BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


PARDUS 2008'E HOŞ GELDİNİZ.www.pardus.org.tr PARDUS SİZLERİ BEKLİYOR

ORKUN - ET's R'n'R gumbo
BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


ORKUN

20/8/2006 - ET's R'n'R gumbo

Varan 1

Bir kamu kurumumuz, kurdurmak için geçtiğimiz haftalarda ihaleye çıktığı bilgi sistemleri işinde 4000 civarında (ince) istemci ile 600 civarında sunucu bilgisayarda işletim sistemi tercihini Pardus olarak belirledi. Tüm bilgi sistemi yapısında Pardus kullanmayan bilgisayarlar yalnızca veritabanı ve uygulama sunucular olacak, ki bunlar için de bir başka marka Linux tercih edildi. (Bilginiz için, bu makinelerde Pardus kullanılmamasını özellikle biz tavsiye ettik, çünkü Pardus sunucunun enterprise level diye adlandıracağımız düzeyde görev yapmaya başlaması için daha birkaç yılımız olduğunu düşünüyoruz.) Ancak, dikkat edin, altını çizeyim, hem merkezde web, e-posta, dosya, vb servislerinde kullanılacak; ve hem de şubelerde ince istemcilere servis verecek sunucular üzerinde Pardus koşacak. TÜBİTAK UEKAE ve Pardus proje ekibi, bu projenin gerçekleşmesi için işletim sistemi ve yönetim yazılımları konusunda söz konusu kamu kurumumuza ve seçeceği tedarikçiye her türlü desteği sağlayacağını resmen taahhüt etti. İhalenin Eylül ayı içerisinde sonuçlanması ve kurulumun sözleşme imzalanmasını izleyen 10 ay içerisinde tamamlanması bekleniyor. Yani, en geç 2007 sonbaharında Pardus, 4000 kullanıcı ve bu kamu kuruluşundan hizmet alan onbinlerce vatandaşı e-devletleştirmiş olacak...

Aylardır sürdürdüğümüz çalışmalar meyvesini verdi ve ihale dokümanı Pardus işletim sistemi tercihini vurgulayarak yayımlandı. Bir sonraki adım tüm bu cihazlara Pardus kuracak bir sistem entegratörün sözleşmeye imza atması. Son adım da Türkiye'nin dört bir yanına Pardus yüklü sunucu ve (ince) istemcilerin yerleştirilmesi... Dediğim gibi, aylardır bu proje üzerinde çalışıyoruz; ancak şimdi sizlerle paylaşma olanağı bulabildik, çünkü yayımlanmış dokümanda "Pardus" sözcüğünü görmeden gereksiz bir heyecan yaratmak istemedik. Tahmin edebileceğiniz gibi bu sözcüğü değiştirmek için çok çabalayanlar oldu, değiştiremediler. Çabalamaya devam edecekler, yine değiştiremeyecekler. Pardus, kurumsal pazarda müşterinin ve son kullanıcının işlevsel gereklerine uygun, maliyet etkin, esnek ve güvenli bir çözüm sunduğunu kanıtladı. Özellikle kamuda gittikçe artan sayıda kurumsal müşterinin Pardus göçüne tanıklık etmeye hazır olun. Özel sektörde, özellikle KOBİ cenahında benzer bir hareket görürseniz de şaşırmayın.

4000 kullanıcı Türkiye için bir ilk olabilir, öyle tahmin ediyorum. Dünya için de önemli bir sayıdan bahsediyoruz. Meşhur Münih Belediyesi'nde bunun yalnızca dört katı kullanıcı söz konusuydu yanılmıyorsam. Uludağ (bu isme aşina olmayanlar olabilir, Ulusal Dağıtım'ın kısaltması ve projemizin ilk zamanlardaki resmi adıdır) projesinin fikir olarak doğup kağıda döküldüğü andan yalnızca üç yıl sonra bizi bu başarıya taşıyan proje ekibini kutluyorum. Bu gençler "Türkiye'de Linux" işi ile kimin ilgilendiğinin nasıl fark yaratabileceğini dosta düşmana gösterdiler; laf değil iş yapınca mesafelerin nasıl da ufalıvereceğini hepimizin gözüne gözüne soktular; "dağıtımların şahı"nı geliştirdiler ve bunu yaparken de büyük keyif aldılar. Son olarak, tüm katkıcılarımızı, gönüllülerimizi, kullanıcılarımızı sevgiyle selamlıyorum... Vatana millete hayırlı olsun!

