Tanıtım
AlsahBlog
Baglantılarım
»
»
»
»
|
Sünnet Olmak İsteyen Bir Kız... / Ece Arar EMENER
Sünnet olmak isteyen bir kız...
Mavisel Yener'in öykülerinde sıcak aile ilişkileri, tatlı çekişmeler, kardeşler arası diyaloglar, okul maceraları, düşler ve gerçekler var
Radikal Kitap, 17/12/2004
ECE ARAR EMENER (E-mektup | Arşivi)
KIZLAR SÜNNET OLUR MU? Mavisel Yener, resimleyen: Murat Sayın, Bilgi Yayınevi, 2004, 80 sayfa, 6 milyon lira.
Mavisel Yener'in dokuz öyküden oluşan kitabı 'Kızlar Sünnet Olur Mu?' aynı isimli öyküyle başlıyor. İkinci sınıfta okuyan kahramanımız, sınıfından Mehmetcan'ın sünnet olacak olmasına hayli içerliyor. Ne de olsa sünnet olmak birçok eğlenceyi de beraberinde getiriyor; sünnet olan çocuk ata binme şansını bile elde edebiliyor. Gelecek olan hediyeler de cabası... Ailesine kendisinin de sünnet olmak istediğini söyleyen kızımızın bu isteğinden nasıl vazgeçtiğini bulmak da yedi yaş ve üstündeki okuyuculara düşüyor.... 'Yaramaz Kim?', tadı damaklarda kalan bir öykü. Kahramanımızın evine bir çocuk misafir gelecek; ama onun kaygıları var; "İlk kez gördüğüm bir çocuğu yatak odama götürüp oyuncaklarımı ona göstermek zorunda mıyım? Büyükler yeni tanıştıkları insanları yatak odalarına alıp çekmecelerini, dolaplarını gösteriyorlar mı?" diye soruyor (s. 13). Hepimizin çocukken hissettiği bir duygu değil mi bu; anne ve babalarımızın zoruyla odamızı karıştırmalarına izin vermek zorunda kaldığımız çocuklara en az kitap kahramanı kadar kızmadık mı bizde? Mavisel Yener 'Yaramaz Kim?'de, bu duyguyu çok iyi yansıtmış okurlara. Her çocuğun 'evet, aynen öyle' diyeceği ve sonunda kahramanı ya da misafiri kendine benzeteceği bir öykü bu. 'Parmak Hesabı', hâlâ matematik hesaplarıyla boğuşan çocukları konu edinirken, 'Dişini Arayan Çocuk' yedi yaşına gelindiğinde süt dişlerine ne olduğu sorusuna yanıt buluyor, yeni çıkacak dişler hakkında bilgi veriyor. 'Uzaylılar Bize Geldi', Jules Verne'in uzaylılar tarafından dünyaya 'uzay yolculukları yapabileceklerini düşündürmek' için gönderildiğini söylerken, 'Balık Evi' çocukları balıklar ve akvaryum konusunda bilgilendiriyor, bir yandan da evde bir hayvanın sorumluluğunu almanın zevkini aşılamaya çalışıyor. 'Çorap Canavarı' ise kaybolan çoraplarla ilgili. Kahramanımız, "Sizin evde de çoraplar kayboluyorsa önerilerinizi bana yazın. Kayıp çorapların gizini çözeceğimize inanıyorum. (s. 65)" diyor. 'Prenses', insanların çalışmasının gerekmediği bir dünyayı konu ediniyor. Kızımızın her işini yapan bir robot var; sevmediği pırasayı yiyen, ödevlerini yapan, onun yerine çizgi film seyreden, uyuyan, onun yerine arkadaşlarıyla oyun oynayan... E tabii prensesimiz de bir süre sonra tembellikten sıkılıyor. 'Prenses', her çocuğun düşlediği bir durumun aslında nasıl sıkıcı olabileceğiyle ilgili. Ve 'Çikolata Tavşan'. Bir haftalığına Türkiye'ye gelen dayıya olan özlem; sıcak aile ilişkileri, yenmemesi gereken ama her gece bir kulağı, bacağı gizlice yenen bir çikolata tavşanın öyküsü bu... Mavisel Yener'in bu kitaptaki öykülerinde hep sıcak aile ilişkileri, tatlı çekişmeler, kardeşler arası diyaloglar, okul maceraları, düşler, istekler, gerçekler var. Tam yedi yaş çocuklarına uygun öyküler bunlar. En son Çocuk Edebiyatçıları Birliği Yılın Çocuk Şiiri Kitabı Ödülü'nü, 'Mavi Ay' isimli kitaplarıyla Aytül Akal ile birlikte alan Mavisel Yener'in Bilgi Yayınevi'nce yetişkinler için yazdığı 'Derin Yırtmaç' isimli kitabı da yeni yayımlandı. 'Kızlar Sünnet Olur Mu?', onun çocuklar için yazdığı otuzun üstündeki kitaptan yalnızca bir tanesi. Tüm çocuklara iyi okumalar...
