BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


PARDUS 2008'E HOŞ GELDİNİZ.www.pardus.org.tr PARDUS SİZLERİ BEKLİYOR

ORKUN - Oğuz Han ve Vatan
BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


ORKUN

5/1/2006 - Oğuz Han ve Vatan

Oğuz Han ve Vatan


 

Çöl olarak vasıflandırdığınız topraklar benim milletime aittir. Milletime ait topraklar düşmanlarımıza verilemez.

Şüphesiz ki; her milletin feyz aldığı bir tarihi kaynağı mevcuttur. Bu kaynaklarını yok eden milletler tarih sahnesinden silinip gitmeye, yok olmaya mahkumdurlar. Zira, geçmişini bilmeyen nesiller geleceğe yön veremezler. Binlerce yıllık tarihi olan Necip milletimizin feyz kaynaklarından birisi de Oğuz Töresi’dir. Atalarımızın “Her şey kalkar, yok olur ancak; töre kalkmaz, yok olmaz” sözü günümüze kadar bizlere ışık tutmuştur. Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarında hükümdarlık kuran milletimizin yolunu çizen 16 Türk Devletinin temel taşını işte bu töre oluşturmuştur.

Hun Türk İmparatorluğu’ndan Osmanlı Cihan İmparatorluğu’na intikal eden Oğuz Töresi, (Devlet Baba) geleneği sürekli ve Türk Tarihi’nin bir bölümüdür. Nuh Peygamber  (as) yeryüzünü oğulları arasında bölüştürdüğü zaman; büyük oğlu Yafes’e doğu illerini ve Türkistan taraflarını verdi. Yafes Türklerin deyişine göre; Olcay Han diye tanınır. Olcay Han’ın Dhip Yavgu adında bir oğlu oldu. (Dhip; Taht, makam, güç, ereke… Yavgu; Hak önderi, lideri demek) O büyük bir Türk önderidir. Dört muteber ve şöhretli oğlu vardı. Karhan, Orhan, Kürhan ve Karahan. Karahan babasından sonra hakan oldu. O’ndan olana erkek çocuğu dünyaya geldiği zaman, anasının sütünü emmedi. Herkes O’nun hayatından ümidini kesti. Anası bir gün rüyasında çocuğun kendisine bir şeyler söylediğini işitti: “Eğer sütünü emmemi istiyorsan, Bir tek olan Yaratan’a inan, üzerine olan hakkını olduğu gibi farz bil” Anası üç gece üst üste bu rüyayı gördü. O zamanlar bu kavim inançsız olduğu için kadın gördüğü rüyaları kocasına ve yakınlarına anlatmaktan çekindi. Tek başına gizliden gizliye tek Yaratan’a inanmaya devam etti. Ellerini sık sık kaldırıp dua etti: “Ey! Yaratanımız, bari benim gibi biçarenin sütünübu yavrucağın zevkine uydurup tatlı kıl” İşte o zaman Oğuz anasının sütünü emmeye başladı. Bir yıl içinde babası O’nda olgunluk ve asalet emareleri sezmeye başladı. O’nun güzelliği karşısında; ‘Bizim uruğumuz ve kavmimiz bundan daha güzel bir çocuk görmemiştir’ Oğuz bir yaşında iken dillenip konuşmaya başladı. Kendi adını kendisi koydu; “Ben bir otağda doğduğum için adımı Oğuz koymanız gerekir” Oğuz, tüm çocukluğunda tek Yaratan’a dua eder gece ve gündüz O’na yalvarırdı. Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada ve kılıç çalmada tüm çevrede nam saldı. Babası Oğuz’a amcasının kızı Küzhan’ı sözledi. Oğuz kızı evine getirdi. Tek Yaratan’a iman etmesini istedi. Kız bu çağrıyı kabul etmedi. Bunun üzerine diğer amcası Kürhan’ın kızını aldı. Bu kız da çekinerek; “Eğer beni bu konuda zorlarsan meseleyi babana anlatırım. Sonra O seni öldürür” dedi. Oğuz bu kıza da yakınlaşmadı. Bunun üzerine Karahan Oğuz’un her iki kıza da yakınlaşmadığını anlayınca küçük kardeşi Orhan’ın kızını istedi. Oğuz bir  av dönüşü kızla buluşup meramını anlattı. Kız Oğuz’a cevap verdi: “Ben senden bir parçayım, her ne emredersen ona baş eğer, itaat ederim. Nerede senin halkan bulunuyorsa, orası bana kulak, nerede çemberin varsa, orası bana baştır” dedi. Oğuz kızı kendisine eş olarak kabul etti. Oğuz’un ava çıktığı bir gün Karahan toy tertip etmişti. Daha önce evlendirilmek istenen amcasının kızları kendileri daha güzel oldukları halde Oğuz’un son kızı beğenmesini kıskanıp kin ve düşmanlıkla Karahan’a gerçeği anlattılar; “Oğuz bize tek Yaratıcı’ya inanıp, ibadet etmemizi istedi. Biz böyle bir yaratıcı tanımıyoruz. Bu yüzden bize Oğuz yaklaşmadı. Bu kız Oğuz’un istediklerine boyun eğip emirlerine uydu. İkisi de yeni bir yolunu tutmuşlardır” Karahan işin aslını yeni gelinden sordu. Doğruyu öğrenince de Oğuz’u öldürmeye karar verdi. Yeni gelin bir haberciyle avdan dönmeden önce Oğuz’a haber saldı. Oğuz babasının üstüne yürüyerek onu mağlup etti. Ok yarası alan Karahan bu karşılaşmada öldü. Daha sonra Oğuz, putpereslere karşı mücadeleler verdi.