"Hangi kamu kurumu?" mu dediniz? O da ev ödeviniz olsun :-P

19 Ağustos 2006, Cumartesi @ 01:41

Le Tour 2006

Bilen bilir, Fransa Bisiklet turu, haydi gerçek adıyla söyleyelim Le Tour, hastasıyım. Fırsat buldukça TV karşısında -nefes almamacasına-, zorunluluk durumunda ise bilgisayar başında ya da cep telefonu ile internetten izlerim etapları. 25 yaş genç ve 25 kilo zayıf olsam, bir gün Le Tour'da pedal çevirmek hayali ile dere-tepe bisiklet binebilirdim, Allah sizi inandırsın..

Geçen senelerde Le Tour'a Lance Armstrong damgası vurulmuştu, hem yarışta, hem de doping vs tartışmaları ile. Kanser ile mücadelesini kazanması yetmiyormuş gibi adamın yedi kez Le Tour'u en önde tamamlaması başlıbaşına bir efsane konusu. Formula 1'de Schumi ile karşılaştırırım Lance'ı sık sık, ikisinin de seveni olduğu gibi sevmeyeni de boldur; ama sonuçlara gelince fazla söze hacet kalmaz. Şunu da ekleyeyim: konu sportmenlik ise Armstrong Michale'e fersah fersah fark atar. Rakibi düşünce durup bekleyen kaç bisikletçi çıkar şu alemde...

Lance'ın emekliliği ardından başa güreşeceği tahmin edilen Ulrich ile Basso Operacion Puerto doping soruşturması kapsamında yarış dışı kalıp Vinokourov da takımının toparlanamaması nedeniyle yarışa katılamayınca, bu seneki Le Tour son yıllara göre hayli değişik, hayli sönük geçiyor. Turun son dağ etabı bugün koşuluyor, ama sadece günlüğüme birşeyler karalama gereği hissettiğimden yazıyorum, yoksa öyle koştura koştura haber verecek birşeyler yok.

Bugünün sonunda ak koyun-kara koyun ortaya çıkacak: Bakalım dün çatlayayazan Floyd Landis 8 dakikalık farkı kapatabilecek mi, yoksa İspanyol keçisi Carlos Sastre sessiz ve derinden birşeyler mi hazırlıyor dün olduğu gibi, ya da sönük ve silik Oscar Pereiro mı alacak kupayı? Yahu şu adamların hiç biri henüz bir etap kazanamadı, nasıl iştir anlaşılmaz. Hey gidi Lance hey!

20 Temmuz 2006, Perşembe @ 16:04

Getti Getti!!!

Bir yılı aşkın zaman önce Palm'ım ve geleceği konularında bir şeyler çiziktirmiştim. Öncesinde ve sonrasında da Palm ile ilişkim ya da Palm platform ya da şirketinin geleceği konusunda yazdıklarım vardı. Bilen bilir, Palm cihazların yedi yılı aşkın bir zamandır vücudumun doğal bir uzantısı haline gelmişlerdi neredeyse, onlar olmadan hemen hiç bir işimi yapamaz haldeydim...

Artık değil!

