herkese selamlar

SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ BEN ALPER TURAN TEKELİ

BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


herkese selamlar
Benim hakkımda

islam tarihi ve dini bilgiler

Son yazılarım
Menü

 

vB-Toplist.Com
Arkadaşlarım
Baglantılarım


10 sayfadan 1 . sayfa
geri | ileri
23/5/2007 - İlköğretim Eğitimin Temelidir. Kapatılamaz
İlköğretim Eğitimin Temelidir. Kapatılamaz

Osmaniye İli Merkeze bağlı Şirinevler Mahallesine Mahalle sakinlerinin desteği ile arsası alınan ve inşaatı tamamlanan 1994 yılında da eğitim öğretime açılan ŞİRİNEVLER İLKÖĞRETİM OKULU PKK tarafından şehit edilen Yasemin TEKİN’in adını almıştır. 1994-2007 yılları arasında eğitim öğretim vermiş buğün ise Milli Eğitimin isteği ve Valilik oluru ile kapatılmak istenmektedir.

Öğrenci velileri bu kararı protesto edip basın açıklaması ve miting yapmışlardır.

6500 nüfuslu bir mahallenin 446 kayıtlı öğrencisi bulunan bir ilköğretim okulunun kapatılması etik bir olay değildir. Şehit Yasemin TEKİN İlköğretim Okulunun kapatılmaması için ülke genelinde kampanya başlatılmıştır.

Aşağıdaki e-mail adreslerine Şehit Yasemin TEKİN İlköğretim Okulunun kapatılmaması için e-mail atmanızı ve bu kampanyada destek olmanızı rica ediyoruz.

Şehit Yasemin TEKİN
İlköğretim Okulu
Öğrenci Velileri


Osmaniye Valiliği info@osmaniye.gov.tr

Özel Kalem Müdürü abdullah.colak@mynet.com

Anadolu ajans israfilavci100@mynet.com
Cihan haber ajansı serkantalan@hotmail.com
İhlas haber ajansı alikaymak80@hotmail.com
Dogan haber ajansı hasankilic80@hotmail.com

Osmaniye TRT temsilcisi hasankilic80@hotmail.com
Osmaniye cumhuriyet gazetesi tem. alitrash@yahoo.com
Dünya gazetesi adana@dunya.com
Osmaniye sabah gazetesi tem mendereskara_sha@hotmail.com
Osmaniye Star gazatesi tem. mustafabardak@mynet.com
Osmaniye Zaman gazetesi tem serkantalan@hotmail.com
Ort televizyonu esef_ort@hotmail.com
Mrt televizyonu hasanlogoglu@hotmail.com

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


26/2/2007 - www.yoruklerobasi.com

 

 

 

www.yoruklerobasi.com

 

Türkiye ve Türkiye Dışında Yaşayan Yörüklerin Buluşma Noktası

 

Yörüklerle ilğili bilmek istedikleriniz.

 

www.yoruklerobasi.com

 

Ziyaretlerinizi bekliyoruz.Yorumlarınız Sitemizin gelişmesi açısından bizim için önemlidir.

 

Yorumlarınızı ZİYARETÇİ DEFTERİ ne bırakabilirsiniz.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


22/12/2006 - GÜZEL BİR OYUN

Evet güzel bir oyun oynamak isteyen arkadaşlar çok eğlenceli strateji oyunu

 

BURDAN

 

yada

 

BURDAN

 

Şimdiden iyi oyunlar dilerim.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


21/6/2006 - 5. TEKELİ YÖRÜKLERİ KURULTAYI
Bulundugu yer: Arsiv

 

 

5. TEKELİ YÖRÜKLERİ KURULTAYI





Her yıl geleneksel olarak düzenlenen 5. Tekeliler kurultayı 25 Haziran 2006 Pazar günü Tekeli Çamlığında Yapılacaktır.


Kurultay Programı

Saat : 10:00 Açılış ve protokol Konuşmaları

Saat : 11:00 Tekeli Kültürü ile ilgili tanıtımlar

Saat: 13:00 . Şölen

. Teke Yöresi Halk Oyunları

. Ozanlar

. Mahalli Sanatçılar

. Mahalli Türküler



Danışma ve Haberleşme

Mehmet Tekelioğlu : 0312. 420 60 08 -09

Cahit Tekelioğlu : 0533. 281 0097

Mehmet Yabalak : 0324. 863 21 65 -67

Hüseyin Sözlü : 0322.613 40 20

Erol Kahraman : 0322.657 22 16

Mehmet Şah : 0324.862 20 03

Hasan Toklu : 0232.796 65 01

İsmail Tekeli : 0324.613 98 28 (Dernek)


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


5/4/2006 - Güzel Bir Hikaye (Mutlaka Okuyun)
Bulundugu yer: Arsiv

!!! Azrail Bana Nasıl Görünecek !!! (Güzel bi Hikaye)

Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kışaylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

-''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.'' ''Niçin?" diye sordum.
-"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH 'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
--"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:
-"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"
-"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."

O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum. "Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.

Ertesi gün O'na:
-"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin.

Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
-"Doktor bey...Azrail bana nasıl görünecek?"
-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."

Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
-"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:
-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
-Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!...


Yorumlar ( 3 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı