Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi, her gecesi çok değerli ancak içerisinde ayrıca bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesini barındıran, Kur'an-ı Kerim'in indirilmiş olduğu, kendisine mahsus ibadetleri olan ve maneviyatın diğer zamanlara göre daha fazla yoğunlaştığı, katılaşmış gönüllerin biraz daha yumuşadığı Ramazan ayını, oruçlarla, Kur'an-ı Kerim mukabeleleriyle, teravih namazları ve fitre-zekatlarla geride bırakarak; sevinç, huzur, sevgi, saygı, şefkat ve merhamet duygularının alabildiğince yükseldiği Yüce Rabbimizin ihsan ve ikrâmı olan Ramazan Bayramına kavuşmuş olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Bayram; Yüce Rabbimizin rahmet ve mağfiretini kazanabilmek için istek ve gayretlerin azami seviyede olduğu, nefislerin dizginlendiği, irade ve imanların kuvvet kazandığı, Peygamber Efendimizin ifadesiyle İslamın beş temel esasından biri olan oruç ayı Ramazanı ihya edebilmiş olma ümidinin sevince dönüşmüş halidir.
Bayram; gelip geçen, sıradan geçirdiğimiz günlerden farklı olarak, insanların birbirleriyle tebrikleşip kucaklaştığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel şekilde sergilendiği, toplumun tüm kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir.
Bayram; varlık sebebimiz anne-babamız başta olmak üzere, aile büyüklerinin ellerini öperek hayır dualarını almak, diğer yakınlarımızı, komşularımızı, dostlarımızı, evinde ya da hastane yatağında, gözü kapıda yolumuzu gözleyenleri de hatırlayarak bu sevince onları da ortak edebilme gayretidir.
Bayram; senlik-benlik duygularının terk edilerek, dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin yerine saygı, sevgi, hoşgörü, dostluk ve kardeşliği hâkim kılmanın gereğini, yetimlere, kimsesizlere, fakir ve muhtaçlara yardım elini uzatarak onların da yüzünü güldürebilmenin önemini idrak edebilmektir.
Bayram; bizler sevinç ve neşe içerisinde iken, yeryüzündeki sosyal ve ekonomik dengesizlikler, menfaat çatışmalarından dolayı, bir dilim ekmeğe, bir yudum sıcak yemeğe muhtaç, sevinç ve mutluluğa hasret, gözyaşı, şiddet, kan, savaş ve yoksulluğun gölgesinde yine de bayram sabahını umutla bekleyen din kardeşlerimizi de unutmamak, en azından dualarımızla onların yanında olabilmektir.
Ramazan ayında çoşan gönüllerimizle, ibadetlere alışan bedenlerimizle, aynı heves ve heyecanla devam ederek, oruç, teravih, mukabele ve sadakalarla, gündüz ve gece elde ettiğimiz bütün iyilik ve sevapları eksiltmeden daha da arttırarak Ramazan ayından sonra da kulluk görevlerimizi en güzel şekilde yerine getirebilme temennisiyle, bayramınızı tebrik ediyor, İslam Âlemi ve tüm insanlığa barış, huzur ve esenlikler getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Herkesin yürekleri sevinç dolsun, umutlarınız gerçek olsun, acılarınız unutulsun, dualarınız kabul olsun. Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun