![]() |
![]() |
|
|
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
|
Bir gün arkadaşımla çay içiyor muhabbet ediyordum. bana, "aşık olmak nasıl bir şey, aşk nasıl bir duygu?" diye soruverdi. bende biraz düşündükten sonra, "İyi o halde dinle..." dedim. "Napolyon, bir gün düşman askerlerinden kaçarken bir bakkala girer. bakkal nopolyon'u hemen tanır ve saklar. arkadan gelen düşman askerlerine önündeki yolu göstererek: "şu tarafa doğru kaçan bir adam gördüm" der. düşman askerleri gittikten beş dakika sonra napolyonun muhafızları gelir. o anda bakkal: "efendim, haddim olmayark size bir şey sormak istiyorum. ölümle burun buruna gelmek, nasıl bir dugu?" diye sorduğu anda napolyon "bre denzis! sen kim oluyorsun da, dünyayı titreten insana böyle bir soru soruyorsun." der ve muhafızlara "dizin bu herifi kurşuna!" diye emreder. bakkalın gözünü bağlarlar, "üç...iki...bir" diye sayarlarken; bakkal "ne yaptım ben? bak şimdi öleceğim." diye düşünürken bir el uzanır ve göz bağını açar. bağı açan nopolyondur ve "işte böyle bir duygu" der. aşk da böyle bir duygudur anlatılmaz sadece yaşanır... |
Yorumlar ( 2 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |