Tanıtım
Güncel Konulara Çapraz Bakış, şiir, fotoğraf, öykü, n'aaakış,
Baglantılarım
*
*
*
*
|
Mumcu'dan Erdoğan'a veryansın
Çok büyük umutlarla başlayan bir Meclis döneminin endişelerle ve korkularla noktalandığını belirten Mumcu, Meclis'te Anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip bulunan AKP hükümetinin 5 yıl boyunca, bu avantajını değerlendiremediğini ve şimdi iktidar değilmiş gibi davrandığını söyledi. Hükümetin işbaşına geldiğinde 3 yıl istediğini, yoksulluk ve yolsuzluğun ortadan kalkacağı iddiasında bulunduğunu hatırlatan Mumcu, “İşsizlik artarsa yoksulluk ortadan kalkar mı? Hayır. Peki bu hükümet yolsuzluğu ortadan kaldırmak için bir şey yapmış mı? Hayır. Cumhuriyet tarihinin yolsuzluğa en fazla bulaşan hükümeti budur. Savcıların baskıdan kurtulacağı, yargının delil toplayacağı günler gelecek ve bunlardan hesap sorulacak. Sürekli alavere-dalavere. Özelleştirmelerde, İmar'da, belediyelerde haddi hesabı olmayan yolsuzluklar... Bütün bunların hesabı sorulacak. Hesap günü yaklaşmış olmalı ki hükümet ve hükümetin başı müthiş bir telaş içinde sağa sola saldırıyor” dedi.
'Adayım kardeşim Abdullah Gül' demek demokrasi, Cumhurbaşkanını halka seçtirmek demokrasi değil, öyle mi... Ağzına demokrasi lafı alırken azıcık saygılı olur insan. Gelin bu Anayasayı değiştirelim diyen biz değil miyiz? İki sene önce 'Cumhurbaşkanını halk seçsin ne gerekirse yaparız' diyen benim. Kimse ciddiye olmadı. Şimdi bize geldiler” dedi. Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde kendisine yaptığı ziyarete de değinen Mumcu, şunları söyledi:
“Meclis'e gelecek misiniz dediler, adayınız belli mi diye sorduk. Ama kız istemeye geliyorlar, soruyoruz hangi oğlunuza alacaksınız diye. Belli değil hangi oğullarına alacakları. Gelin halk seçsin dedik. Başbakan, bu mümkün değil dedi. Türk demokrasisi üzerinde Anayasa mahkemesi içtihadı bulundurmayın dedik bizi dinlemediler. Sonunda Gül'le birlikte birkaç isme daha aday olma şansı tanıyın. Muhalefete sizin emrettiğinizi yapmaya mecbur bir robot gibi davranmayın. Şimdi bu millete bunu demokrasi diye satarken hangi vicdanla yapıyorlar. Memlekette bu adayın belirlenmesinde demokrasinin işlediğine inanan bir Allahın kulu var mı?”
|
 Saat ve Tarih:
12:43
,
1/6/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
O - K - U !
K A R A V A N A ' YI OKUMALISIN,
GÜLMEK - DÜŞÜNMEK İÇİN...

HANİ YA,
BİLEN BİLMEYENE ANLATSIN Bİ YOL 
Bu siteleri de bi dolaşın derim...
|
NE GÜZEL Bİ "KÖŞELİ JETON" BU...GEÇ DE OLSA,DÜŞÜYOOO
Şener: "Bana göre yeter sayısı 367 değildir"
ANKARA (İHA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, Başbakanlık Merkez Bina'dan ayrılırken gazetecilerin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile ilgili sorusunu cevapladı. Şener, 'Bu karar sizin için sürpriz oldu mu?' sorusuna, "İhtimaller sürpriz olmaz. Bana göre toplantı yeter sayısı 367 değildir. Benim yorumum böyledir" karşılığını verdi.
ama,bazılarında JETON durmuyooo
|
PAROLA YOLSUZLUK-ŞİFRE UNAKITAN
BU GÜN SİZLERE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE DERNEĞİ BAŞKANININ BİR DUYRUSUNU SUNUYORUM!!!
Bugün için yolsuzlukla mücadele konusu, tek başına hiçbir kuruma veya kuruluşa bırakılamayacak kadar önemli bir husustur. Başarıya ulaşmak için demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan, Yasama, Yürütme, Yargı erklerinin yanı sıra medya ve sivil toplum kuruluşlarının hep birlikte , Milli bir mutabakat çerçevesinde mücadele etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle aşağıdaki yolsuzlukla mücadele acil eylem planımıza siyasetçilerimizin, basınımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın sahip çıkmasını bekliyoruz. YOLSUZLUKLA MÜCADELE DE ACİL EYLEM PLANI Abdullah Çavuş Yolsuzlukla Mücadele derneği Başkanı www.yolsuzluklamucadele.org acavus@yolsuzluklamucadele.org Yolsuzluk, son yıllarda Dünyanın gündemini işgal eden en önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
|
|
|
| |
Alternatif Haber Kaynağı
gözlerden uzak tutulan, susturulan, çarpıtılan "GERÇEKLER"in Dili

|
Biliyor muydunuz?! www.kuvvaimilliye.net
Kara, demir ve hatta Deniz yolu...*Türkiye'de demiryolu yerine Karayolu tasimacılığının tercih edilmesinin, ABD'nin yaptığı Marshall yardımının bir şartı (kriteri) olduğunu,
29 Nisan 2007 Pazar 19:44
|
|
*Türkiye'de %95 olan kara yolu taşımacılığının payının; ABD'de %43 olduğunu,
(St, tse.mart 2002)
*Türkiye'nin ulaşım ana planı olmadığını,
*2050 yılında, Japon uzmanların yaptığı çalışmaya göre, Ankara İstanbul
arasında yılda 60 milyon yolcu taşınacağını,
*Mevcut durumdaki, Ankara-İstanbul demiryolu hattının Abdülhamit zamanında
725 km. olarak yapılmış olduğunu,
*Abdülhamit zamanında yapılan demiryolunun,yolu yapan yabancı şirketler
tarafından, demiryolunun geçtiği yerlerdeki maden imtiyazı hakkından
yararlanmak için bilinçli olarak uzatıldığını, Atatürk'ün 1936 yılında bu
yolun düzeltilmesini istediğini,
*İstanbul,Ankara arasında elektrikli tren projesinin 1959 yılında
hazırlandığını,
*1976 yılında Demirel tarafından 411 km olarak ihalesi yapılan
Ankara-İstanbul hızlı Tren hattının % 40'ının tamamlandığını, ancak bunun
bitirilmesinin engellendiğini, Mesut Yılmaz'ın bu hattı tamamlamayacağız
diye bir açıklaması olduğunu ve iktidar olduğu yıllarda da bu hattın
tamamlanması için çalışma yaptırmadığını,
*8 Haziran 2003 tarihinde AKP'nin Ankara-İstanbul hızlı tren hattını
tamamlamak yerine, Abdülhamit zamanından kalan 725 km. lik hattı modernize
edecek şekilde Alarko ile ortak İspanyol şirketiyle bir anlaşma
imzaladığını,
*Bu hattın Akara-Eskişehir arası için 600 milyon dolarlık bir harcama
yapılacağını ve bu projenin hızlı tren ile bir ilgisi olmadığını aksine
hızlı treni engellemek için bir aldatmaca olduğunu,
*Ankara-İstanbul arasında, Prof. Dr İlyas Yılmazer'in bir elektrikli demir
yolu projesi hazırlamış olduğunu. Bu projeye göre 395 km. olacak olan demir
yolunun, boru tipi türbin ile Mudurnu çayından elde edilecek elektrikle
bedava enerji ile çalışacağını ve bu bedava enerji ile günde 96 sefer
yapılabileceğini,
*Atatürk zamanında 4075 km. demiryolu yapıldığını, bundan sonraki 65 yılda
ise sadece 1510 km. demiryolu yapılabildiğini,
*1950 yılında %50 oranında olan demiryolu taşımacılığının, 2003 yılında %5 e
düştüğünü,
*Tokyo'da yüksek hızlı trenlerin (200 km/s), 1964 yılında çalışmaya
başladığını ve bu güne kadar bu trenlerin hiç kaza yapmadığını,
*İzmir-Denizli arasının (300 km) 27 yıl önce otobüs ile 5, Trenle 6 saat,
günümüzde ise bu mesafenin otobüsle 3,5 saat trenle yine 6 saat (ort. hız 50
km /saat) olduğunu,
*ABD, Fransa ve Japonya'da 450 km/s hız yapan trenlerin hava yolu
taşımacılığı ile rekabet ettiklerini, (St, TSE.mart 2002),
*600 km/s hız yapan elektrikli trenlerin artık kullanılmaya başlandığını,
800 km/s hız yapan elektrikli trenlerin ise deneme aşamasında olduğunu,
*Türkiye'de yılda 10-12 bin kişinin trafik kazalarında öldüğünü, (St,
tse.mart 2002),
*Türkiye'de % 7 si trenle yapılan taşımacılığın, elektrikli trenle yapılan
taşıma olarak %30 çıkarılması durumunda, yıllık 36 milyar dolar tasarruf
edileceğini, (Prof. Dr. Atıf Ural),
*AKP'nin acil eylem planında söz konusu olan 15 bin km. yolun,
yapılabilirlik (fizibilite) çalışmasının, jeolojik ve jeofizik etütlerinin,
şehir içi geçiş planlarının, bilimsel değerlendirmesinin olmadığını, (Prof.
