MySpace Layouts

MySpace Layouts

myspace layout

myspace layout

karışık çorba
3/9/2006 - İNSANLAR
Bulundugu yer: hayat

Şöyle çevremizi biraz gözlemlersek insanlarımızın birbiri ile kavga veya söz dalaşı yapmasının bir an meselesi olduğunu tahammül diye birşey kalmadığını saygının bitmeye yüz tuttuğunu rahatlıkla görebiliriz.Saygısızlık ve kavgayı meslek edinmiş insanlarla dolu çevremiz adeta.Vatandaş bankada sıramızı alır hakkımızı aramaya korkarız.Yerlere tükürür uyarırsın yüzüne mi tükürseydim der.Trafikte hata yapar şöyle bir gözlemler dişine göre biri ise çıkar kavga etmeye.Halısını hiç düşünmeden alt kata silkeler uyarırsın inadına hergün yapar ne yapacağını şaşırırsın.Uyarı levhası görür yeşili koru diye sanki kastı varmış gibi gider beslediği hayvanı dibine pisletir.Nereye gidiyoruz.Bastığımız yerimi gideceğimiz yerimi bilmiyoruz.Ne olacağımızı sanıyoruz.Bizi diğer canlılardan ayıran en önemli şeyi aklımızı niçin kendi başımıza iş açmak kullanıyoruz.Niçin saygısızlık birilerinin hakkıymış gibi davranılıyor.Sakin ,duyarlı ,sevgi ve saygı içerisinde canlıları severek yaşamak varken bu karmaşa niye.Büyüğümüzü küçüğümüzü bilemez olduk.Otobüslerde gençler yaşlılara yer vermiyor eskisi gibi yollarda birbirini dövecekmiş gibi yürüyen insanlar,kadın erkek dinlemeyip bağıra çağıra küfür edenler var.Toplum olma bilincini yitiriyoruz.Bencil ruhlar sarmış her yanımızı.Bu ben yaparım kim ne derse desin istersen şikayet et zihniyeti sardıkça her yanımızı daha bugünlerimizi de ararız gibi geliyor.Yada sayıca azlar da hep bir ağızdan konuştukları için onları işitiyor onları görüyoruz.İnandığım birşey varsa son zamanlarda başroldeler.Edepsizliklerine bahane hazır ya git bu sıcakta senle mi uğraşayım, düşmüşüm kendi derdime... Sözümden alınanlar alındı bile.

Sevgiler saygıyı bilenlere , sevgiyi sevenlere 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


3/9/2006 - MUTLULUK

Bir bilgeye öğrencisi mutluluk nedir diye sormuş.Bilge ona içinde zeytinyağı olan bir çorba kaşığı uzatmış ve sapını ağzı  ile tutmasını söylemiş.Şimdi git evimi dolaş çok güzel şeyler göreceksin demiş.Öğrenci bütün evi gezmiş ve geri dönmüş .Ev gerçektende çok güzelmiş.Bilge sormuş gezdinmi diye.Öğrenci evet demiş gözlerim kamaştı .Bilge peki kaşıktaki yağ nerede demiş.Öğrenci efendi ev o kadar güzeldi ki yağı döküvermişim dediğinde bilge:

Al şimdi tekrar dene demiş. Öğrenci tekrar gelmiş fakat bu sefer zorlansada yağı dökmemiş.Bilge:

İşte çocuğum mutluluk tabii ki tüm güzellikleri tatmak yaşamaktır fakat kaşıktaki bir damla zeytinyağını dökmeden sorumluluklarını unutur güzelliklere kapılırsan sonunda tıpkı üzerinde oluşan yağ lekesi gibi

hayatında temizlenmesi zor lekeler oluşturursun demiş.


Tarih: 06:52, 23/8/2006
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


3/9/2006 - KOZMETİK

bayan arkadaşlarım sizlerle kozmetik hakkında bildiklerimi paylaşmak istiyorum.Bu yazımda sizlere iyi bir banyonun sırlarını anlatacağım.Öncelikle hergün düzenli banyo almalıyız.Sabah banyoları canlandırıcı olmalı 25 ila 30 derece sıcaklıkta olmalıdır.Akşamları ise  banyo rahatlatıcı su 30   39  derece  süresi 20 dakikayı geçmemelidir.

Sabah suya kekik,yağ. maden tuzu,süttozu

Akşam maden tuzu kokulu madde ,papatya, lavanta katılabilir.Bitkiler kese veya tülbent içinde konur.

 

Her cilt tipi ayrı bir banyo gerktirir.

Yağlı cildi olanlar suya bikarbonat atabilirler.Bu cilde zarar vermeden yağ salgılanmasını azaltır.

 

Kuru ciltler ise yağda su olan köpükler losyonlar kullanabilirler.Zeytinyağı kullanabilirler.

Küvete bir çay fincanı süttozu yada yarım kilo yulaf ezmesi katılır.Cilt beslenir.20 dk sonra durulanır.

 

Çok kuru ciltler sert sabunlardan kaçınmalıdır.Cilde nemlendirici ve besleyici ürün gerekir.

 

En çok gözardı edilen bölgeler dizler ve dirseklerdir.Sırt ise herzaman tam temizlenmediği için komedonlar (siyah nokta)oluşur.