Sevgili Gökmen Göksel sağolsun, son günlerdeki dizüstü bilgisayar değişimleri sırasında yedek dosyalarımı uçurdu. Palm'ımın uçması ve hard reset gerektirmesi de bu olayla aynı güne denk gelince 6 ya da 8 aylık, ya da bilemiyorum, belki birkaç yıllık Palm yedeklerim, nasıl desem... sizlere ömür... Ben de uzun zamandır gerçek anlamda kullanmadığım Palm'ımı emekliye ayırmaya ve takıntılı Palm kullanıcılığıma bir son vermeye karar verdim. Gökmen ise (ceza olarak) Palm Tungsten T'mi almak zorunda kaldı. Ne iştir bilinmez, aynı hafta içerisinde ikinci kez kendisinin çok memnun kaldığı, ama tüm ekibin bıyık altından güldüğü bir alışverişe muhatap kaldı kendileri. takıntılı

Peki, şimdi ne olacak? Değerlendirmelerim sonucu Nokia 770 almamaya karar vermiştim zaten. Yeni Palm ürünleri de benim için değil. Ufukta Windows Mobile (ya da her ne ise ismi) kullanıcılığı da görünmediğine göre... evet, doğru tahmin ettiniz, PDA kullanmadan hayatımı sürdürmeye çalışacağım. Yedi yılın ardından ilginç bir deneyim olacak, ama teknolojinin tutsağı olmak yerine teknolojiyi tutsak etmek yolunda anlamlı bir adım gibi duruyor açıkçası. Göreceğiz nasıl gidecek. Gelişmeleri (bir şeyler olursa) duyururum...

13 Temmuz 2006, Perşembe @ 22:51

Pardus 1.1 Alpha
Bir süredir geliştirici bloglarından da takip edebileceğiniz gibi Pardus 1.1 sürümünün ilk alpha denemelerini yayınlamaya başladık. Aslında "başladık" diyerek biraz haketmediğim şekilde kredi alıyorum kendime, çünkü uzunca bir süredir projenin teknik yönetiminde sıradan bir geliştirici, hatta kullanıcı kadar söz sahibiyim. Kararları sevgili Barış Metin teknik direktörlüğündeki geliştirici takımı alıyor ve uyguluyor.

Pardus 1.1, sürüm numarası sizi yanıltmasın, teknolojik açıdan son derece üstün bir işletim sistemi. İçerdiği yenilikleri burada, burada ve burada görebilirsiniz. Her alpha sürümünde doğal karşılanacağı gibi bazı sorunlar çıktı ortaya (ki zaten bu sorunlar asıl sürümden önce ortaya çıkabilsin diye yayınlanıyor alpha sürümü) ve hızla gideriliyorlar. Bu günlerde alpha2 yayınlanacak, uzunca bir test süresi sonrasında da beta ve kararlı sürüm!

Alpha için gösterdikleri çaba, sonuçta çıkan ürünün kalitesi, ufak hataları çözerken izledikleri makul ve akılcı yaklaşım ve şu anda aklıma gelmeyen diğer şeyler için çekirdek ekibe teşekkür ve tebriklerimi buradan iletmek istiyorum: Başta teknik direktörümüz ve YALI ana geliştiricisi Barış Metin, ÇOMAR ana geliştiricisi Gürer Özen, PiSi ana geliştiricileri Faik Uygur ve Eray Özkural, paket dehası Çağlar Onur, CD sihirbazı Onur Küçük, OpenOffice ve KDE gurusu İsmail Dönmez, grafik üstadımız Umut Pulat, kurulum ve demo adamımız A. Erdinç Köroğlu, web 2.0 ve Ajax ajanımız Gökmen Göksel, arayüz programlayıcımız Bahadır Kandemir, dış (hayli dış, yurtdışı) ilişkiler ve Türkçeleştirme şefimiz Görkem Çetin, web editörü ve camia ilişkileri şefimiz Koraaay Lökeerrr, zemberek ustamız M. Dündar Akın... (isim sıralaması belirsiz bir kritere göre yapılmıştır, unvanlardaki hatalar ve eksiklikler tamamen müellife aittir) ve tabii ki sürüme adını veren, lambda kralı, bas hocam, ekibin fotoğraf hocası sevgili A. Murat "meren" Eren... Bunu kaçıncı kez yazıyorum bilmiyorum, ama birlikte çalışmaktan inanılmaz keyif aldığım, harika bir ekip. Ötesi, Pardus, UEKAE, TÜBİTAK ve Türkiye için büyük bir kazanç, büyük bir fırsat! Sizleri seviyorum be çocuklar...