Vampirli bir öykü
Mavisel Yener'in yeni kitabı 'Vampir Öyküsü'ünde birbirinden keyifli öyküler var. Yazar, kitaba adını veren 'Vampir Öyküsü'nü ise sona saklamış
30/12/2005
ECE ARAR EMENER (Arşivi) Mavisel Yener'den yeni bir öykü kitabı... Ama çocuklar kitaba adını veren 'Vampir Öyküsü'nü çok merak etseler de biraz bekleyecekler; çünkü bu öykü en sonda... Aslında kapağa bir göz atınca biraz ipucu bulmak olası. Kapakta Mavisel Yener ne yapacağını şaşırmış bir hâlde... Kapı bir yandan çalmakta, cep telefonları susmuyor; iki kızı okuldan gelmiş belli, onların da telefonla işi var; komşular rahat vermezken yemek hazırlama telaşı bir tarafta... Kapakta bir tane de yarasa gülümseyip durmakta... Yedi yaş ve üstü çocuklar için yazılmış öykülerden ilki 'Güneş Hep Oradaydı'. Kahramanımız bir anneanne. Anneanne öykü anlatmayı seviyor; eh böyle bir anneanneleri olduğu için çocuklar şanslılar, onlar da anneannelerini dinlemeyi seviyorlar. Yoksa artık büyüdüklerini düşünüp bu 'öğütlü öyküler'i artık dinlemek istemiyorlar mı? "Kaç öykü dinlemiştim kimbilir. O kadar sıkılmıştım ki artık buharlaşmak üzereydim. Anneannem diş macununu kazaklarımın arasında bulunca öğütlü bir öykü anlatmaya koyuldu yine... Macunun duygularını anlatan, göz yaşartıcı bir öyküydü! Yaramaz çocuk öykünün sonunda macun tüpünün önünde diz çöküp özür dileyince kahkahalarımı tutamadım artık Anneannem güldüğümü görünce gücendi bana." (s.9) Eee, insan büyüdüğünü fark edince, anneanne öykülerini küçümsüyor tabii. Ama büyüklerin her masalında, öyküsünde hep bize ait bir şeyler var; dolayısıyla büyüklerini küçümseyen çocuklar, bu öyküyü okuduktan sonra öyküdeki gibi belki yeniden anneanneleri yeni bir şeyler anlatsın diye gidip onların dizlerinin dibine oturacaklar. 'Mars'a İlk Ayak Basan Kim?', sevimli bir mücadelenin öyküsüyken; 'Sihirli Kekik Çayı'nda da bu kez bir babaanne macerası var. 'Bebek'; eve gelen kardeşi paylaşamayan iki kız kardeşi anlatırken; kitaba adını veren son öykü yazarın hayatından bir kesit sunuyor. Benim en çok ilgimi çeken öykü de bu son öykü oldu. Yazarın yazma mücadelesini eğlenceli bir dille küçük okuyucularla paylaşmasını sevinçle karşıladım. Yazmanın aslında nasıl bir özveri gerektirdiğini anlatan yazar; başka işlerle uğraşırken bir yandan da minik okuyuculara öykü yetiştirmenin ne zor olduğunu anlatıyor öyküsünde. Mavisel Yener'in mavi dünyasını seven çocukların da bu vampirli öyküden çok hoşlanacaklarına eminim ben.
VAMPİR ÖYKÜSÜ Mavisel Yener, Resimleyen: Murat Sayın, Bilgi Yayınevi, 2005, 67 sayfa, 6 YTL.
| Bir işe yaramak lazım!
| Gülsüm Cengiz'in, doğada herkesin bir işe yaradığını öğrenen, iki küçük sincabı anlattığı öyküleri hayli sevimli
Radikal Kitap, 19/11/2004
ECE ARAR EMENER (E-mektup | Arşivi)
HERKESİN BİR İŞİ VAR Gülsüm Cengiz, resimleyen: Emine Bora, Say Yayınları, 48 sayfa, 3 milyon lira.
Gülsüm Cengiz kitabın başında kendini tanıtıyor; "Eğitimci, şair - yazar, gazeteci... Ansiklopedi editörlüğü, çocuk yayınları yönetmenliği, çocuk dizisi editörlüğü, radyo programcılığı ve sunuculuğu yaptı. Halen serbest yazarlık yapmakta, köşe yazarlığını sürdürmekte..." Yazar; kendisini tanıttığı yazının son paragrafında; "Evet... Şimdi merak etme sırası bende" diyor; "Acaba kitabımı sevecek misin? Bunu ancak, anlattığım öykü ve masalları okuduktan sonra, bana yazarsan öğrenebilirim." diyor ve adresini veriyor. Aslında sevimli bir yöntem; kitap okuyan kimi çocuk mektup yazmayı da seviyordur herhalde; ancak tabii, Gülsüm Cengiz bir de elektronik posta adresi ekleseydi sayfasına; eminim, günümüz çocukları için daha anlamlı olurdu. Yazarın kendini anlattığı sayfadan hemen sonra birbiriyle ilintili yedi öykü başlıyor; bu öykülerin toplamı da aslında küçücük bir romanı oluşturuyor. Yazarın hikâyesini bölümler halinde okuyucusuna ulaştırması güzel; bir bölümün ardından, durup düşünmeye, ara vermeye uygun.
Kırmızı Sincap hayata atılıyor Öykü güneşli bir sonbahar gününde başlıyor. Küçük Kırmızı Sincap için olağandışı bir gün bugün; çünkü annesi ona ilk kez kahvaltı için kendine ceviz aramasını söylüyor. Küçük Kırmızı Sincap bundan böyle hem kendi yiyeceğini arayacak hem de aileye katkıda bulunacak! Arkadaşı Tombul Sincap'ı da yanına alan Küçük Kırmızı Sincap; o gün birçok hayvanla, birçok olayla karşılaşıyor. Kargalar, ağaçkakan ve solucanın ardından, bir de küçük bir kızla tanışırlar. Küçük kız ailesiyle birlikte tarlada çalışmakta ve otları ayıklamaktadır. Sincaplar; "Bu işi yapmasan olmaz mı?" derler; küçük kız da "Olmaz. Çünkü bu zararlı otlar, sebzelerin büyümesini ve gelişmesini engellerler. Onun için ayıklanmaları gerek." der. (s. 32) Sincapların o gün öğrendikleri şey, "herkesin bir işi olduğu"dur. "Ağaçlar meyve veriyor, arılar bal yapıyor. Rüzgar çiçek tozlarını taşıyor, yağmur bitkileri suluyor. Solucan toprağı kabartıyor, ağaçkakan ağaçları kurtlardan temizliyor." (s. 40) Yeni öğrendikleri bilgilerden hayli hoşnut olan iki sincap, o gün bir başka bilgi daha öğrenirler; çalışmayan insanlara (ve hayvanlara) asalak denmektedir ve bu insanlar bencil, mutsuz ve arkadaşsızdırlar... Kanımca; hayli sevimli giden öyküde 'asalak' kavramı kullanılmasa da olurdu. Herkesin bir işi var fikri zaten güzelce işleniyor; bıraksaydık da iş yapmayanlara notu çocuklar kendileri verseydiler. Bu 'asalak' sözcüğü böylesi bir çocuk kitabında, şirin sincaplardan falan bahsederken tuhaf kaçıyor çünkü. Şimdi ders çalışmayan bir çocuk da bunu üstüne alınabilir ve kendini 'asalak' olarak görebilir; tabii yazarın seçimi bu; diyeceğim o ki, kişisel olarak ben, bu şekilde sonlandırmazdım bu kitabı... Bu arada; Emine Bora'nın çizimlerini hiç beğenmediğimi de söylemeliyim. Şirin sincaplar korkutucu, küçük bir kız olduğu söylenen şahıs, yaşlı bir teyze gibi. Kitapları daha fazla okunur kılabilmek için, daha özenli çizimlere ihtiyacımız var...
Bu canavar çok komik
Aytül Akal, ne işe yaradığını bilmediği için kitap yiyen canavarın hikâyesiyle okumanın yaşamı nasıl güzelleştirdiğini anlatıyor
Radikal Kitap, 10/12/2004
ECE ARAR EMENER (E-mektup | Arşivi)
KİTAP CANAVARI Aytül Akal, resimleyen: Hülya Delibaş Ceylan, Uçanbalık Yayınları, 2004, 16 sayfa
Aytül Akal çocuklar için şimdiye dek yüze yakın kitap yazmış. İlk kitabı 'Kent Duygusu' 1981 yılında okuyucusuyla buluşan Akal, çocuklar için yazmaya ise seksenli yılların sonunda başlamış. İlk masal kitabı 'Geceyi Sevmeyen Çocuk', 1991 yılında yayımlanmış. 1995'te iki yazar arkadaşı, Aysel Gürmen ve Ayla Çınaroğlu ile birlikte Uçanbalık Yayınları'nı kuran Akal; Türk çocuklarına kendi deyimiyle o günden beri 'nitelikli kitaplar sunmayı' sürdürüyor. Bana öyle geliyor ki; çocuk kitapları yazma işi önce yakın çevreye anlatılan masallarla, öykülerle başlıyor. Bir tür; kendini keşfetme dönemi bu. Ardından biriken bu masal ve öykülerin bir çocuk odasının duvarları arasında kaybolup gitmesine izin vermiyor yetenekli yazarlar. Bütün bunları başka okuyucularla, başka çocuklarla paylaşma isteği; gün geliyor bastırılamaz bir duygu haline geliyor. Aytül Akal da bir anne. Evren ve Alper'in annesi ve şimdi görülüyor ki binlerce çocuğu var. En son; savaşta zarar gören Iraklı çocukların eğitimi ve desteklenmesi amacıyla İngiltere'de geliştirilen bir projenin sonucu olarak, 'Lines In The Sand' (Kumdaki Çizgiler) adlı 2003 yılı antolojisinde, 'The Quarrelsome Trees' (Kavgacı Ağaçlar) adlı masalı ile yer alan Aytül Akal'ın üç kitaplık 'En Matrak Canavar Öyküleri' dizisinden çıkan 'Kitap Canavarı'nı bu hafta Radikal Kitap'a konuk etmek istedim. 6 - 9 yaş arası çocuklar için önerilen canavarlar dizinde üç kitap var. 'Kitap Canavarı'nın başında "Bazı canavarlar aramızda yaşar. Onları hemen fark ederiz. Çocukların saçlarını çeker, kalemlerini kırar, kitaplarını yırtarlar. Çevreye dehşet saçan bu korkunç canavarların anneleri, onlara çocukken hiç masal okumamış mı yoksa?" diye soruyor Aytül Akal. Sanırım sözü çocuklara olduğu kadar büyüklere de... Kitap Canavarı, kitap yiyerek besleniyor. Herkesi korkutuyor; evlere, arabalara zarar veriyor. Bir gün Kitap Canavarı'nı psikologa götüren büyükler bu sayede onun kitapların ne işe yaradığını bilmediğini, bu yüzden de onları yediğini öğreniyorlar. Ülke halkı her gün, her dakika canavara kitap okumaya başlıyor bundan sonra. Tabii; çocuk kitaplarını zevkle dinleyen canavarın keyfine diyecek yok. Ama tabii halk kitap okumaktan yorgun. Yapılacak tek bir şey var; herkesin yapması gereken bir şey hem de... Okuma yazmayı öğrenmek... On altı sayfalık renkli, kuşe kağıtlı kitabın ikinci baskısı bu. İlkinden ayrı bir formatta basılan kitabın bu hali daha sevimli. Aytül Akal'ın güzel öyküsü Hülya Delibaş Ceylan'ın resimleriyle birleşince ortaya nefis bir kitap çıkmış. Her yaş grubu için kitapları olan Aytül Akal canavar öykülerinde okurlarına 'Görünenin ardındaki gerçekleri keşfetmenin tadını verirken, sorunlu ortamları güzelliklerle dolu ve yaşanır kılmanın yolunu, bilinmeyeni tanımada ve anlamada' arıyor. Tüm çocuklara iyi okumalar...