 

Soğuk zamanlarda friksiyon(ovma)faydalı olur bu kan dolaşımını hızlandırır,cildi gençleştirir ve kasları güçlendirir.Cilde uygun krem kullanmalısınız aşağıdan yukarı yani bilekten kalçalara kollarda bilekten tüm kola .Banyodan sonra gözenekler genişler sıkıştırıcı krem kullanmalısınız.

 

ŞŞ BŞimdi size birkaç öneri:

 

HAREKETE GEÇİREN BANYO:

 

Mutfak tuzu (500gr)soğuk suya dökün 10 dk yeterlidir.Suda sürekli hareket gerekir solunum ve kan dolaşımına faydalıdır.Bildiğimiz gibi deri solunum yapan bir organdır.

 

GENÇLEŞTİREN BANYO:

 

Yarım kilo patates nişastasıkullanılır.20 dk sürer.Sürekli sıcak su ilave edilir ve ısı sabit tutulur.

 

YUMUŞATICI BANYO:

 

Tencerede yarım kilo kepek tülbentte kaynadıktan sonra tülbenti iyice sıkın . kepeğe 100 gr nişasta katılabilir.Sonra suyu banyoya ilave adin.

 

SAKİNLEŞTİREN BANYO:

İki lt suya 100 gr ıhlamur ve papatya kaynatılır.Suya katılır.Süresi 15 dk dır.

 

Tabii duş daha pratik geliyor bizlere .Eğer sinirler fırlamışsa soğuk ,yazın sıcak su daha iyidir. Ayrıca jimnastik hareketleri yapılabilir.Dizler bükülebilir , öne geriye eğilebiliriz.

 

Evet arkadaşlar umarım size bir nebze olsun faydam olmuştur.Ben Fono Kozmetik Bilimi öğrencisiyim ve kitaplarımdan faydalanıyorum tabii.Bilgilerin hepsi uzmanlar tarafından özenle hazırlanmış bilgilerdir kuşkunuz olmasın.

 

Hepinize sevgiler


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


3/9/2006 - kitaplar
Bulundugu yer: kitaplar

yazımda

Robin Sharma hakkında bir iki söz söylemek isterim.Günümüzün getirdiği zorluklar beraberinde sorun ve mutsuzlukları da getirmekte .Bazı hırsları uğruna insanlar gerçek yaşamdan uzaklaşmakta sorumluluklarını gözardı etmekte ve mutsuzluğun pençesinde kıvranmakta.İnsanların bu yarasını sarmak üzere birçok kitap yayınlanmakta mutluluk üzerine .Robin Sharma bir kişisel gelişim uzmanı.Ben kitaplarını okumadan önce o sade dille yazılmış ince kitaplardan böylesine bir verim alabileceğimi düşünmemiştim.Yazılanlar aslında basit ve hepimizin teorik olarak bildiği şeyler kendisininde söylediği gibi basit tüm gerçekler gibi.Fakat öyle gerçek örnekler vermiş ki herkes kendisinden bir parça bulabilir.Osade sözcükler insanın ruhuna hitap ediyor ve anında hayatınzda yapmanız gereken değişiklikleri farkedebiliyorsunuz.Ben 4 tanesini okudum çok etkilendim okumayanlarada tavsiye etmek istedim.Öyle içimden geldi işte.

 

sevgiler


Tarih: 12:47, 24/8/2006 Kategori: kitaplar
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


3/9/2006 - kitaplar
Bulundugu yer: kitaplar

yazımda

Robin Sharma hakkında bir iki söz söylemek isterim.Günümüzün getirdiği zorluklar beraberinde sorun ve mutsuzlukları da getirmekte .Bazı hırsları uğruna insanlar gerçek yaşamdan uzaklaşmakta sorumluluklarını gözardı etmekte ve mutsuzluğun pençesinde kıvranmakta.İnsanların bu yarasını sarmak üzere birçok kitap yayınlanmakta mutluluk üzerine .Robin Sharma bir kişisel gelişim uzmanı.Ben kitaplarını okumadan önce o sade dille yazılmış ince kitaplardan böylesine bir verim alabileceğimi düşünmemiştim.Yazılanlar aslında basit ve hepimizin teorik olarak bildiği şeyler kendisininde söylediği gibi basit tüm gerçekler gibi.Fakat öyle gerçek örnekler vermiş ki herkes kendisinden bir parça bulabilir.Osade sözcükler insanın ruhuna hitap ediyor ve anında hayatınzda yapmanız gereken değişiklikleri farkedebiliyorsunuz.Ben 4 tanesini okudum çok etkilendim okumayanlarada tavsiye etmek istedim.Öyle içimden geldi işte.

 

sevgiler


Tarih: 12:47, 24/8/2006 Kategori: kitaplar
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - İNGİLİZCE ÖĞRENİYORUZ
Bulundugu yer: dersler

İNGİLİZCE

 

konu: this-that

 

this           bu

that           şu

it               o           demektir.Şimdi en basit cümle kalıplarından biri olan

bu bir kalemdir,şu bir kedidir ,o bir masadır vb gibi yapılarda -this-that ve it

nasıl kullanılır göreceğiz.

 

örnek cümleler

 

this                    bu  

is                       -dır-dir

a book                bir kitap

this is                 bu.........dır-dir

this is a book     bu bir kitaptır.

