Gazeteler, televizyonlar, radyolar, internet siteleri ve vesaire...
Her yerde Dengir Mir Mehmet Fırat ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun yarınki tartışmasının haberi var...
Medya bu tartışmaya düello adını taktı.
Ne kazananın ne de kaybedenin olacağı bir düello olur mu hiç?
O tartışmadan sonra taraflardan herhangi birinin mağlubiyeti kabul edeceğine ya da söyledikleri gibi siyasetten çekileceğine inanan var mı?
Fenerbahçe ve Galatasaray şampiyonluk düğümünün çözüleceği bir maça çıkmıyorlar,yani düdük çaldığında bir skor levhası ya da sonuç olmayacak.
Aslında bir sonuç olsa bile benim için bunun pek bir önemi yok.
Son iki gündür benim aklımda "Naciye Teyze" ve torunu var.
Şirinevler'de Halk Ekmek'in oluşturduğu mobil büfelerden birinin önündeki kuyrukta bulmuş onu Milliyet muhabiri Ümran Avcı.
Verilen kumanyayı yarın torunun beslenme çantasına koyacağını anlatmış Naciye Teyze.
Sonra 63 yaşında olduğunu da...
Adını sorunca Naciye demiş...
O ana kadar sessiz kalan torunu çocuk saflığıyla hemen atılmış:1Ama senin adın Naciye değil ki..."
"Sus sen" demiş "Naciye Teyze"...
Her annane gibi torununa yalan söylememesi için öğütler veren Naciye Teyze bundan sonra ne yapacak?
Yaşına aldırmadan saatlerce kuyrukta beklerken,bir tanıdık çıkmasa bari diye
endişelenirken o utancı kaç kere daha yaşayacak?
Peki ya o torun,o ne düşünüyor ve düşünecek acaba?
Bir yanda annaneyi mahçup etmenin utancı diğer yanda o yardım sırasında olmanın neden ayıp birşey olduğunu anlama çabası ve vesaire...
Bundan daha ağır sorular olabilir mi?
Ya da hangi düello bu soruların cevaplarını verebilir ki?
Perşembe "düello" var,hepimiz onu bekliyoruz...
Naciye Teyze, Cuma günü sıraya girdiğinde, düellonun galibi kim oldu diye mi merak edecek yoksa sıra bana gelinceye kadar kumanya biter mi diye mi?
ASALIM, YETMEZSE KURŞUNA DİZELİM
Bir yerde yaşamanın oraya ait olmaya yetmediğine inananlardanım.
Aksi olsaydı Almanya'da Türk mahalleri ya da Kuzey Kıbrıs'ta "Türkiyeli" mahalleri olmazdı.
Bugün size buralı olmanın bedelini ödettiğimiz Michael Dickinson'un başına gelenleri anlatacağım.
Michael Dickinson,22 yıldır İstanbul'da yaşayan bir İngilizce öğretmeni ve kolaj
sanatçısı.
Maaşını alıp,keyif çatmak ya da İstanbul manzaralı resimlerinden kolajlar yapmak yerine,yaşadığı şehrin ve ülkenin gerçekleriyle uğraştı,taraf oldu.
Başbakan Erdoğan'ın 2005 yılında Penguen'de yayınlanan karikatür nedeniyle tazminat davası açmasına kızan ve bir savaş karşıtının yargılandığı duruşmada yaptığı karikatür kolajını açan Dickinson,önce tutuklandı sonra da iki yıl hapis cezası istemiyle hakkında dava açıldı.
Bu Perşembe günü Dickonson Kadıköy'de bir kez daha hakim karşısına çıkacak.
Şu ana kadar olup bitenler Türkiye'de pek konuşulmadı ama AB Komisyonu yetkilileri dosyanın kapatılması için Ankara'ya baskı yapıyorlar.
Diğer yandan aralarında Noam Chomsky'nin de bulunduğu 500 civarında "aydın" ve sanatçı Türkiye'deki ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldrılması için açılan kampanyaya destek verdi.
Önce şunu söyleyeyim;Dickinson'un yaptığı ve Erdoğan'ı Bush'un köpeği olarak
gösteren kolaj çalışmasını beğenmedim.
İkincisi,Brüksel'in ifade özgürlüğü çabalarını anlamakla birlikte tek tek davalarla
ilgilenmesinden de hoşlanmıyorum.
Tüm bunlara karşın Michael Dickinson'un hapis cezası istemiyle yargılanmasını da doğru bulmuyorum.
Amerika'da Bush,İngiltere'de Blair ya da Almanya'da Merkel için çizilen
karikatürlere dair iyi kötü fikrim var.
O karikatürlere eminim Bush,Blair ya da Merkel de kızıyordur ama o ülkelerde yasalar karikatüristlerin çizdiklerinden dolayı hapse atılmasını öngörmüyor.
Onlar bu tür meseleleri "ifade özgürlüğü" başlığı altında çözmüşler.
İfade özgürlüğü deyince aklıma geldi,bizim memlekette CHP'li "demokrasi elden
gitmesin" diye AKP'ye karşı olduğunu söylüyor.
AKP'liler ise "darbe olmasın,demokratikleşme süreci devam etsin" diye CHP'ye karşı olduklarını anlatıyorlar.
Yani lafa gelince herkesin derdi demokrasi...
Gerçekteyse bizim memlekette herkes kendi savunduğu fikir için ifade özgürlüğü istiyor.
Bir AKP'li bir CHP'linin ya da bir CHP'li bir AKP'linin fikrini dile getirmesinin
mücadelesini verinceye kadar biz daha çok adam yargılar,çok adamı mahkum ederiz...
ozaysendir@haberturk.com
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=99661&cat=110&dt=2008/09/26
|