Yeni çıkanlar
Eski dostum oyuncak ayı
SEVİMLİ AYICIK ÖYKÜLERİ Derleyen: Ronne Randall, resimleyen: Peter Stevenson, çeviri: Aslı Kurtsoy Hısım, Remzi Kitabevi, 2004, 45 sayfa, 12 milyon 500 bin lira. Her çocuğun mutlaka bir oyuncak ayısı olmuştur. Oyuncak ayıların çocukların dünyasında ayrı bir yeri vardır üstelik. Ayıcıklar çocuklara hem güven verir hem de onlarla arkadaşlık eder. Tüm çocukların hayalinde, her ayıcık kendine özgü bir kişiliktir. 'Sevimli Ayıcık Öyküleri' de, bir sürü oyuncak ayının öykülerinden oluşuyor. Kitapta, oyuncak ayıların katıldığı bir partiye, lunaparka eğlenmeye giden bir oyuncak ayı, Topaç ve Cingöz'ün arkadaşlığı gibi birçok hikâye bulunuyor. Çocuklara büyülü bir dünyanın kapılarını açacak olan kitap, renkli resimleriyle çocukların ilgisini çekeceğe benziyor.
Ejderhaların dünyası
ATEŞ VE BUZ EJDERLERİ Ekrem Akdoğan, Ceylan Yayınları, 2004, 46 sayfa, 2 milyon lira. 'Ateş ve Buz Ejderleri', gencecik bir yazarın, on bir yaşında bir çocuğun yazdığı bir kitap. Çok eski çağlarda ağızlarından ateş ve buz püskürten ejderhalar yaşardı. Bulutları delip geçen şatoda yaşayan ejderhalardan halk çok ama çok korkuyordu. Ejderhaların her birinin boyu elli metre, ağırlıkları ise yüz ton civarındaydı. Beslenmek için uçarak kasabaya iniyor, halkın malına ve canına zarar veriyorlardı. Krallar halkı umursamağı gibi canlarını kurtarmak için halkı yem olarak kullanıyordu. Bir şeyler yapılmalıydı ama nasıl? Bir çocuk yazarın hayal dünyasından ejderhaları okumak isteyen miniklere duyurulur.
Gizemli bir annenin peşinde
GİZEMLİ ANNE Erol Büyükmeriç, Kaynak Yayınları, 2004, 53 sayfa, 4 milyon lira. Erol Büyükmeriç 'Gizemli Anne'de, kimsesiz çocuklar yuvası öğrencisi Deniz'in hikâyesini anlatıyor. Deniz, yaşamadığı bir duygunun peşine düşüyor. Olağanüstü hayal gücüyle yaşamındaki gizi ortaya çıkarmaya çalışıyor. Yazar, sevgi ile ördüğü hikâyede; toplumsal bir olguyu duyarlılık ve büyük bir incelikle ele alarak başka bir dünyanın kapısını aralıyor. Gizemli olduğu kadar duygusal olan bu hikâye çocukları bekliyor. |
Yeni çıkanlar
Çocuklar için Hititler
HİTİTLER Çiğdem Maner, resimleyen: Ceren Aykut, Epsilon Yayınları, 2004, 44 sayfa, 6 milyon 500 bin lira.
Çiğdem Maner'in kaleme aldığı 'Hititler', çocukları tarihi bir yolculuğa götürüyor. Hititli rehber Hupaşiyaş, çocukları Hitit başkenti Hattuşa'da öğretici bir tura çıkarır. Ve bu turda, Hititler'in şehirleri, yapıları, kralları, tanrıları, orduları, günlük hayatları, çizimler ve fotoğraflar eşliğinde birbiri ardına gözlerimizin önüne serilir. 'Hititler', çocukları tarih konusunda meraklandırmak, özendirmek için örnek bir kitap. Kitabın sonunda yer alan 'Tarihi Eserleri Korumak İçin Ne Yapmalı?' bölümünde ise çocuklara altı maddede özetle tarihi eserleri korumaları için neler yapmaları gerektiği anlatılıyor.
Bir yazarın çocukluk anıları
ANNE DERSİM BİTMEDİ Muzaffer İzgü, resimleyen: Nilgün Bayraktaroğlu, Bilgi Yayınevi, 2004, 96 sayfa, 6 milyon lira.
'Anne Dersim Bitmedi', çocukların çok sevdiği yazar Muzaffer İzgü'nün kendi çocukluğunu ve anılarını anlattığı 'Ben Çocukken' dizisinin üçüncü kitabı. Okulda faaliyet kollarının seçimleri ne eğlencelidir değil mi... Kitaplık kolunda görev almak isteyen çocuğun heyecanını pek çoğunuz yaşamışsınızdır. Peki, bir atın dostluğunu, savaş yıllarının yokluğuna rağmen büyüyen yaşama sevincini ya da kardeşinizle aynı okula gitme coşkusunu yaşadınız mı? Tüm bunları 'Anne Dersim Bitmedi'de tekrar bulabilirsiniz. Şimdi kitaplarını okuduğunuz bir yazarın çocukluk anılarını merak ediyorsanız 'Anne Dersim Bitmedi'yi mutlaka okumalısınız.
Çikolata, evcilik ve Emir
HARÇLIK Gülay Oktar, resimleyen: Nazmiye Sayın Nar, Bu Yayınevi, 2004, 87 sayfa, 4 milyon 500 bin lira.
Gülay Oktar 'Harçlık'ta, çocuklara birbirinden güzel öyküler anlatıyor. Bir milyon yüz bin liraya sahip Barış ve Alp bakkaldan gönüllerine göre bir şeyler almaya çalışıyorlar. Ama paraları bir türlü yetmiyor. Bakalım Barış ve Alp ne yapacak? İki kız, iki erkek, toplam dört çocuk bir odada toplanmış. Kızlar, erkekleri evcilik oynamaya ikna etmeye çalışıyor. Kim anne, kim avukat olacak? Çocuklar rolleri nasıl paylaşacak? Mahallenin kibirli kızı Selma, diğer çocuklar gibi kendisine ilgi göstermediği için Emir'e sinir oluyor ve oyunlarda onu oynatmıyor. Emir, bu duruma çok üzülüyor. Bir gece Selma ile karşılaşıyor ve ona hesap soruyor. Bakalım Emir, Selma'ya neler söyleyecek? Gülay Oktar, öykülerinde çocukların renkli yaşantılarını, sıkı dostluklarını ve küçük çekişmelerini anlatıyor.
Bir Blyton klasiği
EN YARAMAZ KIZ OKULDA, Enid Blyton, çeviren: Dilek Akdemir/Amy Spangler, Çitlembik Yayınları, 2004, 229 sayfa, 9 milyon lira.
'En Yaramaz Kız Okulda', gelmiş geçmiş en önemli çocuk yazarlarından Enid Blyton'ın 'En Yaramaz Kız' serisinin ilk kitabı. Zengin bir ailenin tek kızı Elizabeth Allen, mürebbiyelerle büyümüştür. Ancak yaramazlığı iyice kontrolden çıkınca ailesi onu yatılı okula göndermeye karar verir. Elizabeth de okuldan atılmayı kafasına koyar, fakat oradaki düzen çok farklıdır. Acaba Elizabeth, kuralları öğrencilerin koyduğu bu okulda ne yapacak? | |
Saat ve Tarih:
06:31
,
31/1/2006
Bulundugu yer:
Inceleme
|
|
|
|