 

that                      şu

is                         dır,dir

that is                  şu ...........dır,dir

a pencil               bir kalem

that is a pencil      şu bir kalemdir.

 

it                                    o 

is                                   dır,dir

it is                                o.........dır,dir

a cat                               bir kedi

it is a cat                        o bir kedidir.

 

Türkçe'de dır-dir gibi ekler ismin sonuna eklenir ve isimle ses uyumu sağlamak için tır-tir-dur-dür gibi hallere girerler.Ancak İngilizce'de bu durum söz konusu değildir.Bu ekleri sadece -is- kullanarak elde ederiz ve ismin sonuna değil önüne ekleriz.Ve öznenin hemen yanında kullanılırlar.Bu yerleşik bir kuraldır.Yerlerini değiştirecek olursak farklı anlamlar veya anlamsız cümleler elde edebiliriz.

 

örneğin biz -is- ekini alır -this-kelimesinden önce yazacak olursak aynı yapının soru halini elde ederiz.

 

is this a book?                  bu bir kitapmıdır?

yes,it is .

 

is this a table?                bu bir masamıdır?

yes,it is.         

 

Sorulan soruya cevap verirken -evet o  bir masadır - diye tekrar etmeye gerek yoktur.Kısaca yes,it is           dememiz yeterlidir.

 

yani:

 

is it    a ship ? sorusuna ;

yes,it is a ship .  şeklinde değil

yes,it is

dememiz yeterlidir.

 

Diyelim ki -hayır değildir şeklinde cevap vermek istiyoruz.İşte tüm dilbigisinde karşımıza bir-NOT-sözcüğü çıkacak ki bu sözcük hemen hemen tüm olumsuz kalıplarda yardımcı fiillerin yanında yer alarak cümleyi olumlu halden olumsuz hale geçirecektir.Eğer yardımcı fiilleri iyi kavrarsanız soru ve olumsuz formlarında hiç zorlanmazsınız.Peki bu yardımcı fiiller ne işe yararlar?Zamanları oluşturmamıza tabii.Nası biz Türkçe'de her zaman için ayrı bir ek kullanırız İngilizce'dede durum aynıdır.Yalnız bu eklerin yerleri farklıdır dediğim gibi öznenin yani eylemi gerçekleştiren kelimenin yanında yer alırlar.Bu kuralı konularımız ilerledikçe ve zamanları gördükçe daha iyi pekiştireceksiniz.Ve yine deiğim gibi ne kadar kolay olduğunu da göreceksiniz.Öğrenciler için sadece zaman başlığına bakarak yardımcı fiilleri nasıl hatırlayacaklarının püf noktalarınıda sırası geldikçe vereceğim.Şimdi konumuza dönelim ve -not-un nasıl kullanıldığına bakalım.

 

is this a carpet?                  bu bir halımıdır?

no,it is not .                        hayır değildir.

 

is this an apple ?               bu bir elmamıdır?

no, it is not.                       hayır değildir.

 

is not       dahada kısaltılabilir ve ISN'T   ŞEKLİNDE YAZILABİLİR.YANİ

 

No,it isn't.

 

Şimdi örnekleri çoğaltalım:

 

is this a door?             bu bir kapımıdr?

no,it is not  veya isn't

 

is it   a house?

yes ,it is.

 

is it a train?

no,it isn't.It is a ship.

 

Alıştırmalar.

 

is............. a table?

yes,........ is.

 

this............ an orange.

 

..... this.... carpet?

no,.... is.....  . It.....  ....  table.

 

Is this  a ball?

No,....  ....  .....

this.... .....  a basket.

 

ball       top

basket   sepet

train         tren

ship        gemi

table masa  

door   kapı

apple  elma

window   pencere

house     ev

 

sizde bu kelimelerle  olumlu ,olumsuz ve soru cümleleri oluşturunuz.

 

Bir kaç günlük konuşma:

 

hello      merhaba

hi           merhaba

Goodbye    hoşçakal

bye             hoşçakal

Good moning      günaydın

nice to meet you   tanıştığımıza memnun oldum

I'm Ayşe             ben Ayşe

What is your name?

My name is Ayşe.

 

Bernard Saw 'ın ünlü bir sözü var: İnsanlar hep çevrelerine bakar ve neden diye sorarlar.Bense hep şunu sorarım kendi kendime.NEDEN OLMASIN!!!

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - DENİZ YILDIZI

Adamın biri hergün denizz kenarına gider karaya vuran deniz yıldızlarını yaşama geri döndürmek için suya geri atarmış.Bir gün bir arkadaşı ne yapıyorsun sen baksana şunlara bir değil iki değil senmi kurtaracaksın bunları binlerce var demiş.Adam o anda yere eğilmiş ve yerden bir deniz yıldızı daha alıp suya fırlatmış.''Bak gördün mü? Ama o kurtuldu''demiş.

 


Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - AVCI

Kutuplarda kutup ayılarının nasıl avlandığını bir kitapta okudum.Ayı avcıları buzların arasına keskin bir balta yerleştirir ,keskin tarafın üzerine biraz kan sürerlermiş.Anlamayan ayı gelip yaladığında dili kesilir ancak kanın tadından acısını anlamaz ve kendi kanını tüketmeye başlarmış.Damarlarında kan kalmayıncaya dek...

Sonra ölür ve avcı gelir derisini yüzermiş.Eğer vururlarsa post delineceğinden değeri azalırmış.

 

Ya ağızlarına bir parmak bal çalınıp avlananlara ne diyeceğiz?


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - hayat

Kimse yaptığı kötülüklerden kendisini sorumlu tutmayacaktı.Caniler geçmişte anneleri tarafından az sevildikleri içinyaptıklarından sorumlu tutulmayacaktı .Zenginliği elde edebilmek için kendinden güçsüzleri hınçla ezip geçenler,çocukluklarında mağduriyet yaşadıkları için böyle davrandıklarını söyleyip bağışlanacaklardı.

 

İsyankarlıkları ,ancak düzenin bir parçası olduğunda hoş görülecekti.Kimsenin üzerinde kalmayacaktı kötülük.Şeytann dünyayı terkedip gidecekti.Ya afişlerde kalacaktı adı,yada şehrin en kalabalık,ama insanlarınkendisini en yalnız hissettiği meydanlarda sevimli bir palyaço gibi gezdirilecekti.Ölüm bizden hep uzakta,ölüm sadece çamurlu ve yoksul sokaklarayakışan iğrenç bir durum olarak hissedilecekti.Annemizin sütünden sonra en helel şey olan ölüm ,sadece başkalarının başına gelen kötü bir skandal sayılacaktı.

 

İyilik kötülüğe eşdeğer olacaktı ,hayat ölüme...İnsanlar vatanını çok sevdiklerini söyleseler de onu her geçen gün daha az tanıyacaklardı.Tıpkı kendilerini daha çok sevdiklerini sandıkça kendilerinden nassıl biraz daha uzaklaşıyorlarsa ,öyle yanlış,öyle eksik seveceklerdi vatanlarını.

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - FELSEFE İLE...
Bulundugu yer: felsefe

Akhlleus ve Kaplumbağa"

 

Parmenides'in öğrencileri arasında Zenon adında akıllı bir genç vardı.Bu Zenon ,insanların kafalarını hep uğraştırmış paradokslar üretmkte ustaydı.

 

Akhilleus ile kaplumbağanın öyküsü bunlardan biridir.Akhilleus ile kapllumbağabir gün yarışa tutuşmaya karar verirler.Akhilleus kaplumbağadan iki kat hızlı koşabileceği için ,ona avans verir.Şimdi Zenon diyor ki Akhilleus kaplumbağanın başlama noktasına vardığında kaplumbağa önde başladığı mesafenin yarısı kadar ilerlemiş olacaktır.Ve bu böyle sonsuza kadar sürer gider.Aralarındaki mesafeyi kapattığı her noktada kaplumbağa daima mesafenin yarısını alacağı için ,Akhilleus kaplumbağauı asla yakalayamaz.Dolayısıyla hiçbir zaman yetişemez...

 

Bunun bir saçmalık olduğunu düşünebiliriz tabii.Akhilleus'un yetişebileceğini bizim gibi Zenon'da biliyordu.Ancak bu öykünün amacı ,yanlış sonuca götüren kusursuz bir akıl yürütmenin varlığıdır.

 

Bu mümkünse bütün akıl yürütme çabalarını bir keşmekeş bekliyor demektir.Bu mantıkta bir hata olmalıydı ama bunu kimse tam anlamıyla kanıtlamayı başaramadı.

 

20.yy'ın tanınmış filozofu Gilbert Ryle bu hikaye için şunu yazdı.''Felsefi bir bilmecenin paradigması olarak nitelenmeyi pek çok açıdan hak etmektedir.''


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2/9/2006 - ÖNERİLER

           Düzenli ödev yapma ve ders çalışma alışkanlığı nasıl kazandırılır?

 

Ev ödevi ,hangi yetenek düzeyinde olursa olsun ,öğrencinin başarısını arttırır,sorumluluk ve öz disiplini öğretir,çocukların işlemiş oldukları dersleri ,okul dışında tekrar ederek yada konularla ilgili egzersiz yaparak düşünme becerilerini geliştirmeye ihtiyaçları vardır.Ancak ev ödevi çocuğun kapasitesine uygun olmalıdır.Ödev konusunda çocuklarınıza nasıl yardımcı olacaksınız?

 

Öncelikle ödevlerini yapabileceği fiziki mekanı hazırlayın.

Hergün düzenli ödev saati oluşturmasını sağlayın.

 

Okuldan eve geldiğinde bir saat dinlenmeye zaman ayırın bunun on dakikasını birlikte sohbet ederek gaçirin.

 

Zamanında tamamlanan ödevin ardından birlikte  yapmaktan hoşlandığınız bir faaliyeti gerçekleştirin.

 

Sorularını cevaplayın ancak ödevini masaya oturup baştan sona yapmayın.

 

Çocuğun ev ödevini değerlendirmek sizin göreviniz değildir.Sadece hata gördüğünüzde uyarıın ,fakat mücadeleye girmeyin.Okula ödevi düzeltilmemiş haliyle götürmesine izin verin .Öğretmen çocuğun nerede sorun yaşadığını bilmek ister.

 

Belirli bir saate kadar ödevin bitirilmesi konusunda çocuğunuzla görüş birliğine varın.İstisnalar dışında çocuğun zaman sınırlamasına sadık kalması konusunda uyarın.

 

Ders çalışması ve ödev yapması konusunda ona baskı yapmayın.Önemli olan çocuğun ders çalışırken keyif alabilmesi ,desteğiniz ve teşvikinizle yapabileceğinin en iyisini ortaya koyabilmektir.Çocuğunuza yapacağınız en iyi yardım onu okul faaliyetlerinde destekleyen ve onunla ilgilenen bir veli olmanızdır.

 

Sonuç olarak siz anne ve babalar çocuğunuzun okul yaşamında olumlu yönde katkı sağlayabilirsiniz.,geçekçi beklentiler içinde olun.Çocuğun çabalarını destekleyin,öğretmenleriyle ilişki kurun.

 

SAYGILAR


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/9/2006 - öneriler

        hİngilizce derslerinden faydalanmak isteyenler için birkaç öneri :

 

Öncelikle derslere düzenli zaman ayırmalısınız.Dil öğrenirken en önemli noktalardan biri kelime ezberlemektir.Vereceğim kelimeleri mümkünse keseceğiniz kartonlara yazınız.Bir yüzüne kelimeyi diğer yüzüne anlamını ve bakmadan söylemeye çalışınız.Cümleleri yüksek sesle tekrar ediniz bir konuyu kavramadan diğerine geçmeyiniz.Vereceğim alıştırmaları muhakkak yapınız.Mümkünse kaset edininiz ve dinleyiniz.Tamamı resimli okunuş kurallarını ihtiva eden bir sözlük edininiz.En önemlisi yılmayınız biraz sabırdan sonra ne kadar zevkli ve kolay olduğunu göreceksiniz.

 

saygılar


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/9/2006 - BAB-BA
Bulundugu yer: kitaplar

fdffg gfBab-ba!

Babamın oğluydum önce...

      ''Bab-ba'' diye heceledim adını ilkin...Ona doğru yürüdüm,ürkek ,cılız adımlarla...Kocaman avcuna verip avcumu ,cesaretle karşıdan karşıya geçtim.''Baba bana top al'' yazdım okul fişleriyle;ilk yazımdı.''Benim babam seninkini döver''diye böbürlendim dayak yiyince...''Babam ne çok şey biliyor''diye şaştım dinledikçe....Öğütleri ondan aldım,ödevleri onunla yaptım,ilk içkiyi onsuz tattım gizlice...Üzüldüm bayramda işe gidince...Sonra...''Bu kızı çok seviyorum baba,evlenmeyi düşünüyorum ne dersin baba*Bir oğlumuz olacak baba...Niye ağlıyorsun baba?

 

Oğlumun babası oldum sonra...

Bende bab-baydım artık.Ocılız adımlarbana koştu,top almak bana düştü.Yarın okuldan örselenip geldiğinde pazularımı göstereceğim güvensin diyeYeniden açacağım ansiklopedileri,baştan öğreneceğim,gök niye maviymiş,gemi nasıl yüzermiş,Kenya nereye düşermiş...Babayım herşeyi bilmek zorundayım.Gizliden gizliye inceleyeceğim,neler okuyor,hangi sitelerde geziyor,kimlere gönül koyuyor?O kızı seviyormu gerçekten?Kız onu hak ediyormu*Belalardan nasıl korumalı?Düğünde gözyaşları nasıl tutmalı?

 

Babamın babası oldum bu arada....

     Cılızlaştı,yıllar önce bab-ba diye cılız adımlarlakendisine koştuğum adamın adımları...Şimdi karşıdan karşıya geçerken küçülmüş avcunu büyüye avucuma alıyorum;karşılıksız verdiği bir borcu geri ödeyebilmenin hazzını yaşıyorum.Şaşıyor bazen konuştuğuma yazdığıma:'Oğlum ne çok şey biliyor diye...Üzülüyor bayramlarda ziyarete gitmeyince...Ve kızıyorum ben ,ilacını içmeyip gizlice içki ,sigara içince..''Daha çok yemelisin baba ne olur birbirinizi üzmeyin baba ,sağlığına dikkat etmelisin baba,biliyorum bende özledim baba,kendine dikkat et baba.....

 

Bende oğlumun oğlu olacağım gün gelince...Küçülecek avcum onun büyüyen avcunda..Zor yürüyeceğim cılız adımlarla ona doğru.Daraldığımda stres topu alacak,bunaldığımda yanı başımda olacak.Onu dinlerken şaşacağım bunca şeyi nasıl bilebildiğine.Uğramıyorsun diyerek yakınacağım.Doktor diyecek kaçacağım...Ondan gizli saklı içeceğim.Gün gelecek silinecek hafızam onu bile hatırlamayacağım...Çocuklaşıp bab-ba diye heceleyeceğim belki...İhtimal başucumda oğlumun oğlu olacak...

 

CAN DÜNDAR        KIRMIZI BİSİKLET KİTABINDAN

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/9/2006 - İNGİLİZCE BAŞLIYORUZ KONU -A-AN- ZAMİRLER-SAYILAR -RENKLER
Bulundugu yer: dersler
çjkllll

   

 

         Arkadaşlar İngilizce derslerimize başlıyoruz

 

İlk konumuz İngilizce'de -bir- anlamına gelen -a ve -an .

A ve AN -bir anlamına gelir ve isimlerle birlikte kullanılır.İngilizce'de -bir kalem.bir kitap,bir kedi,bir masa,bir kuş vb yapıları oluştururken kullanılırlar.Eğer kelime bir sessiz harfle başlıyorsa-a-,kelime bir sesli harfle başlıyorsa -an- kullanılır.Bu kural söylenişi kolaylaştırır.

 

Örnekler .

 

pencil         kalem               a pencil           bir kalem

table           masa               a table             bir masa

door            kapı                a door              bir kapı 

orange       portakal           an orange        bir portakal

apple          elma               an apple          bir elma

umbrella    şemsiye           an umbrella     bir şemsiye

 

okunuşları   

a           e

an         en

pencil    pensıl

table      teybıl

door       do:

orange   orınç

apple     epıl

umbrella  am'brelı

 

I           ay                 ben

you      yu:                sen

he        hi                   o              erkek için

she      şi                    o              bayan için

it          it                    o              cansız ve hayvanlar için

we       wi                   biz 

you     yu:                  siz 

they    dey                 onlar

 

My               benim

your             senin

his                onun

her               onun

its                 onun

our                bizim

your              sizin

their              onların

 

 

Sayılar

 

one                bir

two                iki

three             üç

four               dört

five                 beş

six                  altı

seven             yedi

eight               sekiz

nine               dokuz

ten                  on

 

Renkler

 

yellow            sarı  

red                kırmızı

pink               pembe

blue               mavi 

green             yeşil 

 

 

Kendinize temel düzeyde tamamı resimli ve okunuş kuralları içeren bir sözlük edininiz .

 

Soru ve yorumlarınızı bekliyorum

 

SAYGILAR

 

 

 

 

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/9/2006 - ÇOKLU ZEKA TEORİSİ
Bulundugu yer: hayat

ökjÇocuklarımız geleceğimiz ve herbiri ayrı bir değer onların bazı davranış özellikleri biz anne babaları onları ne yönde destekleyeceğimiz hakkında ipuçları veriyor.Elimizde güçlü bir potansiyel var ve doğru yaklaşımlarla her çocuk olması gereken yerde olacaktır.Zekanın tek tip olduğu teorisi yıkılıyor.Gardner'a göre 7 tip zeka doğuştan her çocukta değişik düzeylerde bulunuyor ve küçük yaşlardan başlayarak yaşam boyu tüm zeka tipleri geliştirilebiliyor.''Çok yönlü zeka teorisi ''ile sadece dil ve matematik zekasını gözönünde bulunduran okullardaki klasik eğitim sistemi,buna dayalı klasik zeka testi ve zekanın eski tanımı tarihe karışıyor.

Gardner 7 tip zekayı ,dilsel,matematik,harekete dayalı,müzik,sosyal ve kişinin kendine dönük zekası olarak ayırıyor.

Şimdi Harvard Üniversitesi profesörlerinden Howard Gardner'in 7 tip zekasının karakteristik özelliklerini kısaca anlatmaya çalışalım.

 

DİLSEL ZEKA

Bu tip çocukların kelime hazineleri çok geniştir.Masal,hikaye yada fıkra anlatmaktan zevk alırlar.Okumayı.kelime oyunlarını ve bulmaca çözmeyi çok severler.Küçük çocuklar kendilerine kitap okunmasından yada hikaye anlatılmasından hoşlanırlar.Kafiyeli kelimeleri bulup bunları kullanmaktan ve tekerlemeleri hızla söylemekten hoşlanırlar.

 

GÖRSEL ZEKA

Bu tip çocuklar yaşıtlarından daha çok hayal kurarlar.Yap-boz , labirent gibi görsel faaliyetlerden hoşlanırlar.Yaşıtlarına kıyasla çizimleri ve resimleri çok güzeldir.Film, slayt gibi görsel gösterileri çok severler.

 

MANTIKSAL MATEMATİK ZEKASI

Herşeyin nasıl çalıştığını merak eder ve sorarlar.Matematik en sevdikleri derstir.Matematikle ilgili oyunlar oynamak onlara zevkli gelir.

Dama,satranç gibi düşündüren oyunları severler.Mantığa dayalı yap- boz yada matematik yetenek soruları çözmek hoşlarına gider.

 

HAREKETE DAYALI(BEDENSEL)ZEKA

Bu tip çocuklar çok hareketlidirler.Koşmayı zıplamayı ,güreşmeyi severler.Mimik ve hareketleri çok iyi taklit ederler.Eşyaları ayırıp birleştirmeyi çok severler.Tahta oyma,örgü.dikiş gibi el becerileri isteyen işlerde beceriklidirler.

 

MÜZİK ZEKASI

Pek çoğunun sesi güzeldir yada güzel şarkı söylerler.Müzik aleti çalmak isterler.Müzik dinlemeyi çok sever okul dışında öğrendikleri şarkıları söylemeyi çok severler.Koro gibi faaliyetlere katılmaktan zevk alırlar.

 

KİŞİLERARASI(SOSYAL) ZEKA

Liderlik özelliğine sahip bu çocuklar arkadaşları arasında en popüler çocuklardır.Sosyal faaliyetlerden zevk alırlar.Klüplerde,organizasyonlarde,komitelerde yer almayı severler.Birden fazla yakın arkadaşları vardır.Başkalarına önem verir onlar için endişe ederler.

 

KENDİNE DÖNÜK ZEKA

Bağımsız,kendi başlarına buyrukturlar.İlgi duydukları şeyler ve hobiler hakkında fazla konuşmazlar.Hislerini eksiksiz abartmadan söylerler.Genelde tek başına oynamayı ve çalışmayı severler.

 

 

7 zekanın özellikleri kısaca böyle anlatılabilir.Okullarda uygulanması için öğretmenlerin değişik ders metodları ve onlara uygun malzemeler kullanması gerekir.Aynı şeyi farklı metod ve malzemelerle öğretmek farklı anlama yetenekleri olan çocukların anlamasını kolaylaştırır.Çoklu zeka teorisinin uygulanması çocukların üstün yönlerini ortaya çıkaracak ve bu yönlerin geliştirip kuvvetlendirmelerini sağlayacaktır.Ayrıca sınıfta kendilerine sğlanan bu teoriye göre hazırlanmış ders ortamlarıda diğer zekalarıda gelişecektir.

 

Her çocuğun kuvvetli ve zayıf yönleri vardır.Okullarda öğretim bu zeka tiplerinden bir yada ikisine yönelik olursa bunların dışında kalan çocuklar kendi yetenekli yanlarını geliştiremeyecek öğrenme işini zevk almadan ve uzun sürede tamamlayacak yada hiç öğrenemeyeceklerdir.

 

Çoklu zeka yöntemi ile çocuklar üstün yanlarını keşfedip güçlendiriyorlar.Böylece kendilerine güvenleri artıyor ve diğer zekalarını geliştirdikleri için çok yönlü insan oluyorlar.Okulu seviyor ve öğrenmeye ılımlı bir tutum sergiliyorlar.

 

Okulların açılmasına az bir zaman kaldığı bu günlerde bu konuyu tekrar bir gözden geçirmeliyiz.Çocuğum anlamıyor neden başarısız sorusunun cevabı onun zekasını anlamakta yatmaktadır.Çocuğumuzun davranışlarını gözlemlemek gelecekteki başarı sağlamasında destek olmak adına bize büyük faydalar sağlayacaktır.

 

SAYGILAR


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


31/8/2006 - biraz da felsefe
Bulundugu yer: felsefe

bvvSokrates Kimdir

Temelinde akılcı görüş savunur.Sokrates'e göre tüm bilgiler doğuştandır.İnsan dünyaya bilgisi ile gelir,ancak bilginin anımsanması yada bilinç düzeyine çıkartılması gereklidir.Sokrates bunu sağlamak için bir yöntem önerir bu yönteme de diyalektik adını verir.Bu bir doğurtma ve tartışma yöntemidir.İroni(alay)adı verilen ilk aşamada birşey bildiğini sanan kişiyi sorgulayarak ona gerçekte birşey bilmediğini gösterir.Maiotik (düşünce doğurtma) adı verilen ikinci aşamada bir konuda birşey bilmediğini sanan kimseye yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlarla aslında o konuda çok şey bildiğini gösterir.Bunu yaparak insanların ruhlarında bulunan fakat tam olarak bilincinde olmadıkları doğruları gün ışığına çıkarır.

 

Bilginin mümkün olduğuna inananlara felsefede verilen isim nedir?

 

Felsefede dogmatikler olarak isimlendirilirler.Gündelik dilde kkullanılandan farklı anlama gelir.Bilgi felsefesinde dogmatiklik bilgininmümkün olduğuna  inanma anlamına gelir.

Gündelik dilde ise körü körüne inanan kişilere genellikle dogmatik deriz.

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


31/8/2006 - İÇİMİZDEKİ SES
Bulundugu yer: hayat

   j          İçinizdeki sese kulak verin

Aklımmıza gelen bütün düşünceler,bilinçli veya bilinçsizolarak kendimize söylediğimiz her düşünce ,elektriksel dürtülere çevrilir ve bunlar daha sonra zihinsel emirlere dönüşerek her an hissettiğimiz duyguları ve yaptığımız eylemleri elektriksel ve kimyasal etkilemesi ve kontrol etmesi için beynimizdeki denetim merkezlerini yönetir.

Nasıl ki azgın bir köpeği görmek,beyinde adrenalin salgılaması için bir emir oluyor,masum bir kediyi görmek merhamet ve acıma duygularını harekete geçiren bir başka emir oluyor düşüncemizde beyin için zihinsel bir emre dönüşüyor.Örneğin sağlığınızda hiçbir problem olmadığı halde birkaç kişi size ''Hasta görünüyorsun'' derse sizde hasta olduğunuzu düşünmeye başlarsınız.Bu düşünceniz elektriksel dürtülere dönüşecek ve beyninizi o yönde harekete geçirmiş olacaksınız.Büyük olasılkla çok geçmeden hastalığın ilk belirtileri ortaya çıkacaktır.Nitekim tıp araştırmacıları hastalıkların %75 inin kendi teşvikimizle ortaya çıktığını söylüyorlar.Başarısız,beceriksiz ve sakar olduğunuzu düşünürsenizbir süre sonra düşündüğünüz şeye dönüşürsünüz.Hangi düşüncelere programlandı iseniz sizi onlar yönetir ve kontrol eder.Ve yapabileceklerinizin çok daha azı ile yetinmek zorunda kalırsınız.

Peki bunu nasıl değiştireceğiz?Sürekli olumlu iç konuşma yaparak.Örnek olarak şunları verebiliriz:

 

Kendime güveniyorum.

Hedeflerime tümüyle odaklanırım.

Zorluklarla mücadele tam bana göre.

Daima büyük düşünürüm.

Prensiplerimden taviz vermem.

Zamanı iyi kullanırım.

Her zaman iyimserimdir.

Başarılı bir insan olduğuma inanıyorum.

Başarısızlık beni ileri götürecekbir araçtır sadece.

Yaratıcım bana mükemmel bir potansiyel vermiş.

Hoşgörülüyüm.

Her engel benim için bir fırsattır.

Sorunlara değil çözümlere odaklanırım.

Bağışlamayı bilirim.

 

SEVGİLER

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


30/8/2006 - AÇIKLAMA
Bulundugu yer: dersler

     gh Arkadaşlar merhaba;

     Bende Benimblog ailesinin artık bir üyesiyim.Blogları incelediğim zaman herkesin bilgi paylaşımı içinde olduğunu gördüm.Sizlerle çok şeyi payleşacağıma ve sizlerden çok şey öğreneceğime eminim.Ben ne düşünürsünüz bilmiyorum ama birşeye karar verdim.Kadınlarımız artık her alanda atağa kalkmış durumdalar.Fakat bazılarımız çok istemelerine rağmen gerek çocukklarının varlığı bazen eşlerinin itirazı bazen başka sebeplerden dolayı hayallerini gerçekleştiremiyorlar .Üzgünüm ama malesef gerçek bu.Kendi çevremde de rahatlıkla gözlemleyebiliyorum.Arkadaşlarımdan bazıları dil kurslarına el sanatlarına gitmek istiyorlar fakat eşlerini kırmamak veya sorun çıkarmamak için vazgeçiyorlar.Bende onlara yeterki isteyin öğrenmek istedikten sonra eviniz sizin için en güzel en güzel okuldur diyorum.Kendime göre birşey yapmak istedim.Sitemde evde yabancı dil öğrenmek isteyenlere elimden geldiğince İngilizce dersi vermek istiyorum.Derslerime temel seviyeden başlayacağım.Bu temel derslerin sonunda takip edenler basit cümlelerle anlaşabilecek ve daha ileri düzey için kendilerini hazırlayacaklardır.Daha sonra gelen soru ve yorumlara göre (tabii yorum gelirse:)))  daha da ilerleyeceğiz.Umarım size faydalı olabilirim.Ben ne yapacağım öğrenemem ki kelimeler beynime girmiyor bu yaştan sonra gibi olumsuz telkinleri bir kenara bırakıp gayret ederseniz dil öğrenmenin ne kadar zevkli ve kolay olduğunu göreceksiniz.Çocuklarınıza derslerinde yardımcı olabileceksiniz.Bir şeyi daha bilmenin zevkini yaşayacaksınız .Anlatımım hiç bilmeyenlere yönelik olacağı için hiçbir soru işaretine meydan vermemeye gayret edeceğim.Şimdi sen kimsin ne iş yaparsın dediğiniz duyar gibiyim belki hayal kırıklığı olacak ama ben bir ev hanımıyım.En büyüğü 13 yaşında olan üç erkek evladın sahibiyim.Evde okudum ve Fono Akademik İngilizce Bölümü'nden mezun oldum.Halen Fransızca dili  ayrıca Kozmetik Bölümünde öğrenciyim.Üniversite sınavlarına hazırlanıyorum.Hedefim heykel sanatı Çince ve İspanyolca.Bunları ev hanımlarını yüreklendirmek için yazıyorum.Kaderimdir demeyin benden geçti demeyin.Sorumluluklarınızı terketmeden hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

 

Hepinize sevgiler saygılar

 

yorumlarınızı bekliyorum.


Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


30/8/2006 -

hgjhn     Özgüven sahibi insanlar,başkalarının ne diyeceğine bakmazlar.Onlarkendileri olmaktan son derece mutlu oldukları için farklı görünme ihtiyacı da duymazlar.

 

Kendine güvenen ,sahip olduğu yeteneklere inanan ve kendini saygı duyan kimse ''yapamam kelimesini bilmz ve kullanmaz. 

 

Kendine güvenmeyen ve saygısıda olmayyan kimse yararlı hiç bir şey üretemez.Etrafına çevirdiğisınırlar içinde kapana kısılmış gibi kalır.

 

Kendini bilme çabasında olan kimse başkalarının kendisine güvenmesinden ve takdir etmesinden çok kendine güvenmeye önem verir.O kendi kendini motive etmeyi bildiği için çevresindeki insanların yönlendirmesine ihtiyaç duymaz.

 

Bir mutluluk kapısı kapandığında yenisi açılır.Oysa kapanan kapıya öylesine odaklanmışızdır ki yeni açılan kapıyı farketmeyiz bile.

 

Her sorun bir kılç gibidir.Bıçağından tutarsanız elinizi keser sapından tıtarsanız size hizmet eder.

 

 

 


Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


Benim hakkımda

hayata dair herşey

Son yazılarım
Menü
body

cursor
Arkadaşlarım
Baglantılar


    1 sayfadan 1 . sayfa
    geri | ileri