Son teşekkür, tabii ki her zaman olduğu gibi, paket derleyen, test yapan, hata raporlayan, çeviri yapan, bizi eleştiren ve yönlendiren geliştiricilerimize, katkıcılarımıza, gönüllülerimize ve kullanıcılarımıza gidiyor. Aşkla geliyoruz, bunu artık herkes biliyor!

Yürü Pardus, kim tutar seni!

13 Temmuz 2006, Perşembe @ 18:48

Muhasebe: Pardus

Başka bir şeyin peşindeyken şu günlük yazım ile karşılaştım. Biraz geç de olsa yıllık muhasebeyi yapayım.

Neler yazmışım:

Gelecek Şenlik'te neler göreceğiz? Büyük olasılıkla çok daha yoğun ilgi uyandırmış Pardus Kurulan CD elimizde ve dizimizde olacak tabi ki! En azından bir kamu kuruluşunda büyük çaplı bir Pardus kullanımı göreceğiz, belki bazı özel sektör kuruluşlarında da. Bir elin parmaklarını geçen sayıda iş ortağı (sistem bütünleştirici, donanım üretici / satıcı, yazılım geliştirici, eğitim kurumu, vb.) ile başarı öyküleri oluşturmaya başlamış olacağız. Büyük olasılıkla Pardus Sunucu yayınlanmış ya da yayınlanmak üzere olacak. Tüm memlekette binlerce bilgisayara Pardus yüklenmiş olacak, her köşeden destek postaları alıyor olacağız.

Evet, Pardus (Kurulan CD) 1.0 yayınlandı, hatta 1.1'in alfa öncesi deneme sürümünü getirdik şenliğe. 1-0. Pardus kullanan kamu kurumu sayısı şu anda 0, bir kaç yerel girişimi saymazsak. Ama pek önemli şeyler pişiyor mutfakta... Yine de 1-1. İş ortağı sayımız yalnızca 1 şu anda, onu da henüz duyurmadık. Ama bu konuda da gelişmeler var. Netice yine de 1-2. Pardus Sunucu için neredeyse bir altı ay var önümüzde, 1-3. Tüm memlekette binlerce, belki onbinin üzerinde bilgisayarda Pardus kullanılıyor, destek postaları gani! Bu bizden, 2-3.

Netice: Mağlubiyet! Daha doğrusu planlama ve gerçeklemede yanlış hesap. Bu sene sonunda sanırım tüm yediğimiz golleri kaleden çıkaracağız. Ama işler umduğumuz kadar hızlı ilerlemiyor.

Öte yandan geçen sürede yapılanlara (ÇOMAR'ın tümüyle yeniden yazılması, PiSi'nin son derece ciddi elden geçmesi, bu teknolojilerin gittikçe daha anlamlı kullanılır hale gelmesi, Pardus 1.0'dan Pardus 1.1'e sağlanan ilerleme, vb) bakınca aslında "mağlup" olmadığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Sorun yalnızca muhasebeleştirme ve hesap sisteminden kaynaklanıyor.

Aslında aşkla geliyoruz... Pek yakında!

02 Haziran 2006, Cuma @ 22:15

Müjde!

Pardus projesi ve benim ile ilgili bir müjdem var: Bir buçuk yılı aşkın süredir yürütmekte olduğum Kamu SM projesindeki tüm görevlerimi bugün itibarı ile ilgili birim yöneticisi arkadaşlara devrettim. Artık zamanımın tümünü Pardus projesine ayırabileceğim. Bir haftalık tatil sonrasında hepinizin hoşunuza gidecek yeni girişimlerle karşınızda olmayı planlıyorum. Hayırlısı...

Kamu SM projesini birlikte yürüttüğümüz, kimi zaman hedefe kilitlenip sabahladığımız, kimi zaman fikirlerimizi bağıra çağıra çatıştırdığımız tüm arkadaşlara buradan bir teşekkür göndermek isterim: İyi iş çıkardık çocuklar! Bayrak artık sizde, daha ilerilere taşıyın...

