Kazakistan'dan islami opgrenmek uzere Turkiye ye gelmisti. Hocalari ona once inanc esaslarini anlatti. Allaha'a imani, ahirete imani....Dunya hayati ile ahiret arasindaki iliskiyi ogrendi. Hesabi, kitabi ogrendi...Sevabi, gunahi ogrendi...Sevabi, gunahi ogrendi...inancla, inancsizlik arasindaki farki ogrendi...Bir gun hocasinin yanina cikti ve :
-Ben memleketine gitmek istiyorum hocam, dedi. Hocasi sasirdi. Daha yeni gelmislerdi ve ogrenecekleri cok sey vardi.
-Neden, dedi, neden gitmek istiyorsun....Cocuk aglamakli, kesik kesik konustu:
-Hocam, dedi, ben burada cennetin holunuj ogrendim. Bunun muslumanlikla ilgisini ogrendim. Oysa babam annem bunu bilmiyorlar. Onlara bildiklerimi anlatmam lazim, cennete birlikde gitmeliyiz. Ben onlar olmadan ne yaparim cennette?
Inanc, ask halinde yureginde tomucuklanmisti. Kirgistanda yasandi bu olay. Cocuk, Sovyet kanunlarina gore calisacak yasa gelmisti ve kolhoz yonetimi ondan gosterilen ise gitmesini istiyordu. Baba, komur ocaginda isci olarak calisiyordu ve zor sartlarda Kurani hifzetmisti. Ogluna da Kurani ogretmek icin yanip tutusuyordu; ama nasil olacakti bu? Kolhoz yonetimine gitti ve :
-Oglumun benim yanimda calismasi icin isin verin, dedi. Ikimiz birden daha cok uretim yapariz.
Dini imani uretimdi Sovyet yonetiminin....Izin verdiler. Ondan sonra onlarla oldu ve baba, ogluna komur ocaginda Kurani hifzettirdi. 1990 li yillarda turkiyeden Kirgistani ziyarete giden bir grup ilahiyat hocasi, komur ocaginda Kurani hifzeden bu gencle, bir caminin imami olarak tanistilar ve bu Kuran askina parmak isirdilar.