| |
15/10/2007
-
ihtiyarlık
15/10/2007
-
Ben öğrendim
Hayatımda ilk önce SEVMEYİ ögrendim çünkü sevdikçe kendimi hisssettigimi ögrendim.
AFFETMENİN ne oldugunu anladim ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandirdigini gördüm.
Bir gün geçmişime baktıgımda PİŞMANLIĞIMDAN üzülmedigimi gördüm, bunları ben yaşadım çünkü..
Birisini HATIRLAMANIN aslinda ufak bir telefon görüşmesi kadar basit oldugunu biliyorum artık.
Aslında BANA DEĞER VEREN İNSANLARIN çok yakınımda olduğunu fakat gözlerimin hep uzaklarda oldugunu anladım.
Birisini kırdıktan sonra ÖZÜR DİLEMENİN aslında beni ben yaptıgını anladim.
SEN BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN kelimesinin verebilecek en büyük hediye olduğunu buldum.
Bir yerden sonra KELİMELERİN mana ifade etmedigini biliyorum. Sahilde yürür ve düşünürken birinin de beni DÜŞÜNDÜĞÜ duygusu beni sevindiriyor.
MUTLU OLMANIN aslında bir kedinin güzel bir anını yakalamak kadar basit oldugunu anladım.
KAÇIRDIĞIM FIRSATLARIN aslında bana yeni fırsatlar getirdiğini gördüm.
Yıldızların benim için parladığını görmeyen gözlerim, gün geldi HAYATIMDAN KAYAN YILDIZLARIN gömüldüğü maziyi unutması gerektigini anladim.
GÖZLERİN kelimelerden daha önemli oldugunu ve yalan söyleyemediklerini biliyorum.
Hayatımda YANIMDA GÖRMEK istediklerimi yanımda görecegim, çünkü onların bana değer verdiklerini biliyorum.
TELEFONUN 160 karakterine üzüntünün,mutlulugun,yıkıntının sıgdıgını
gördüm
|
Baglantı
|
15/10/2007
-
Bir yalnızlık hikayesi
15/10/2007
-
KENDİNE İYİ BAK
|

Kendine iyi bak bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde…
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de
de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile… Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden…, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?
Peki o zaman… Senin istedigin gibi olsun… Öyleyse…Sen de Kendine Iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sıkıp giderler
|
Baglantı
|
15/10/2007
-
BABAM
|
çocuk olmak istiyorum tekrar
oyuncaklarım olsun istiyorum..
bez bebekler,maket binalar
kırmasın istiyorum birileri ve kırılmamak hayata
körebe oynamak olumsuzluklarla,
görmemek hayatın zalimliğini..
ve yakan top acılarla..daha az yaralanmak adına,
hayatta tek görevim dişlerimi fırçalamak ve erken uyumak olsun..
mutlu olayım bir kağıt helva alınca
yada kumbarama bi yüzlük atınca..
evet! çocuk olmak istiyorum tekrar..
çünkü benim çocukluğumda babam da var..
|
Baglantı
|
13/7/2007
-
BARIŞ AKARSU
11/7/2007
-
Names of Allah
11/7/2007
-
SamiYusuf who is the loved one
11/7/2007
-
sami yusuf-mother
11/7/2007
-
dünyanın en dugusal klibi
11/7/2007
-
mona roza
11/7/2007
-
gülmekten yerlere yattı:)
11/7/2007
-
8/7/2007
-
çocuk dediğin......:)
|

ÇOCUK DEDİĞİN...

Çocuk dediğin; uslu oturur ,büyüklerin
sözünü dinler.
Çocuk dediğin; "yapma"deyince yapmaz,
"yat" deyince yatar.
Çocuk dediğin; önüne konanı yer,
yeni icatlar çıkarmaz
Çocuk dediğin; ders çalışır,
dik kafalılık etmez.
Çocuk dediğin; çok soru sormaz,
karşılık vermez.
Çocuk dediğin; paylanınca önüne bakar,
evi dağıtmaz.
Çocuk dediğin; herşeyi istemez,
her duyduğunu söylemez.
Çocuk dediğin; anasından,babasından
korkar, "şimdi seni gebertirim"
denince suspus olur.
Çocuk dediğin; her önüne gelenle
oynamaz, büyüklerin vurduğu yerde
gül biteceğini bilir.
Çocuk dediğin; verilen öğütlerin
dışına çıkmaz, ağaca da çıkmaz,
kapının önüne çıkar.
Çocuk dediğin; durmadan ıslık çalmaz,
yemekten önce mandalina yemez.
Çocuk dediğin; hep top peşinde
koşmaz, kuş peşinde de koşmaz,
kız peşinde de koşmaz.
Çocuk dediğin; büyüklerin bir dediğini
iki ettirmez, zırtpırt televizyonu açmaz.
Çocuk dediğin; söylenen işten kaçmaz,
anasının babasının odasını açmaz,
kapı çalınınca, koşup kapıyı açar.
Çocuk dediğin; insanın tepesine binmez,
akşama kadar bisiklete de binmez.
Çocuk dediğin; kimsenin dalına
basmaz, ıslak yerlere de basmaz.
Çocuk dediğin; sofrada adam gibi
oturur, büyüklerin yanında oturmaz,
haytalık etmez.
Çocuk dediğin; çocukluğunu bilir,
saygı-suygu bilir, dersini de bilir.
Çocuk dediğin; insanın kafasını şişirmez,
pırtlatmak için avucunu şişirmez,
çok gülmez.
Çocuk dediğin; çağrılınca gelir,
yemek saatinde eve gelir,
yüzüne bakılınca kendine gelir.

BÜYÜKLERE GELİNCE...
Onlar büyüktür ve herşeyi yapabilirler.
Ve çocuklar yaşlanıp ölünceye dek,
her şeyi sadece büyüklerin yapabileceğine
inanarak yaşarlar.

|
Baglantı
|
8/7/2007
-
babalar ve kızları
|

BABALAR VE KIZLARI
0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey
benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam
babam olsa gerek.
5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım.
Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı : En çok babamı seviyorum.
Babam, niye annemle uyuyor?
Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.
10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce
babam gibi erkekle evleneceğim.
Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?
15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe
geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü
bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim
kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından
nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?
20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden
giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya
başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun
zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de
sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.
Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına
ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım.
Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!
25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum.
İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.
Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.
Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi
takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu
bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.
Kendi hayalindeki damat değil ya!
Sanki birlikte yaşayacak olan o.
30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık
biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı
da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden
fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.
Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.
Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.
40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi
yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde
düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine
hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı
bütün problemleri bana sorardı.
Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla
asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.
Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi
son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.
Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman
dilediği gibi bir evlat da olamadım.
45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.
Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi
kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu
kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep
ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!
50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.
Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım
edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.
Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,
arada sırada işaretler yolla mesela.
Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.
Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü
"keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.
Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm
her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
Binlerce gözüyle, boşluktaki adam uzanır, düşsel bir
incelikten onu kendi gecesine alır...
|
Baglantı
|
|
|
Benim hakkımda
YAŞAMLA İLGİLİ HERŞEY
Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
Baglantılar
2
sayfadan
1
. sayfa
geri |
ileri
|
|