02 Haziran 2006, Cuma @ 21:47

Tek Yol ...

Önümüzdeki hafta bir "erken tatil" operasyonu için yurtdışında olacağım. Oldum olası uzun tatillerden hoşlanmam, yazın ortasında üç haftalık koca bir boşluk anlamlı gelmez; ikinci hafta dönesim gelir. Ben de çözüm olarak tatilimi parçalara bölüyorum, her ne kadar iş yerimin tatil politikalarına tam uymasa da.

Neyse, dediğim gibi, yurtdışında olacağım. Bu da doğal olarak vize almamı gerekli kılıyor. Memleket dışına çıkmaya başladığım zamanlarda İtalya vizesiz kabul ediyordu Türk vatandaşlarını benim anımsadığım, sonrasında o da kalktı ve burnumuzu uzatsak izin almak zorunda kalıyoruz. Bir de pahalı vizeler, iki memlekete uğrayacağız, iki kişiyiz, pasaport uzatmalar, yurtdışı har(a)çları, vize ücretleri, ... şimdiden zaten bir haftalık tatil parasını harcadık; ama daha havaalanına bile erişemedik.

Yine dağıtmayayım, vize işlemleri sırasında görüyoruz ki (ki bunu yıllardır görüyorduk zaten, yeni keşif değil) bizi adam yerine koyan yok pek. Ne kadar nazik de olsalar "onlar" patron, bizim İngiliz deyimi ile behave etmemiz, yani uslu durmamız gerekiyor. Vize işlemlerinde görev alan memleketim vatandaşları dahi bir üstünlük havasında... Buna mı deniyordu "manda", yanlış mı anımsıyorum?

Böyle vize kuyruklarında itilip kakılmamak için güçlü olmalısınız, kişi olarak değil, ülke olarak güçlü olmalısınız. Bunun için de üretmeniz gerekli, özellikle bilgi üretmeniz. Teknoloji üreten, ayakları yere sağlam basan, bu sağlamlığı düzgün bir şekilde vatandaşları arasında paylaştıran ve bu vatandaşları insan yerine koyan herhangi bir ülkeye böyle vize, sıra, formalite, ... işkenceleri çektiremezler. Çektirmeye kalksalar bile sakil durur. Ama siz size verilenle yetinir, üretmez, kazandığınızı da saçma sapan bir şekilde paylaşırsanız elin oğlu-kızı da, onların işinde çalışan kendi vatandaşların da sana büyüklük taslar.

İlk yurtdışına çıktığımdan bu yana 20 yıl oluyor neredeyse. Sorunlar ve çözümler hala aynı! Bakalım 20. yüzyılda kendi yarattığı ve empoze edilen sorunlarını çözmekte son derece başarısız olan Türkiye 21. yüzyılda bu konuda bir atılım gösterecek mi? Ümitliyim, gençlere güveniyorum...

Sonuçta, on günlüğüne yokum. Hem de cep telefonlarımdan birisi dışında herhangi bir elektronik alet taşımayacak şekilde yokum. Biliyorsunuz, fotoğraf işini Zenit'im ile halledeceğim. Dizüstüm ve Palm'ım ise evde kalacaklar. Geleceği teknolojide gördükten sonra böyle teknolojisiz bir tatil nasıl işleyecek bakalım, dönüşte anlatırım...

01 Haziran 2006, Perşembe @ 09:33

Filme Elveda!

Dün bir sürü koşuşturmacanın arasında zaman bulup Hayyam Pasajı'na uğradım ve Zenit (Revueflex) E makineme iki yeni (kullanılmış tabii) lens aldım: Argus Cintar 28 mm/2.8 ve Revuenon Special 135 mm/2.8. Her ikisi de Japon yapımı, makul parçalar gibi duruyor. Yavaş yavaş denemeye başladım, göreceğiz. Gelecek haftasonunda çıkacağım bir haftalık tatile yalnızca bu set ile gitmeyi planlıyorum. Sonuçlardan sizi haberdar ederim. Ha, bu arada Balat avımızın sonuçlarını aldım, pek etkileyici değiller :-( Bu işin kolay olduğunu söylemedim zaten, ben bu işin çabalamasını seviyorum; ama sonuçta da başarılı olurum umarım...

Bu arada, film tutkunları için hiç de iç açıcı olmayan haber bugün ortalığa yayıldı: Nikon'dan sonra Canon da filmli fotoğraf makinelerinin üretimini durdurmayı düşünmeye başlamış. Ocak ayında yapılan bir açıklamaya göre Nikon amiral gemisi F6 ve tümüyle mekanik FM10 dışında filmli makine üretimini durdurmuş durumda. Canon da büyük olasılıkla EOS 1 dışında aynı yolu izleyebilir. Tek avuntumuz bu gelişmenin tam çerçeve sayısal fotoğraf makinelerine olan talebi ateşlemesi ve Canon'un EOS 5D'yi izleyecek makul fiyatlı modellerini daha erken piyasaya çıkarması...

Not: Fotoğraf, lens hariç sevgili Zenit'imin temsili resmi. Alfred's Camera Page'den alınma...

26 Mayıs 2006, Cuma @ 21:05

Ulusal İşletim Sistemi?

Pardus projesinin başından bu yana ulusal güvenlik konusuna vurgu yapıyoruz. Görev kritik noktalarda kullanılan sistemleri eğer siz yapmıyorsanız açık sistemler kullanmanızın yararlı ve hatta gerekli olduğunu vurguluyoruz. Kimi dinleyenlere bu söylediklerimiz gereksiz komplo teorileri gibi geliyor olabilir, zaman zaman ben bile "abartıyor muyuz?" diye düşünmeden edemiyorum. ABD'den bir Cumhuriyetçi milletvekiline göre abartmıyormuşum, şu habere bir göz atın:

WASHINGTON - ABD Dışişleri'nin Çin hükümetinin ortak olduğu Kuzey Carolina merkezli Lenovo şirketinden aldığı 16 bin bilgisayar sorun yarattı. Temsilciler Meclisi'nde Dışişleri harcamalarıyla ilgili komitenin başkanı Cumhuriyetçi Frank Wolf, Pekin'in bilgisayardaki işletim sistemlerini kullanıp casusluk yapacağını öne sürdü. Wolf, bilgisayarların 900'ünün gizli çalışmalarla elçiliklerde kullanılacağını anımsattı. Dışişleri, yüzde 28 hissesi Çin hükümetine ait olan Lenovo'dan alınan bilgisayarların gizlilik arz eden işlerde kullanılmayacağı garantisi verse de Wolf, alışverişten tamamen vazgeçilmesini istiyor. Suçlamayı 'haksızlık' diye reddeden dünyanın üçüncü büyük PC üreticisi Lenovo, geçen yıl IBM'in PC bölümünü satın aldıktan sonra kendi merkezini de Çin'den ABD'ye taşımıştı. (afp, ap)

20 Mayıs 2006, Cumartesi @ 11:00

Şenlik, vs

Geçen haftanın ikinci yarısı Pardus ekibi olarak Ankara'da, 5. Linux Şenliği'ndeydik. Gerek Pardus Dünyası ve gerekse Gezegen Linux'ta Şenlik'i değerlendiren arkadaşlar oldu bol miktarda.

Evet, Pardus ekibi olarak iki ödül aldık: En Başarılı Özgür Yazılım Projesi : Pardus ve En İyi Özgür Yazılım : PiSi. İki yıl önceki şenlikte de bir ödül almıştık: Yılın Özgür Yazılım Projesi: Uludağ. Bunun üzerine web günlüğümde bir yazı yayınlamış ve şunları söylemiştim:

