifeli Van-İstanbul uçağı ile İstanbul'a uğurlandı.

KAMYONETTE BİR ŞEHİT

Atatürk Havalimanı'nda ise daha önce gösterilen özenin dışında bir görünüm vardı. Askeri karşılama takımı aprona giremediği için şehit binbaşının cenazesini taşıma görevi apronda çalışan işçilere kaldı. İşçiler, şehidin naaşını uçaktan aldıktan sonra kargoların ve yolcu bavullarının taşımasında kullanılan bir kamyonete taşıdılar.

İŞÇİLER AĞLADI

Özyalçın'ın özel eşyalarının bulunduğu iki bavulu ile çantası da kamyonette Türk Bayrağı'na sarılı tabutun yanına koyuldu. Apronda görev yapan işçiler bu sırada ağladı. Daha sonra kargo binasına getirilen cenaze, eşi Serap Özyalçın ve yakınlarınca karşılandı. Alanda yakınlarının yardımıyla ayakta duran Serap Özyalçın, şehit eşinin naaşını ilk kez beyaz bir kamyonetin kasasında gördü.

Ardından askeri yetkililerce teslim alınan ve ambulansa koyulan şehit binbaşının cenazesi, askeri araçlar eşliğinde oluşturulan konvoy ile GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesi'ne getirildi.


Binbaşının cenazesi, bugün İstanbul Levent Camii'nde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Sonra asker teslim aldı

ATATÜRK Havalimanı'nda yakınlarının yardımıyla ayakta duran Serap Özyalçın, kayınbiraderi Suat Özyalçın'dan destek almaya çalıştı. Ancak büyük bir acıyı yaşayan Serap Hanım, eşinin naaşını ilk kez beyaz bir kamyonetin kasasında gördü. Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu, 5 dakika da olsa valizleriyle birlikte aynı kamyonette kargo binasına gönderildi.

AYYILDIZ BAYRAĞIMIZ

tarih: Thursday Saat: 07:20 yer: - Link


BAŞIMIZ SAĞ OLSUN

tarih: Tuesday Saat: 09:42 yer: - Link

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN

MİLLETİMİZ VAR OLSUN

 

 

Nedir bu öfke?

Nedir bu kin?

Nedir bu gaflet?

 

Nedir bu…

 

Elinize bir demir parçası alıp , içine barut koyup, sizi dağlara çıkaran nedir?

 

Gencecik fidanların boyunlarını büktürmenizin sebebi nedir?

 

Vatanını savunan Mehmet ime olan bu öfke ve kininizin sebebi nedir?

 

Ardında, bir yıllık eşi ile 3 aylık bebesini bıraktırmana sebep nedir?

 

Annelerimizin; Dokuz ay karnında taşıyıp, memleketi için yıllarca dişinden tırnağından artırıp, gece gündüz demeden hasta yatağında nöbet tuttuğu, her şeyini feda edip, sadece bu millet için hayırlı bir evlat olsun diye büyüttüğü  göz ağrısı oğlu için, senin bir ucuz mermin yüzünden, bağrına taş basmasına sebep nedir?

 

Eşim,dostum,arkadaşım dediklerim eriyor teker teker. Ben ise burada hiç bir şey yapamadan oturuyorum. En kötüsü de bu zaten. Ardında bıraktıklarına destek olmaktan başka ne geliyor elimizden. Bıraksalar gideceğim hemen. Bir dakika bile durmadan. İçimde kaynar sular çalkalanıyor. Fırtınalar kopuyor, durduramıyorum. İçim kan ağlıyor.

 

Yetmedi mi be Milletim çektiklerimiz.

 

Yetmedi mi be Devletim bu hain saldırılar.

 

Yetmedi mi Vatan Uğruna verdiğimiz şehitlerimiz.

 

Daha ne bekliyorsunuz söyleyin bana. Daha kaç fidan feda etmemizi bekliyorsunuz. Beni de alın isterseniz. Feda olsun bedenim bu vatana. Yeter ki bitsin bu terör.

 

 

Şimdi herkese soruyorum;

 

Bu kardeşlerimden bir tanesi  herhangi bir vekilin oğlu ya da devlet erkanından birinin uzaktan ya da yakından bir akrabası olsaydı eğer. Ne olacaktı. Yine görmezden mi gelinecekti. Yine askerlik yan gelip yatma yerimi olacaktı. Yine Lübnan Teskeresi mi geçecekti meclisten. Cevap verin!...