Dr. Atıf Ural),
*Tarsus-Adana-Gaziantep arasında yapılan yolun, keşif bedelinin, 360 milyon
dolar, keşif uzunluğunun 243 km, öngörülen bitiş tarihinin 1991 yılı
olduğunu, ancak bu yolun 258 km olarak, 2001 yılında 4,2 milyar dolara
bitirildiğini (Prof. Dr. İlyas Yılmazer),
*Otoyolların geçtiği alanların, on kilometre sağ ve on kilometrede solunun,
kirlilik nedeniyle tarım alanı olmaktan çıktığını,
*Türkiye'nin en verimli ovalarından biri olan İzmir Menemen Ovasının
ortasından, otoyol geçirmek için proje hazırlandığını, otoyolun ovanın 4 bin
dönüm arazisini yok edeceğini,
*Otoyolların verimli ovalar içinden geçirilmesinin Türk tarımını yok etme
planının bir parçası olduğunu,
*Ovanın içinden geçen karayolları kenarlarındaki bağlardan ihraç edilen
üzümlerin, zararlı madde bulunduruyor olmaları nedeniyle iade edildiğini,
*Taşımacılığını %95 oranında karayolu taşımacılığı ile yapan Türkiye'nin,
kaza sayısında 195 ülke arasında 12. Olduğunu,
*Trafik kazalarının 4 yıllık zararının, 25 trilyon olduğunu (2002),
*Yüksek hızlı demiryolunun km. maliyetinin 1.4 milyon dolar ömrünün 30 yıl,
bölünmüş yolun km. maliyetinin 1.5 milyon dolar, ömrünün 15 yıl olduğunu
(Prof. Dr. İlyaz Yılmazer),
*Ankara-İstanbul arasındaki yolda yapılan bolu tüneline (25 km) harcanan
para ile, Ankara-İstanbul arasını 1,5 saate indirecek demiryolu
yapılabileceğini, bu demiryolunun tüm enerji ihtiyacının, Mudurnu çayından
karşılanabileceğini (Prof. Dr. İlyaz Yılmazer),
*Bolu tünelinin Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde olduğunu, trilyonarca para
harcanan bu tünelin soğuk hava deposu olarak kullanılacağını,
*Türkiye'de Avrupa'daki toplam sayıdan daha fazla, otobüs ve kamyon
olduğunu,
*Avrupa ülkelerinde, elektrikli trenle yük taşımacılığının en düşük olduğu
ülkede, bu oranın % 60, yolcu taşımacılığında ise en düşük oranın % 80
olduğunu,
*Japonların yaptığı araştırmaya göre, karayolu taşımacılığının, deniz yoluna
göre %166 daha pahalı olduğunu (St, tse.mart 2002),
*1 km. karayoluna yapılacak harcama ile 5 km. demiryolu yapılacağını,
*Karayolunda 5 ila 10 birim harcanarak taşınan yükün, demir yolunda 1 birim
harcanarak taşındığını,
*Ülkemizde, deniz yolunun yük taşımacılığındaki payının % 0.3 olduğunu
(2002),
*Demiryolu ulaşımının, komünist ülkelerin tercihi olduğunu öne süren
Özal'ın, Türkiye'de cumhurbaşkanlığı yaptığını,
*Gaziantep-Adana arasında 4,5 milyara yapılmış olan çift yolun, günde 25 bin
araç trafiği için ekonomik olduğunu, ancak bu yolda günde sadece 2.500 araç
trafiği olduğunu,
*İstanbul-Ankara arasını 3 saat, Ankara-Mersin arasını da 3 saatte alacak
olan bir demiryolu yapılsa bunun maliyetinin 4 milyar dolar olacağını,
*300 milyar dolar olan dünya deniz taşımacılığından, Yunanistan 60 milyar
dolar pay alırken, bizim ise 2,5 milyar dolar dahi pay alamadığımızı,
*Batum'dan Hopa'ya bir TIR'ın 3 bin dolar, bir vagonun 2500 dolar taşıma
ücreti aldığını, bir vagonun 3 TIR'ın taşıdığı yükü taşıdığını (2003),
*Ulaşım, enerji, eğitim gibi temel politikaları yanlış olan bir ülkenin
kalkınamayacağını
BİLİYOR MUYDUNUZ?
|
MySpace
| |
Saat ve Tarih: 01:59 , 7/12/2006 Bulundugu yer: |
|
 Saat ve Tarih:
08:32
,
1/5/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
ULUS'A BOMBA ! Başkent'imize saldırı !
Orhan ERDİL -- Kelle alan ve kelle veren
Türkiye geçtiğimiz hafta içinde bölücü teröre verdiği kayıplarla sarsıldı. Geçmişinde Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği militanlığı bulunan, sonra da PKK’ya “intibak ettiği” ortaya çıkan Güven Akkuş isimli bir canlı bombanın Ankara Ulus’ta Anafartalar Caddesi’nde gerçekleştirdiği katliamdan bir gün sonra Güneydoğu’dan acı haber geldi. Altı vatan evladı kahpece kurulan bir pusu sonucu şehit düştü. “Sayın Öcalan”ın örgütü, Türkiye’yi yasa boğacak “kelleler” almayı sürdürüyor.. Peki bunca tedbir ve dünyanın en güçlü ordusuna sahipken neden hala şehit veriyoruz? Bu sorunun cevabı, sorunun cevabına ilişkin alınacak tavırda bulunmaktadır. Eğer dünyanın en azılı katili birilerinin zihniyet dünyasında “sayın” ise 10 milyon askerle mücadele etseniz de kayıplar vermeye devam edersiniz. Bu durumda “sayın”ın kolları sadece Kandil veya Cudi dağlarında değil, Ankara’nın en önemli organlarında da “bir şeyler” yapması gibi zorunlu bir sonuç ortaya çıkar. Milletin asırlardır bilinçaltında “Peygamber Ocağı” dediği TSK, birilerinin bilinçaltında “ilk fırsatta tasfiye edilmesi gereken en büyük düşman” olarak görülüyorsa Ankara’nın göbeğinde bombaların patlaması için “sayın”a gerek yok demektir! Büyük şair Yahya Kemal’in; “Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,
SEÇİM YAKLAŞIRKEN...
BELLEKLERİNİZİ Bİ YOKLAYIN...!
10.05.2007
Seçim anketleri başladı
Değerli okuyucularım, ilk anketi Tandoğan ve Çağlayan'daki mitinglere katılanlara uygulamışlar. Soru şu: "Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?" Cevaplar ilginç. Büyük çoğunluk "CHP'ye" veya "DSP'ye" demiş. Bazı "çok akıllı" köşe yazarlarımız ve medya yorumcularımız da şu sonucu çıkarıyorlar:
ÇOK SIĞ YORUM
"Bu kalabalıkları bu kadar büyütmeye gerek yok. Bunlar zaten CHP'ye ve DSP'ye oy veren seçmenler."