Yukarıda anlattığımız Türk Tarihi’nin millî kahramanı – Türk Devlet geleneğinin temel taşlarını koyan, koyduğu kanunlar Oğuz Türk Töresi olarak ün yapan 16 Türk İmparatorluğunun güç kaynağı, 24 boyun atası Oğuz Han’dır. Türk Töresi’ni disiplin, adalet, ahlâk ve millete hizmet esası üzerine inşa etmiştir. İlk teşkilatlı orduyu kuran Oğuz Han’dır. Yine onlar, yüzler, binler esasına dayalı; on kişilik birlik kumandanına; onbaşı, yüz kişinin kumandanına; yüzbaşı, onbin kişinin kumandanına tümenbaşı ünvanlarını veren Oğuz Han’dır.

Vatan Toprakları Kutsaldır

Doğu komşuları olan Tunguzlar, Hunlar’ın zayıf anından yararlanarak harp vesilesi arama gayesiyle Oğuz Han’dan çok sevdiği atını vermesini isterler.  Beğlerini toplayan Oğuz fikirlerini sorar. Beğler bunun onur kırıcı olduğunu söylerler. Ancak Oğuz; ordunun harbe hazır olmadığını ileri sürerek atının Tunguzlar’a verilmesini emreder. Şirretleşen Tunguzlar, bundan cesaret alarak Oğuz’dan karısını vermesini isterler. Beğlerinin karşı çıkmasına karşılık Oğuz karısının da Tunguzlar’a verilmesini kabul eder. Ama Tunguzlar’ın isteklerinin sonu gelmez. Son kez sınırdaki Kum Çölü’nü talep ederler. Oğuz yine beğlerinden oluşan Kurultay’ını toplar. Beğleri; “Atınızı verdiniz, eşinizi vermeyi de kabul ettiniz. Gerekli olmayan kumluk, çölü vermenizde mahsur görmüyoruz” derler. Bunun üzerine Oğuz Han çok kızar. Beğlerine dönüp; “Hayır, o at benim şahsi malımdı. Sevgili eşim de öyle. Ama çöl parçası olarak nitelendirdiğiniz yerler vatan topraklarıdır. Çöllük de olsa benim milletime aittir” diyerek Tunguzlar’ın tekliflerini reddeder. Israr eden beğlerinin de kafalarını vurdurarak, Beyt-ül Mâl (Devletin ve milletin malı) üzerinde tasarruf edilmeyeceğini gösterir. Daha sonra birliklerini toplayarak Tunguzlar’ın üzerine yürür. Ani bir baskınla onları mağlup ederek egemenliği altına alır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kuruluş yıldönümleri Oğuz Han’ın tarihine dayanarak kutlanır.

Bozkurt’un peşine düşerek süren bir ömür

Oğuz bir gün buz dağı üzerine otağını kurmuştu. Tan yeri ağarırken otağın içerisine güneş doğdu. Nur ışıklar saçıldı. Boz tüylü, boz yeleli büyük bir erkek kurt çadırdan içeriye girdi. Bu nurlar saçan Bozkurt Oğuz’a; “Ey Oğuz, artık ben önde yürüyeceğim” dedi. Oğuz Han bu Bozkurt’un peşinde giderek bir çok diyarları dolaştı. Pek çok akınlar düzenledi. Kurduğu Büyük Hun İmparatorluğu’nun sınırlarını Japon Denizi’nden Volga Irmağı’na kadar genişletti. Çinlileri mağlubiyete uğratarak zaferler kazandı. Oğuz Türk boylarını bayrağı altında topladı. O’na o zamanlar ‘Tanrıkut’ ismini taktılar. Yani; göklerin kuvveti demektir. Oğuz’un altı oğlu oldu; Günhan, Ayhan ve Yıldızhan’ı doğuya, üç küçük oğlu; Gökhan, Dağhan ve Denizhan’ı batıya doğru gönderdi. İmparatorluğunu oğulları arasında paylaştırdı. Ordusu o kadar disiplinli ve muhteşemdi ki; atların rengi yönlere göre değişikti. Büyük Türk Hun İmparatorluğu 1 milyon km2’yi aşan topraklara sahipti. 436 yıl bu büyük hükümranlık devam etmiştir.

 

 
Yorum Yaz

<- ilerigeri ->

Benim hakkımda

Türkiye ve Türkler ağırlıklı genel

Arkadaşlarım