 

Nedir bu suskunluk, sessizlik, görmezden gelmenizin sebebi?

 

Benim kardeşim ;

 

Doğuda güneydoğuda canını ortaya koyan, hükümette ahkam kesenlerin çocuğu değil ya ondan mı? Cevap Verin!...

 

Siz hala Seçim listeleriyle uğraşın. Hala sıralamalarınızı yapın.

 

Benim kardeşlerim Vatan uğruna Şehitlik mertebesi için sıraya girmiş. Siz orada Vekil sırasına girseniz ne yazar. Zerre kadar değeriniz yok gözümde.

 

Bütün kardeşlerime Allah dan rahmet diliyorum. Bütün hepsinin Annelerini, Eşlerini ve çocuklarını saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

 

 

Başımız Sağ olsun,

Milletimiz var olsun.


13 MAYIS PAZAR İZMİR MİTİNGİ DUYURUSU

tarih: Tuesday Saat: 08:26 yer: - Link

İZMİR'de 13 Mayıs Pazar günü cumhuriyet mitingi düzenleniyor. Alsancak Limanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na yürüyecek katılımcılar, buradaki mitingte buluşacak. Mitingte sadece Türk Bayrakları taşınacak. Anneler gününe denk gelen mitingte, kadın hareketinin coşkusunu daha da arttırması bekleniyor.
      Cumhuriyet ve laikliğe sahip çıkma mitingleri, Manisa ve Çanakkale'nin ardından 13 Mayıs Pazar günü İzmir'de sürecek. İzmir Barosu'nda dün yapılan toplantıya Atatürkçü Düşünce Derneği, Kadın Kuruluşları Birliği, İzmir Barosu, Tabipler Odası, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Cumhuriyet Okurları, Eğitimciler Derneği, Emekli Subaylar Derneği, Ege Öğretim Elemanları Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Ege Sivil Toplum Birliği, CHP, DSP, İP, GP, HYP, Devlet Tiyatroları, Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı, İzmir Devlet Opera ve Balesi Vakfı katıldı.
      İzmir Barosu avukatlarından Ferdağ Kardelen, 13 Mayıs'ta miting yapılmasının kesinleştiğini, güzergahın Alsancak Limanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na kadar olduğunu açıkladı. Tertip Komitesi'nin mitinge katılımı artırmak için Ege Bölgesi genelinde çalışacağını belirterek, “Yürüşte ve mitingte cumhuriyete sahip çıkmanın yanı sıra partilere ‘birleşin' mesajı da verilecek. Siyasi mitingler öncesi verdiğimiz bu mesajı, partilerin iyi algılamasını ve ona göre önlem almasını istiyoruz. Ellerde Türk Bayrakları dillerde 10'uncu Yıl Marşlarıyla hep birlikte yürüyeceğiz. Herkesi mitinge katılıma çağırıyoruz'' dedi.
      Ege Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurselen Toygar, bu mitinglerin kadınların eseri olduğunu dile getirerek, 13 Mayıs'ın Anneler Günü'ne denk gelmesinin kadın katılımını daha da artıracağına söyledi.


ATATÜRK SORUYOR...

tarih: Saturday Saat: 08:27 yer: - Link

-Bu villa kimin?

-KIRKOR EFENDI'NIN PASAM!

-Su Kösk?

-DIMITRI EFENDININ PASA HAZRETLERI!

-Ya su ilerideki konak?

-SALAMON EFENDI'NIN!

ATATÜRK bu kez, az ötedeki toprak damli, virane bir evin sahibini

ögrenmek için sorunca, ADANALI gazi cevap verdi:

-RECEP ÇAVUS'UN PASAM!

ATATÜRK bu duruma biraz üzülmüs, biraz da sinirlenmis idi.

Yanindakilere emir verdi:

-ÇAGIRIN SU RECEP ÇAVUS'U!

RECEP ÇAVUS gelince bir asker selamindan sonra, "EMREDIN PASAM" demisti.

Ata, bu kez Recep Çavus'a sormaya basladi:

-Bu villa KIRKOR Efendinin, bu kösk DIMITRI Efendinin, su konak SALAMON

Efendinin, o virane de senin!

Bu ERMENILER, RUMLAR, YAHUDILER SU BINALARI DIKERKEN SEN NEREDEYDIN?

Recep Çavus yillarca savas meydanlarinda kosturmanin verdigi gönül

yorgunluguyla cevap verdi:

-SIZINLE BERABERDIM PASAM! TRABLUSGARP'TA, ÇANAKKALE'DE, SAKARYA'DA!..