Ama aynı zamanda düşündük de! Çünkü Uludağ her ne kadar sıkı bir proje de olsa şu anda -özellikle dışarıdan bakınca- hayli bulanık bir görüntü veriyor. Henüz bir prototip ya da ekran görüntüsü çıkarabilmiş değil ortaya. İlan ettiği takvime uyup uyamayacağı belli değil. Ekibini yeterli büyüklüğe çıkarıp çıkaramayacağı, çıkardığında etkin bir şekilde hedefe yönlendirip yönlendiremeyeceği henüz belli değil. Kısacası, Uludağ henüz emekleme aşamasında.
Uludağ adını bırakıp Pardus olduk epey zamandır, ama tek değişiklik bu değil. Arada biri Çalışan CD, biri tam sürüm iki Pardus çıkardık. Binlerce kişi Pardus kullanmaya başladı. İş geliştirme ve tanıtım için ciddi çalışmalar yaptık. 1.1 sürümü ve Sunucu için sıkı bir şekilde çalışıyoruz. İki sene daha geçsin bakalım, taşlar nerede nasıl yerlerine oturacak...

Şenlik, pek çok kişinin değindiği gibi, tenhaydı geçen yıllara göre. Aslında bence Şenlik, şenlik de değildi. Bir ucu Haklayıcılar Günü'ne (Hackers' Day) uzanan, buna rağmen diğer ucunda hala "Linux Nedir? Yenir mi?" semineri verilen, içine bir de Dernek Genel Kurulu sıkıştırılan bir toplaşmaydı. Yeterince insanı Linux ve özgür yazılım ile tanıştırabildiğimizi sanmıyorum. Öte yandan panellerde neredeyse etkileşim hiç yoktu, askerlik anıları anlattık, ne dişe dokunur bir bilgi paylaşımı, ne bir vizyon çizme... Bir vakıftan bahsedildi kulislerde, LKD'nin ciddi şekilde kontrolünde olacak gibi duruyor, FSF Türkiye gibi duruyor; ama oturumlarda lafı geçmedi, konuşulmadıi tartışılmadı. Şüphe ve çekincelerim var... Genel Kurul'da Yönetim ve Denetleme Kurulları'na aday olabilecek üye bulmak sorun oldu. Ben dahil pek çok Pardus ekibi elemanına da teklif yapıldı, ama hemen hepimiz reddettik. "Koraaay Lökerrrrr" kabul etmek gafletinde bulundu ve neredeyse YK'ya giriyordu; iki yıl içerisinde kurula gireceği garanti bence...

Gerek açılış oturumunda, gerekse "Kamuda Linux" panelinde yaptığım konuşmalarda sektör aktörlerini hazırlıklı olmaya, göç danışmanlığı, eğitim, destek, yazılım geliştirme vb. alanlarda faaliyet göstermeye, bu konularda Pardus ile iş birliğinde bulunmaya çağırdım. Bir ikisi hariç kimse gelip "Birlikte neler yapabiliriz?" demedi. Zaten sektörden fazla kimse yoktu. Kamu çalışanı olarak Anadolu'nun dört bir yanından gelen genç mühendisler vardı, çözüm ve çare peşindeydiler. Bana şirket ismi sordular, "Birlikte arayalım" dedim. Dicle Üniversitesi'nden dört genç açılış sonrasında "Göç danışmanlığı konusunda nasıl sertifika alabiliriz" diye sordular, gençliğe ve Anadolu'ya inancım tazelendi...

Bugün de HP'nin Linux Roadshow'u varmış. Haberim olduğunda toplantı programım dolmuştu çoktan. Enteresan, HP'ci arkadaşlar Pardus'un bu etkinlikte bulunmasına gerek duymamışlar demek. Onu bırakın bir davet e-postası dahi gelmedi, diğer kaynaklardan haber aldım. Oysa önemli iş ortaklarımızdan birisi olmasını beklerdim HP'nin. Bir unutkanlık olsa gerek...

Bugün başta sevgili Barış Metin'in yardımı ile sistemimi Pardus 1.1 Alpha'ya oldukça yakın bir hale getirdim. Ufak tefek problemler var, ama kolay halledilecekler gibi duruyor.

19 Mayıs 2006, Cuma @ 04:35

www.uludag.org
Yorum Yaz

<- ilerigeri ->

Benim hakkımda

Türkiye ve Türkler ağırlıklı genel

Arkadaşlarım