Ne sığ bir yorum. Anketçi bir de, "Geçen seçimlerde kime oy vermiştiniz?" diye sorsa, önemli bir bölümü belki de "AKP'ye", ya da, "Oy kullanmadım" yanıtını verecekti. Yani, geçen sefer sandığa gitmemiş ya da AKP'ye oy vermiş seçmenin şimdi fikir değiştirmiş olabileceği akıllarına gelmiyor.
Halbuki fikir değiştirmek için çok neden var. Öncelikle, düşünülmeden söylenmiş sözler, kırılmış potlarla başedilemedi.
AKP liderleri, çok sert ve aceleci çıkışlar yaptı:
"Şeyini şey ettiğeimin şeyi", "İnadına aday oldum", "Cumhurbaşkanı dindar olacak."
Söylenmiş bu türten sözlerin tahribatı engellenemedi.
Diğer taraftan ülkenin yönetiminde ciddi acemilikler yapıldı.
- Hükümetin ümidi olan "AB Üyeliği"nin gerçekleşmeyeceği açıkca ortaya çıktı.
- Kendilerinden bir önceki hükümetin sağladığı "tam adaylık"tan her geçen gün uzaklaşıldı.
- Amerike ile ilişkiler kopma noktasına geldi. ABD, Kuzey Irak'taki iki aşiret reisini, Türkiye'ye tercih eder hale geldi.
- Güneydoğu'da halk PKK'nın organı olduğu açıkça ortaya çıkmış bulunan bir partinin propagandasına terk edildi.
- Kendilerinden önce durmuş olan PKK terörü yeniden hortladı ve her gün can almaya başladı.
MİSYONERLİK
- Kıbrıs fiilen kaybedildi. Papadopoulos hem Annan planını reddetti, hem AB'ye girdi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs ile de alay ediyor!
- Dünyada Ermeni Soykırımı yasaları bu hükümet döneminde ivme kazandı.
- AB'ye uyum sağlayacağız diye değiştirilen yasalar arasında Misyonerliği serbest bırakan, din propagandasını engellemeyi de suç sayan maddelerin de yasalaşmış olduğu anlaşıldı. Binlerce yıldır toleransla yürüyen dinler arası ilişkiler nefrete ve kana dönüşmekte.
- Kentlerde mala ve cana karşı suçlar artttı.
- Ekonomi, bütün propagandaya karşın işsizlere iş yaratamıyor, kitlelerin durumu iyiye değil kötüye gidiyor.
Ancak, halkımız meydanlarda demokrasiyi yeniden şekillendiriyor. Kadınlarımız ve gençlerimiz, seçimlerde çok farklı ve dengeli bir meclis yapısı oluşturacaklar. Ümit doluyum.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, karara ilişkin yaptığı açıklamada, 11. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin gereken toplantı yeter sayısını hatırlatarak, 27 Nisan 2007 tarihli yapılan ilk tur oylamasının bir iç tüzük değişikliği niteliğinde görüldüğünü ve Anayasa'ya aykırı olduğu yönünde kendisinin ve üye Sacit Adalı'nın karşı oyuyla 9'a 2 kabul edildiğini açıkladı.
Anayasa Mahkemesi kararına hukukçu yorumları
Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Anayasa'nın yorumlanmasında duraksamalar, başka türlü düşünceler olsa bile, karara katılsak da katılmasak da uymak zorunluluğu vardır. Bu karar herkese ışık tutmuştur" diye konuştu. Yekta Güngör Özden, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla adaylık sonrası sürecin yeniden başlayacağını bildirdi.
Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk da Anayasa Mahkemesi'nin toplantı yeter sayısını yeterli bulmadığını, sürecin yeniden başlayacağını ifade etti
Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk ise Anayasa Mahkemesi'nin kararının hukuki bakımdan doğru olmadığını savundu. Anayasa'da TBMM toplantı yeter sayısının tarif edildiğini ifade eden Türk, "Anayasa Mahkemesi, Türkiye'nin sürüklendiği çıkmazdan çıkış için CHP'nin istemi doğrultusunda karar vermiştir" diye konuştu.
Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süheyl Batum da Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunu Anayasa aykırı bularak yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin kararıyla demokrasinin algılanması açısından tarihsel bir rol oynadığını söyledi.
AKP ADAY ADAYLIKLAR
(Konya Manşet 'ten alınmıştır)
Çok sayıda başvurunun yapıldığı AKP'de bazı milletvekilleri aday olmayacağını resmen açıklarken bazılarının da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından listeye alınmayacağı kaydediliyor. Başbakan tarafından listeye alınmayacaklar arasında Konya Milletvekili Halil Ürün'ün de ismi geçiyor
Konya Milletvekili Halil Ürün, Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan, İstanbul Milletvekili İbrahim Özal ve Trabzon Milletvekili Aydın Dumanoğlu'nun Erdoğan tarafından aday gösterilmeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Ürün, 30 yıllık eşi Esma Ürün'ü dövdüğü, Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan eşinden boşandıktan 21 gün sonra bir başka AKP milletvekilinin sekreteri ile evlendiği, İstanbul Milletvekili İbrahim Özal asistanıyla imam nikahı kıydırdığı, Trabzon Milletvekili Aydın Dumanoğlu da, yine evli olmasına karşın bir başka kadınla imam nikahı kıydırdığı iddialarıyla gündeme gelmişti.
Kafanız karışmasın, On kafadan onbeş ses çıksa da KARAR BİR TANEDİR.
BİR TANE DE "O POLİS" VARDIR !!!!!
Hani, 1 Mayıs 2007 günü, ailesiyle restoranda yemek yiyen babası yaşındaki beyefendiye "TOKAT ŞAPLATAN O POLİS" vardır...
SEVGİ AŞISI BULUNAMADI MI HALA,..!
ŞU GADDARLIK GENİNİ YOK EDEMEDİLER Mİ,..!

Hürriyet gazetesinden alıntı,..
VALİ İSTİFA,..! EMNİYET MÜDÜRÜ İSTİFA,..! BAKAN İSTİFA,..!
SEYİRCİ OLAN HERKES GÖREVİNDEN İSTİFA ETSİN,..
İSTİFA ETTİREMEYECEK GAZETECİ VE YAZARLAR DA
SİZLERİ DE İSTİFAYA DAVET EDİYORUM,..!
ELİNİ VİCDANINA KOYARAK GÖREV YAPACAK NİCELERİ BULUNUR BU BÜYÜK MİLLETİN İÇİNDE,..!
Haddinden fazla sinirliyim,..
Biraz sakinleşmem gerekiyor,..
Erdoğan'dan demokrasiye kurşun sıkılması mesellerini size bırakıyorum,..
Size güveniyorum,.. Gerekeni yazar çizersiniz,..
Benden de kısaca şöyle deyin,..
Meclis'teki altı boş çoğunluğunun hakkını savunacağına,..
Milletin çoğunluğunun haklarının da olabileceğini düşünsün biraz,..
Seçim kanunlarındaki haksızlıkların neticesi yüzünden,..
oluşan bir meclisten,..tersi bile olmuş olsa,..
Bir dahaki seçime kadar bir beş sene hesap sorulmayacak diye bir kural, kaide tanımıyorum ben,..
Var diyorsa gönderin, bana gelsin,..
Dokunulmazlığını kaldırttıktan sonra,..!
Haydi iyi geceler,..iyi dinlenin,..
Daha çok işimiz, yazacak çok şeyimiz olacak,.. MA
Gazetenin yazarı MA haksız olamaz.
Bu yazıya ben ŞAPKA çıkartırım,
siz O POLİSE ne çıkartırsınız ?

|
 Saat ve Tarih:
08:03
,
1/5/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
Şevket Kazan anlatıyor: "Abdullah Gül Amerikan elçiliği’nden hiç çıkmazdı"
İsrail ile özel ilişki
Abdullah Gül, İsrail ile ilişkileri çok sıkı tutan bir politikacı olarak dikkat çekti. Kasap Şaron olarak bilinen ve sonradan İsrail Başbakanlığı da yapan Ariel Şaron ile de görüşen Abdullah Gül, ABD derin devletine hizmetleriyle tanınan Ahmet Ertegün’ün Özbekler tekkesindeki cenaze töreninde ön saftaydı.
Yukarıdaki başlık ve açıklama bir web siteden alınmıştır.
ABD derin devleti ile...
DSP’nin çökertilmesi sırasında Abdullah Gül ABD’de idi. İki kişiyle görüştü: CFR’nin beyni Morton Abramowitz ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Grossman!
Tayyip Erdoğan da daha RP Beyoğlu İlçe Başkanı iken, Morton Abramowitz ile görüşmüş ve CIA’nın önemli şeflerinden Graham Fuller ile temasa geçmişti. Amerika’nın Adana Konsolosu Elizabeth Shelton, ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Caroline Hagins, ABD Büyükelçilik Müsteşarı Silwer Lawrens ve CIA görevlisi Kenny Bob ile de görüşüyordu!
Bu paragraf da aynı siteden aktarıldı.
YORUMU SİZ YAPIN !
GELELİM HÜRRİYET GAZETESİNE;
Tufan Türenç neler yazmış, neler !!!
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde gösterdiği uzlaşmayı reddeden demokrasi dışı tutum AKP’nin büyük bir fiyasko yaşamasına neden oldu.
Şimdi bugüne kadar yapılan yanlışlara her gün yenileri ekleniyor.
Arka arkaya gelen başarısızlıklar AKP’nin kimyasının bozulduğunu gösteriyor.
Partinin ikinci adamı Gül’ün düşürüldüğü duruma bakın.
Bu olay Gül için siyasi yaşamında onarılamaz bir dramdır.
Şimdi seçime gidiyoruz. Halkımız iki eli kanda olsa sandığa gitmeli ve oyunu kullanmalıdır.
Yazıyı önemli bir soruyla bitirmek istiyorum.
Avrupa Birliği liderleri, Amerika, Barzani, Talabani, Schröder, bazı işadamları neden seçimlerde AKP’yi destekliyor?
Geçtiğimiz aylarda hemen her gün Türkiye’ye kafa tutan Barzani ve Talabani neden şimdi seslerini çıkarmıyorlar?
Yurdunu seven herkes bu soruların yanıtını aramalı ve sandığa öyle gitmelidir.
PEKİİİ, SİZİN KALEMİNİZ BUNCA AYLAR NİYE YAZMADI BU KONULARI DA, halk SOMUT TEPKİ VERİNCE "cesaret " ALDINIZ?
KİRLİ ELLERİ TANIYALIM !!!
Hüsamettin Özkan (1950 - .... )
1950 Develi doğumlu. Evli ve iki çocuk babası olan Özkan, Galatasaray İktisat ve İşletmecilik Yüksekokulu'nu bitirdi. Devlet Bakanı ve Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Özkan, Ecevit'e olan yakınlığı ile tanındı. Genel başkanını bir an olsun yalnız bırakmaması nedeniyle karikatürlere ve fıkralara konu oldu.
Ecevit'in basına ve kameralara yansıyan her karesinde Özkan da yer aldı. Ecevit'in sağ kolu ve sırdaşı oldu.
HALK BANKASI İLE GÜNDEME GELDİ
Özkan’ın isminin politika arenasında ilk kez yoğun biçimde gündeme gelmesine vesile olan olay, Halkbankası’nın 1998 yılında açtığı usulsüz kredilere ilişkin soruşturma oldu. Müfettişler, Halkbankası eski Genel Müdürü Yenal Ansen’in Has ailesi başta olmak üzere birçok aile şirketine kredi açtığını ortaya çıkardılar. Hüsamettin Özkan ise uzun süre bu kredi ilişkilerini yalanladı, kredilerde sorumluluğun kendisine dayanması üzerine de Genel Müdür Ansen’in soruşturma kapsamına alınmasına onay verdi. Ancak Özkan kısa bir süre sonra soruşturmayı yürüten Bankalar Yeminli Murakıpları’nı “kasıtlı davranmakla” suçlayıp haklarında işlem yapılmasına ilişkin bir yazıyı Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’a göndermesi ortalığı karıştırdı. Özkan’ın bu müdahalesi Ansen’i üç davadan kurtardı. Böylece Özkan’ın “diplomatik girişimleri” Halkbankası yolsuzluğunun üzerini örtmüş oldu.
MEHMET AĞAR .!
Şükrü Balcı, genç Şube Müdür Muavini Mehmet Ağar’daki üstün meziyetleri farketmişti. Veliahdını yetiştirmek için önce onu Nisan 1981’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Personel Şube Müdürlüğü’ne getirdi. Personel Şube Müdürlüğü, Ağar’ın 1.5 yılda Şube Müdür Muavinliğinden Şube Müdürlüğüne hızla yükselmesi için bir basamaktı. Nitekim burada 1 ay kaldıktan sonra, İstanbul Asayiş Şube Müdürü, yani eski ismi ile 2.nci Şube Müdürü oldu. Terörle Mücadele Şubesi’nin, akçeli işlere pek açık bir şube olmamasına karşılık Asayiş Şubesi fırsatçı polisler için iyi bir kaynaktı
Mehmet Ağar'ın İkinci Şube Müdürlüğü’ndeki ilk günlerine şahit olan ve "Bir ara Mehmet ağabey bizim yanımıza geldi, Ateşli girdi bunun koluna öbür tarafa gittiler. öbür tarafta bir kıyamet ‘Hırsızlar, hırsızlar...ben hırsızlarla çalışmam’. O zaman da Şube Müdür Muavini Ahmet Şahinalp’di. Biz de bu feryat nedir diye oraya doğru geldik. Bir de baktık Mehmet Ağabey’in bir koluna Ahmet Ateşli, bir koluna Ahmet Şahinalp girmiş. Ahmet Şahinalp ağzını kapatmaya çalışıyor, halen Mehmet ağabey, 'ben sizlerle çalışamam' diye bağırıyor. Tabii bizim yetkimizin dışında olduğundan aradan yarım saat geçti, geçmedi biz ayrıldık. Suçludan bazı bilgiler aldık, dışarıya baskıya gitmemiz gerekiyordu. Bende gitmemiz için Ateşli’nin odasına girdim, bir girdim ki bir şişe viski açılmış, Ahmet Ateşli, Ahmet Şahinalp, Mehmet Ağar viski içiyorlardı. Ne olduysa ondan sonra oldu. Aslında Mehmet Ağar çok dürüst, çok iyi adamdı. İşte ilk aşıyı vuran o akşam oldu. İlk iğne o akşam yapıldı" diyen Mümün Mandil'in anlatımını ayrıca okuyabilirsiniz. Aşıyı yiyen Ağar, çok kısa sürede sisteme alıştı. O günden sonra bir daha da “Ben hırsızlarla çalışmam” lafını ağzına almadı.AAsaAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştıyAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet soAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştıet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştınra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştı. Ağar’ın yakalanması (infazı) gereken suçluyu rüşvet karşılığı görAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın aAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştı. Ağar’ın yakalanması (infazı) gereken suçluyu rüşvet karşılığı görmemezlikten geldiği iddia ediliyordu. Konu İstanbul MİT Başkanı Nuri Gündeş’in imzalı resmi yazısı ile Ankara'daki MİT karargahına bildirildi, MİT de rutin bir işlem olarak bu hususu yazı ile İçişleri Bakanlığına iletti. Bunun üzerine İçişleri Müfettişleri soruşturma başlattılar.
dı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştı. Ağar’ın yakalanması (infazı) gereken suçluyu rüşvet karşılığı görmemezlikten geldiği iddia ediliyordu. Konu İstanbul MİT Başkanı Nuri Gündeş’in imzalı resmi yazısı ile Ankara'daki MİT karargahına bildirildi, MİT de rutin bir işlem olarak bu hususu yazı ile İçişleri Bakanlığına iletti. Bunun üzerine İçişleri Müfettişleri soruşturma başlattılar.
memezlikten geldiği iddia ediliyordu. Konu İstanbul MİT Başkanı Nuri Gündeş’in imzalı resmi yazısı ile Ankara'daki MİT karargahına bildirildi, MİT de rutin bir işlem olarak bu hususu yazı ile İçişleri Bakanlığına iletti. Bunun üzerine İçişleri Müfettişleri soruşturma başlattılar.
iş ŞubAsayiş Şube Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştı. Ağar’ın yakalanması (infazı) gereken suçluyu rüşvet karşılığı görmemezlikten geldiği iddia ediliyordu. Konu İstanbul MİT Başkanı Nuri Gündeş’in imzalı resmi yazısı ile Ankara'daki MİT karargahına bildirildi, MİT de rutin bir işlem olarak bu hususu yazı ile İçişleri Başlattılar.
e Müdürü Mehmet Ağar'ın adı bir müddet sonra ünlü bir filmcinin de isminin geçtiği bir rüşvet olayına karıştı. Ağar’ın yakalanması (infazı) gereken suçluyu rüşvet karşılığı görmemezlikten geldiği iddia ediliyordu. Konu İstanbul MİT Başkanı Nuri Gündeş’in imzalı resmi yazısı ile Ankara'daki MİT karargahına bildirildi, MİT de rutin bir işlem olarak bu hususu yazı ile İçişleri Bakanlığına iletti. Bunun üzerine İçişleri Müfettişleri soruşturma başlattılar.
nadolu Türk İnterneti
|
 Saat ve Tarih:
07:57
,
1/5/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
GüNcEl vE De aKtÜeL
AKP'de silah şoku
Mehmet Ali UYSAL DHA
ANTALYA'nın Gazipaşa İlçesi'nde, AKP İlçe Başkan Yardımcısı 35 yaşındaki V.A. ve eşinin de aralarında bulunduğu 4 kişi silah kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı.