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, bu cevap karsisinda gözyaslarini yanaklarina
degil, yüreginin derinliklerine akitir! RECEP ÇAVUS HAKLIDIR.
Trablusgarp'ta, Çanakkale'de, Sakarya'da TÜRK'ÜN istiklalini korumak
için savasirken Adana'da toprak damli bir kulübe yapmayi ancak
becerebilmistir.

RECEP ÇAVUS, TÜRK'ÜN YALNIZ ISTIKLALINI DEGIL; NAMUS VE SEREFINI DE
KORUMUSTUR.

MEMLEKETIN BÜTÜN ZENGINLIKLERINE SAHIP OLAN AZINLIKLARDA PARA VE
MÜLKLERININ ÜSTÜNE YENILERINI YIGMAKLA MESGUL OLMUSLARDIR.


Son günlerde yine böyle bir durum gündeme gelmek üzeredir.
Güneydogu Anadolu bölgesinin ISRAIL'lilerce parsellenmeye baslandigi ve
TAPU topladiklari bilinmektedir.
AGRI bölgesinde ERMENILER, DIDIM, ALANYA, EFES ve TÜRKIYE'NIN çesitli
bölgelerinde de INGILIZLER, FRANSIZLAR, RUMLAR ve bunlara bagli VAKIFLAR

yer yurt edinmeye TAPU sahibi olmaya baslamislardir.

Ülke ekonomisinin en büyük 500 sirketinin % 70 hisselerinin ortaklarini
da azinliklar veya yabanci ülkelerin sermaye sahipleri olusturmaktadir.
Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde hangi büyük holdingin hangi
yabanciya, hangi büyük çiftligin hangi yabanciya ait oldugunu simdilik
bilemiyoruz.
Ama üç-bes yil sonra yabanci markali holding ve çiftliklerin sahipleri
kendilerini gizleme geregi duymayacaklardir!..

TÜRK KÖYLÜSÜ, ÜRETTIGININ KARSILIGINI ALAMAZ HALE GELECEK.
TÜRK ESNAFI, ALISVERIS YAPAMAZ DURUMA DÜSECEK.

TÜRK SANAYICISI VE GIRISIMCILERI DE YOK PAHASINA YABANCIYA SATILAN MILLI KURUMLARIMIZA KARSIDAN BAKMAK ZORUNDA KALACAKTIR.
VE TÜRK ÇOCUKLARI DA YINE RECEP ÇAVUS GIBI SINIR BOYLARINDA AYRILIKÇI TERÖR MILITANLARINA KARSI VATAN SAVUNMASI YAPMAK ZORUNDA KALACAKTIR.

Milli Karekterini kaybeden bazi SERMAYE GRUPLARIDA YABANCI SERMAYE ile
sarmas dolas olmanin yollarina bakacaklardir.
velhasil; Her türlü eza ve cefayi çeken istiklal savasinda da ANADOLU
insani olmustur. Simdide öyle olacaktir.

Paranin ve sermayenin sahipleri uluslararasi sermayeyle isbirligi
yaparken, Vatan savunmasini ve Milli unsurlarina sahip çikmak için yine
çagimizin RECEP ÇAVUSLARINA ihtiyaç vardir.
Ve RECEP ÇAVUSLAR HAZIR KITA TÜRK ULUSUNUN EMRINE AMADEDIR!..

 
Atatürk Aleyhine Işlenen Suçlar

Madde 1.

Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye

bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.

Madde 2.

Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde

yahut basın vasıtasıyla işlenirse, hükmolunacak ceza yarı nispetinde arttırılır.
Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar, zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa,
verilecek ceza bir misli arttırılır.

Madde 3.

Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet Savcılıklarınca resen takibat yapılır.

Madde 4.

Bu kanunüyayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 5.
Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür.



 
www.ataturk.de.be
www.benimblog.com/ata
atagrup@googlegroups.com

Ç.KALENİN GERÇEK KAHRAMANLARI

tarih: Sunday Saat: 02:37 yer: - Link

 


Webmasterim.Com Toplist Toplist SiteniEkle.NET - PaylasimTurkey.Com Sahra Hosting Image Hosted by ImageShack.us Bloglar Alemi


Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla

<%EntryTitle%>

Saat: <%EntryDate%> tarih: <%EntryTime%> yazar: <%EntryAuthor%> - Link

<%Entry%>