Gazipaşa Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekiplerin istihbarat çalışması sonucu, bir kargo şirketi aracılığıyla ilçeye gönderilen kolide, 2 ruhsatsız tabanca, bu silahlara ait şarjörler ve 750 mermi ele geçirildi. Soruşturmayı derinleştiren jandarma ekipleri, kargo kolisinin alıcısı olduğu öne sürülen 21 yaşındaki A.Y.'yi gözaltına aldı. A.Y.'nin, tabanca ve mermilerin AKP İlçe Başkan Yardımcısı V.A.'ya ait olduğunu iddia etmesi üzerine operasyonun yönü değişti. Ekipler, V.A.'nın evinde arama yaptı. Alınan izin ardından yapılan aramada ruhsatsız olduğu iddia edilen 3 tabanca ve 1 av tüfeği ele geçirildi.
ABD'den İŞ'aret Bekle'mek
İsrail, İran'a SALDIRMAK İÇİN için Amerika'dan işaret (emir) bekliyormuş.
Sam efendi,Kendileri Irak'a saldırırken bizden işaret alamadılar da n'oldu sanki ?
Bibaşlarına saldırdılar herbi tarafa...
Afgana saldırıp, haşhaş yetiştirmeye başladılar...
Ne Hikmetse, çok ÇETİN haşhaş tarlaları oluşturdular Afgan dağlarında, ovalarında...
Kuzey Irak'ta da petrole saldırıp, bilmem kaç yıl üretimin yüzde seksenine el-ayak koydular,
Başımıza çorap örüp, çuval geçirdiler..
Şimdi İsrail de İŞ arıyor İran topraklarında, İŞ'aret bekliyor Ameri'KANsız yapamıyor işini, belki de çişini.
MOR-KAPI YASASI
Yazılış şekline kafa takmayın,
İngilizce şiveyle okuyorlar ya hani,
Mor-Gıç dediklerine de bakmayın,
Mor-geyt(kapı) da olabilir dedikleri.
PEMBE HAYALLERLE gider krediyi alırsın, "dört duvar bi evim olsun" diyerek,
Yıllar geçer, ömür biter, kredi bocun bitmez,
MORg KAPIdan çıkarsın bu dünyanın sınırında,
öteki dünyaya mor-geç, pembe-dur dolanır durursun :))))
KEMİK YAŞI / TESTİ
Onlarca kap-kaç suçu bulunan B.K. 1995 doğumlu yazan nüfus cüzdanı sayesinde tutuklanmaktan hep kurtulmaktaydı..
Ama, nezaman ki C.Savcısı "kemik testi" için hastaneye sevk ettirdi ve 1991 doğumlu olduğu anlaşıldı, işte o zaman HAK-HUKUK işlemeye başladı...
Yeniden yakalandı...Hakkında dava açıldı !
Yani kendisine "DOKUNULDU ! "
Diyorum ki, sandıktan oy alarak (siz deyin;seçilerek) meclise yerleşmiş olanlar için de böyle bir test yapılsa iyi olmaz mı ?
"DİL KEMİĞİ TESTİ !"
Dilinde kemiği olmayanlar meclise giremesin, ağzı olan konuşmasın,
Yalan-Dolan konuşmalar da biter, bence.
ATELYECİ KAMYON !
E.K. yönetimindeki kamyon Eskiizmir'de freni patlayınca, kontroldan çıkmıııııışşşş...
Dik yokuştan 700 metre boyunca aşağılara koşturmuş, koşturmuş...
Şoförün anlattığına göre "Evlere girmemiş, mermer atelyesine girmiş"
Vay be şoför efendi, ne kamyonun varmış senin...İş bilir, işini bilir...
Bu işsizlikte, mermer atelyesinde iş bulmuş kendisine :))
Sen o kamyonun fren ve yürüyen aksamının bakımını yaptırmazsan, kaçar elbette elinden !
Hangi köyden aldın ehliyeti? diye sormayanda kabahat.
DOĞAL YAŞAM HAYVANLARI !
Sasalı'da kurulmakta olan "Doğal Yaşam Parkı" için hayvan sayısı ve çeşidini çoğaltma çalıoşmalarını sürdüren İzmir B.Belediyesi, Tel Aviv hayvanat bahçesiyle anlaşmaya varmış.
İsrail'den 2 FİL, 5 SU AYGIRI, 2 MAYMUN, 1 ZEBRA AİLESİ getirilecek-miiiiiiiiiiiiiiişşşşşş.
Karşılığında biz ne vereceğiz dersiniz ?
2 gemi tankeri körfez suyu, 5 konteyner dolusu çöp , 2vagon metro inşaat tozu-toprağı, 1 otobüs gribli kuş...
Hani alkış, alkış, alkış ?? |
 Saat ve Tarih:
05:33
,
25/2/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
BİZ NE DEDİK ? MySpace&l
(Gerçekçi olup, bu günlere göre konuşması gerekenlere...Bizim bildiğimizi bize satmayın, YOKSAAA ! )
'Yolsuzlukların bedelini biz ödüyoruz'
KONYA (İHA) - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, milli gelirin kişi başına 5 bin 500 dolar yerine 10 yada 15 bin dolar olması halinde, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye üyelik için ısrarcı davranacağını söyledi.
Türkiye'nin hali harap. Bütçesi açık veriyor ve bunu borçla karşılıyorsa Türkiye'nin hiç bir milletler arası platformda kendini kuvvetli halde görmesi mümkün olmaz.
Bakan Unakıtan, "Eğer benim ülkemTürkiye'nin kendi ayakları üzerinde duran bir yapıya, yani güçlü bir ekonomiye sahip olması gerekir Türkiye güçlüyse, o zaman Abdullah Gül'ün yürüyüşü değişir. Çünkü Türkiye'nin güçlü yapısından dolayı her platformda tebrik edilir, ona göre muamele görürsün"
ŞU MEHMET AĞAR KONUSUNA DEVAM EDELİM Mİ?
Mehmet Ağar’ın hemşehrisi Kebapçı Set Kemal’in geçen kış Kürt İdris’in yeğeni Nihat’ı vurma hadisesi ile Kemal’in ağabeysi Kenan’ın 1 kişiyi öldürme hadisesi İstanbul Polisince kapatılmıştır.
Mehmet Ağar, Nihat Camadan, Ziver Öktem ve ....gayrimeşru paraları Mehmet Ağar’ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay’a verilmekte, bu şahıslar da paraları büyük iş adamlarına vererek faiz almaktadırlar. Perşembe pazarında otomobil yıkayıcılığı yaparken kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ’ın Kabataş Set üstünde yazıhaneleri vardır. Mehmet Ağar’a ait 18 adet ev ve arsa tapusu, dayısı Yılmaz Akçadağ’ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ’ın üzerindedir. Dayısının eski eşi bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır
Mehmet Ağar’ın yurtdışı bazı bağlantılarını özellikle Arap Ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürütmektedir. Yonca Yücel’in İstanbul Adresi: Teşvikiye Cad. 66/8 Celal Apt. olup, telefonu…….dır. Mehmet Ağar Ankara’ya geldiğinde Yonca Yücel ile ……telefonla görüşerek, konsomatris Nur’un evinde buluşmakta ve kalmaktadır
Mehmet Ağar'ın "Papatya Bürokratlığı" da bu devrede başlamıştı. O devletin en üst makamlarına tırmanan süratli yükselişi gerçekleştirmek için kime ve nasıl hizmet vermesi gerektiğini iyi biliyordu. Bir yandan konsey üyesi Tahsin Şahinkaya’nın terzi, elbise, ayakkabı işleriyle uğraşırken diğer yandan Başbakanı'ın eşi Semra Özal ve kızı Zeynep Özal'a da özel hizmet vermeyi aksattırmıyordu.
NOT:Daha ayrıntılı bilgilere www.atin.org sitesinden erişilebilir.
|
 Saat ve Tarih:
01:00
,
7/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
BABA-YASA myspace
KİM, NEYİ, KİME YAKINIYOR ?
(TBMM tutanakları okundukça okunası kayıtlardır hani...)
Şimdi, dönüyorsunuz diyorsunuz “biz yolsuzlukların üzerine gidiyoruz” Bu sistemle nasıl gideceksiniz arkadaşlar? Sistem bir kere buna imkân vermiyor ki; kimse kendini denetletmek istemiyor. Yok böyle bir şey. Hiç kimse… Köy muhtarı dahi, o dahi kendisini denetletmek istemez; çünkü, herkes kendisinin en doğru yaptığı kanaatindedir. Ama, öyle bir sistem kuracaksınız ki, otomatik olarak kendi içerisinde o denetim sağlanmış olacak, millet hayrına bir şey olacak.
Bunu engelleyen bir kurum var. Ne var; Anayasa var. Bu Anayasa değişecek. Siyaset demokratik mi; hayır, o da demokratik değil. Niye; bu Anayasa öyle öngörmüş. Bütün maddelerine baştan başlayarak, sonuna kadar, devletin temel değerleri, elbette cumhuriyetin temel değerleri, kimsenin buna itirazı yok, hiç kimsenin bu Mecliste itirazı olduğunu da düşünmüyorum. Onlar bir tarafa. Anayasanın tarifini bize hukuk fakültesinde böyle öğrettiler; dediler ki: “Devletin şeklini, biçimini, organlarını ve organlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen kanun.” Bizde ne yapıyor; ormanı düzenliyor, bizde ne yapıyor; çevreyi düzenliyor. Bizde ne yapıyor; devlet her şeyini düzenliyor. Böyle bir Anayasa olur mu arkadaşlar? |
 Saat ve Tarih:
05:35
,
6/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN Myspace
TBMM'de
MANAVLAR VAAARRR !!!
(SEÇMENİN BİLMEYEREKTEN SANDIKTA OY VERİP, YÜCE MECLİSE GÖNDERDİĞİ KİŞİLİKLERİN KİMİLERİ İŞİ GIRGIRA DÖKMÜŞ , PAZAR YERİNDE SEBZE- MYVE SATIYORLAR ADETA...BUYRUN, TUTANAKLAR ŞAHİTTİR ! )
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Siz Salihlilisiniz, oraya da gittim. Benim adım atmadığım yer, toprak kalmadı Değerli Milletvekili.
İSMAİL BİLEN (Manisa) – Tatilde... Çeşme’ye giderken…
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Şimdi, pamuk: Pamuk ne oldu, pamuk ne oldu arkadaşlar? Pamukla ilgili, elinizi vicdanınıza koyun. Denizli pamuk üretiminin çok önemli olduğu bir il, tarlalar boş, pamuk üretiminden vazgeçti Denizlililer.
Zeytin: Büyük bir hayal kırıklığı yaşamak üzereler zeytinciler.
Narenciye: Geçen sene ben gözlerimle gördüm; Adana’da, Mersin’de, Hatay’da, Dörtyol’da narenciye dallarda kaldı değerli milletvekilleri, dallarda.
HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) – Bu sene de aynı.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Toplama ücretini karşılayamayacakları için, üreticiler narenciyeyi dallarda bıraktılar. Gözlerimle gördüm Sayın Bilen.
HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) – Bu sene de aynı olacak.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Kayısı… Kayısı…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Hah!..
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Elazığ’a da gittim, Malatya’ya da gittim; üretici kan ağlıyor, kayısı üreticisi.
İSMAİL BİLEN (Manisa) – Üzümü bitirdin mi?
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Hele hele bir don, dondan dolayı da çok ciddi bir sıkıntı içerisine girdikleri için, kayısı üreticisi de kan ağlıyor.
İSMAİL BİLEN (Manisa) – Karpuz var, karpuz!..
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Çeltik, çeltik…Çeltik fiyatlarına bakın. Dört yıl önceki çeltik fiyatı ile bugünkü çeltik fiyatlarını kıyaslayın.
İSMAİL BİLEN (Manisa) – Karpuz!..
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Ayçiçeği, fındık…
İSMAİL BİLEN (Manisa) – Kavun!..
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – …fıstık, tütün… Tütün bitti. Tütün bitti değerli milletvekilleri. Geldiğinizde 650 bin tütüncü ailesi vardı tütüncülükle uğraşan, bugün 200 binler seviyesine indi. Tütün 3-3,5 milyon liraya zor satılıyor değerli milletvekilleri.
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) – Pancar…
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla) – Ya şeker pancarı!.. Şeker pancarı… Geçen hafta Konya’daydım, Konya-Çumra Şeker Fabrikasını ziyaret ettim, orada ilgililerle görüştüm. Şeker pancarını 0,89 YTL’ye zor satıyorlar. Geçen seneki fiyatlar 0,99 YTL idi.
Ne oldu Türkiye’de de, geçmiş yıllara göre ürün fiyatları her geçen gün düşmek üzere?
Mısır: Mısırı da özellikle teşvik ettiniz, mısır üretimini teşvik ettiniz. Ne oldu, mısır üreticileri de son derece büyük bir hayal kırıklığı içerisinde |
 Saat ve Tarih:
11:16
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN Myspace
DEDİM-DEDİLER
DAKİKALARI BOŞUNA YEDİLER
(Tutanağı okumanız için geçen süreden çok daha fazlası
sadece bu tartışma nedeniyle mecliste boşa geçti)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kılıç.
Sayın milletvekilleri, bölüm üzerinde…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Söz istiyoruz efendim. İkinci konuşma kullanılmadı.
HALUK KOÇ (Samsun) – Sayın Başkan, ikinci şahıs konuşması kullanılmadı. Söz istiyorum.
BAŞKAN – Efendim, Hikmet Özdemir’e şahsıyla ilgili…
HALUK KOÇ (Samsun) – Konuşmadı.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Ama, konuşmadı.
BAŞKAN – Efendim, kura çektik. Şahsıyla ilgili…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Anladım, kullanmayınca, ben istiyorum efendim.
BAŞKAN – Efendim, süreyi kullanmadı.
HALUK KOÇ (Samsun) – Efendim, süreyi kullanmıyorsa…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Hayır, kürsüye de çıkmadı efendim. Usul tartışması açalım o zaman efendim.
HALUK KOÇ (Samsun) – Şimdi, Sayın Başkan, ikinci şahıs sözü kullanılmazsa, bir başka arkadaş kullanabilir.
HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) – Kullanıyorum Sayın Başkan.
HALUK KOÇ (Samsun) – Geçti.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – O geçti efendim, “kullanmıyorum” dedi.
BAŞKAN – Efendim, ben anlatamadım. Kendisine hem grup adına hem şahsı adına söz verdim.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Ama efendim, kullanmadı.
BAŞKAN – Süreyi tamamlamadan konuşmasını bitirdi.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Hayır efendim, kullanmadı. Tutanağı getirtin efendim.
BAŞKAN – Efendim, rica ederim. Yani, bunun…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – “İstiyor musunuz” dediniz, “istemiyorum” dedi efendim.
HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) – Süreyi tamamlamadım.
BAŞKAN – Süreyi tamamlamadı efendim.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Hayır efendim. “İstiyor musunuz” dediniz, kullanmadı. Biz onun üzerine ben size işaret ettim ben konuşacağım diye.
HALUK KOÇ (Samsun) – Grup adına konuşmayı tamamladıktan sonra “şahsî hakkınızı kullanacak mısınız” dediniz, “kullanmayacağım” dedi.
BAŞKAN – Sayın Özdemir, şahsınız adına söz ile grubu birleştirdiniz, öyle yeterli mi gördünüz?
HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) – Sayın Başkan…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Hayır efendim, birleştirmedi. On beş dakika vermediniz. O birleştiremez Sayın Başkan. Usul tartışması açalım o zaman efendim. Sayın Başkan, kullanmadı efendim. Lütfen…
BAŞKAN – Hayır, o zaman mevcutlara yeniden kura çekeceğim. Niye size vereyim de haksızlık olsun? Kura çekeceğim mevcut arkadaşlar arasında.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Buyurun efendim.
BAŞKAN – Ben kura çektim, o arkadaşlar çıktı. Sizden Sayın Kılıç çıktı, hiç kimse itiraz etmedi.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Buyurun çekin.
HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) – Sayın Başkanım,ben de kullanmak…
HALUK KOÇ (Samsun) – Geçti, geçti.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Geçti o, olur mu artık? “Kullanmayacağım” dedi.
BAŞKAN – Orhan Eraslan yok bizde.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Orhan Eraslan’ı da yazın koyun oraya o zaman. Efendim, biz buraya konuşmaya geldik.
BAŞKAN – Efendim, sabahtan beri hepimiz konuşuyoruz Sayın Eraslan.
HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) – O zaman ben konuşayım efendim.
ATİLA EMEK (Antalya) – O geçti.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Geçti artık.
BAŞKAN – Sayın Koç, istiyor musunuz siz?
HALUK KOÇ (Samsun) – İstiyorum.
BAŞKAN – Hayır, ben kuraya atarım. Hanginiz çıkarsa. Bir kişi…
HALUK KOÇ (Samsun) – Ne demek bir kişi?
BAŞKAN – Burada olanlar arasında kura çekmek istiyorum…
Sayın Koç, buyurun.
HALUK KOÇ (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. |
 Saat ve Tarih:
10:58
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
BİZ ;
YANİ SEÇMENLER,
SİZDEN
U T A N I Y O R U Z
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Utanmıyor musun? Yaşını başını almış adamsın!
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Kim ahır yaptı?
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – Avrupa Birliği müzakere sürecini geciktirmek için gayret göstermeyiniz, başaramayacaksınız. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Lütfen müdahale etmeyin.
ATİLA EMEK (Antalya) – Özür dilesin!
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Sayın Başkan, uyarın lütfen.
BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, lütfen müdahale etmeyin.
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – Efendim, Sayın Başkanım, bakınız…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Yazıklar olsun!
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – Bakınız, bizden önceki konuşmacılara bakınız, genel… (CHP sıralarından gürültüler)
ATİLA EMEK (Antalya) – Utanmıyor musun?!
BAŞKAN – Lütfen müdahale etmeyin.
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bizden önceki konuşmacılar…
ATİLA EMEK (Antalya) – Camiyi kim ahır yapıyor?
BAŞKAN – Sayın Hatip, siz de Genel Kurula hitap edin.
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – …kanun gerekçesinden atıfta bulundular.
BAŞKAN – Lütfen müdahale etmeyin.
HAMZA ALBAYRAK (Devamla) – Dinleyin lütfen…
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Utanmaz adam!
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Ahlak yoksunu seni!
ATİLA EMEK (Antalya) – Ayıp ya!
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Başkan, uyarın lütfen… |
 Saat ve Tarih:
10:50
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
İç Tüzük 59-63 Derken
13-23 DAKİKA UÇMUŞ
ATİLLA KART (Konya) – 63, takdir yetkisi vermiyor.
BAŞKAN – Efendim, 59 uncu madde...
ATİLLA KART (Konya) – 63, takdir yetkisi vermiyor.
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Sayın Başkan, ben, sizin tutumunuz hakkında söz istediğim zaman herhangi bir takdir hakkınız yok.
BAŞKAN – Ama, tutumum sadece gündem dışı söz vermememle ilgili.
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Evet, uygulamalarınızla ilgili.
ATİLLA KART (Konya) – Usul ve uygulamayla ilgili.
HALUK KOÇ (Samsun) – 63’te -böyle bir talepte bulunuldu- sizin takdir hakkınız yok. Sizin tutumunuz hakkında söz istiyoruz, İç Tüzük’e son derece uygun.
BAŞKAN – Hangi tutumum?
HALUK KOÇ (Samsun) – 63’ü okur musunuz... Onu burada belirteceğiz efendim…
BAŞKAN – Efendim, siz söyleyin, hangi tutumum; onu da ben değerlendireceğim.
HALUK KOÇ (Samsun) – Önce kabul ettiniz, sonra vermiyorsunuz. 63’te çok açık efendim.
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Söylüyorum: Daha önce söz verdiğiniz halde, kaldırırken yanlış yaptığınızı anlatmak istiyorum.
BAŞKAN – Şimdi, Sayın Başkan niçin gündem dışı sözleri vermediğimi sordu. Ben de İç Tüzük’e göre cevabını verdim. Tutumum bu.
HALUK KOÇ (Samsun) – Efendim, 63’te takdir hakkınız yok.
BAŞKAN – Bana bu yetkiyi İç Tüzük vermiştir. Bu yetkiyi ve takdirimi kullandım.
ATİLLA KART (Konya) – Hayır, takdir yetkisi vermiyor.
HALUK KOÇ (Samsun) – Hayır, 63’te öyle bir takdir hakkı yok.
BAŞKAN – Efendim, 63’te de, siz, bana, açık...
(Samsun Milletvekili Haluk Koç’un, Başkanlık kürsüsü önüne gelerek konuşması)
BAŞKAN – Efendim, lütfen yerinizden açıklayın...
HALUK KOÇ (Samsun) – Sizin rahat duymanız ve benim bağırmamam için...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) – Sayın Başkan, yetkiler keyfî kullanılmaz, gerekçesi olacak.
HALUK KOÇ (Samsun) – 63’ü okur musunuz Sayın Başkan...
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Sayın Başkan, burada bir keyfî durum var, ben onu açıklayacağım. Sayın Başkan, tutumunuzda bir keyfîlik var, onu açıklayacağım.
ÜNAL KACIR (İstanbul) – Kürsüyü işgal etmeyin, yerinize lütfen…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sen dün orada insanları tehdit ediyordun.
ÜNAL KACIR (İstanbul) – Ben kimseyi tehdit etmedim.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ettin.
BAŞKAN – Efendim, bana tutumumun ne olduğunu açıkça ifade eder misiniz.
ÜNAL KACIR (İstanbul) – Efendim, Sayın Aslanoğlu’na söz vermiştiniz; bekliyor…
HALUK KOÇ (Samsun) – Efendim, gündem dışı konuşmaları sizinle ben konuştum Grup Başkan Vekili olarak. Üç kişiyi…
BAŞKAN – Efendim, böyle bir şey olur mu? Peşin öyle bir şey olur mu? Değerlendireceğimi söyledim.
HALUK KOÇ (Samsun) – Önemli konular…
BAŞKAN – Efendim, değerlendireceğimi söyledim. Her gün karar verilir buna Sayın Başkan, biliyorsunuz.
HALUK KOÇ (Samsun) – 63’ü niye okumuyorsunuz efendim?
BAŞKAN – 63’ü de okudum ben.
HALUK KOÇ (Samsun) – Yüksek sesle okuyun.
BAŞKAN – Eğer bu Genel Kurulu yönetimimde bir hata, bir eksiklik, bir tarafsızlıktan…
HALUK KOÇ (Samsun) – Tutumunuz için söz istiyoruz Sayın Başkanım, yapmayın. Biz sizi her zaman tarafsız görüyoruz, her zaman adil görüyoruz, muvazeneli davrandığınızı görüyoruz; mutlulukla sizin riyasetinizde çalışıyoruz.
ÜNAL KACIR (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Aslanoğlu’na söz vermiştiniz…
BAŞKAN – Arkadaşlar, burayı ya biz yöneteceğiz ya siz yöneteceksiniz. Ben vicdani kanaatimi ortaya koyacağım.
63’e göre benim tarafsızlığım noktasında itirazınız var…
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Evet.
FARUK ÇELİK (Bursa) – Sayın Başkan, böyle bir şey olabilir mi?!
ALİ TOPUZ (İstanbul) – Olur… Olur…
FARUK ÇELİK (Bursa) – Hayır efendim.
BAŞKAN – Bir dakika efendim.
FARUK ÇELİK (Bursa) – İç Tüzük 59 gayet açık efendim.
BAŞKAN – Sayın Çelik, yapmayın; bu kararı ben vereceğim.
HALUK KOÇ (Samsun) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Lütfen Sayın Başkan… |
 Saat ve Tarih:
10:40
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN la
"Gelemezdim" İZİNLERİ ???
TBMM Devamsızlığına KILIF BULUNDU
(Yani, ilkokul sıralarında "dedem öldü gelemedim" mazereti, "nenem hastalandı gelemedim" uydurmaları yapardı çocuklar.Oysa işin prosedüre uydurulması başkaymış.Oylamayla kabul edilmeliymiş mazeretler...)
Aşağıda adları yazılı sayın milletvekillerinin hizalarında gösterilen süre ve nedenlerle izinli sayılmaları Başkanlık Divanının 12 Ekim 2006 tarihli toplantısında uygun görülmüştür.
Genel Kurulun onayına sunulur.
Nevzat Pakdil
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı V.
“Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan, mazereti nedeniyle 30/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 20 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, mazereti nedeniyle 01/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 1 ay”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“İstanbul Milletvekili Ersin Arıoğlu, mazereti nedeniyle 22/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 13 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan, hastalığı nedeniyle 29/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 20 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Karabük Milletvekili Hasan Bilir, hastalığı nedeniyle 20/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 16 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, mazereti nedeniyle 29/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 24 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun, hastalığı nedeniyle 18/06/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 13 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
“Yalova Milletvekili Şükrü Önder, mazereti nedeniyle 19/09/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 14 gün”
BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir |
 Saat ve Tarih:
10:30
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
|
K.K.ANADOL KİMDİR?
"Karar Yeter Sayısı"
1.örnek
34’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum…
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı!..
BAŞKAN – Arayacağım.
34 üncü maddeyi oylarınıza sunup, karar yeter sayısını arayacağım: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, madde kabul edilmiştir.
2.örnek:
Hepinizin vicdanına sunuyorum. Kamu vicdanı açısından teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Aslanoğlu.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Tamam, karar yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… (CHP sıralarından “Yok, yok…” sesleri)
Sayın milletvekilleri, işari oylamayı elektronik cihazla yapacağım.
Oylama için iki dakikalık süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.
3.örnek:
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ayvazoğlu.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.
Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
4.örnek:
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - …sağlamadığı için bu yasayı kurtarmaz.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Saygun.
Sayın milletvekilleri, önergeyi…
(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)- Yoklama istiyoruz efendim.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – Yirmi kişi yok.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Var efendim.
BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, bir yoklama talebi vardır. Yoklama talebinde bulunan milletvekili arkadaşlarımın isimlerini tespit edeceğim.
5.örnek:
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baloğlu.
Sayın milletvekilleri…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı…
BAŞKAN –Tamam.
6.örnek:
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) – Bu duygu ve düşüncelerle, yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Sayın milletvekilleri...
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı...
BAŞKAN – Arayacağım.
7.örnek:
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Açıklama değil ki, suçlama.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakanım.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
BAŞKAN – Arayacağım Sayın Anadol. Maddeyi oylarınıza sunuyorum.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı…
BAŞKAN – Arayacağım Sayın Anadol. Maddeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
8.örnek:
BAŞKAN – Kabul edenler…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı…
BAŞKAN - Kabul etmeyenler…
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) – Yok Başkan.
BAŞKAN – Nasıl yok?
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) – Yok.
KÂTİP ÜYE MEHMET DANİŞ (Çanakkale) – İstemekte geç kaldı.
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) – Yok, istedi Kemal Anadol.
BAŞKAN – İstedi mi?
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) – İstedi.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Evet, karar yeter sayısı istedik efendim.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – İstendi karar yeter sayısı. Başkan, bakmadınız. İstendi karar yeter sayısı.
BAŞKAN – Sayın Anadol, elinizi kaldırdınız ama…
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısı istedim efendim. Tutanağı kontrol edebilirsiniz.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen oturun. Oylama yapacağım tekrar.
|
 Saat ve Tarih:
09:55
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
ÇELTİK GÖRMEK
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Belli, belli!
NECDET BUDAK (Devamla) – Öğlen domates, peynir ekmek yedim.
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Öyle aldattın milleti zaten!
BAŞKAN – Sayın Çakır, lütfen…
NECDET BUDAK (Devamla) – Şerbetle ekmek yedim.
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Milleti öyle aldattın zaten!
NECDET BUDAK (Devamla) – Onun için, bilmeden laf atıyorsunuz, ama, ayrıca…
RASİM ÇAKIR (Edirne) – Sen çeltiği görsen, arpacık zannedersin!
NECDET BUDAK (Devamla) – Ayrıca, çeltik konusunda…
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – Sayın Başkan, böyle bir usul mü var?
BAŞKAN – Yok.
RASİM ÇAKIR (Edirne) - Çeltiği görse buğday zanneder. |
 Saat ve Tarih:
09:34
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN Mysp
düelloya davet
MAHMUT GÖKSU (Adıyaman) – Millet size güvenmiyor.
ENGİN ALTAY (Sinop)- Ne diyorsun ne? Ne diyorsun? Gel bakalım gel, gel.
BAŞKAN – Sayın Altay, lütfen…
ENGİN ALTAY (Sinop)- Gel lan burada konuş.
MAHMUT GÖKSU (Adıyaman) – Önce iktidar ol, iktidar.
ENGİN ALTAY (Sinop)- Sen bir kere şuraya çıktın mı şuraya?
BAŞKAN – Sayın Altay…
ENGİN ALTAY (Sinop)- Şuraya çıktın mı sen bir kere? Çık da konuşsana.
MAHMUT GÖKSU (Adıyaman) – Önce iktidar ol, iktidar.
ENGİN ALTAY (Sinop)- Ya da gel dışarıda konuşalım.
BAŞKAN – İdare amirleri, lütfen…
BİR CÜMLE DAHA
KONUŞABİLMEK
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Tosun, teşekkür ediyorum.
RESUL TOSUN (Devamla) – Tamamlıyorum, tamamlıyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Hayır, tamamladınız zaten. Tamam.
RESUL TOSUN (Devamla) – Tamamlıyorum.
BAŞKAN – Sayın Tosun, lütfen…
RESUL TOSUN (Devamla) – Bir cümle lütfen Sayın Başkanım. Bir cümle…
(Yani, hatibin verilen süre içindeki sözleri bir şey ifade etmemiş ki, bir cümle ekleme telaşında)
BAŞKAN – Ama, şu ana kadar, bak, sadece bir arkadaşa verdim.
RESUL TOSUN (Devamla) – Bir cümle…
BAŞKAN – Buyurun, bir cümleyi bekliyorum.
RESUL TOSUN (Devamla) – Bir cümle, evet…
Şimdi, 45’inci madde diyor ki: Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıklarına tanınan hukuk, Yunanistan tarafından da kendi ülkesinde bulunan Müslüman azınlıklar için de tanınmıştır.
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Tamam…
BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tosun.
RESUL TOSUN (Devamla) – Yani, sen Türkiye’de azınlıklara ne verirsen, Yunanistan onu verecek diyor.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tosun. Teşekkür ediyorum.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Doğrusu bu!
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Daha ne diyecek.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Ne var bunda, siz anlamamışsınız.
RESUL TOSUN (Devamla) – Okuduğumuz var sadece. (AK Parti sıralarından alkışlar)
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Şimdi cevap alacaksın.
BAŞKAN – Evet… Arkadaşlar, kendi aranızda müzakere edersiniz. Teşekkür ederim |
 Saat ve Tarih:
09:06
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN MySpace
VEKİLLER EKRAN BAŞINAAAAA...!
MAÇ VAR MAÇ !
CHP GRUBU ADINA MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; önce, bir küçük maruzatımı Başkanıma iletmek istiyorum: Efendim, az evvel, toplantı yeter sayısını, karar yetersayısını bulmak için AKP’li arkadaşlarımız geldiler. Ama, şu anda, salonu boşaltmakla meşgul olduklarından…
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Maç var, maç…
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) – …birkaç dakika izin verirseniz, bu konuşmayı bekletelim, Genel Kurul bir suhulete kavuşsun ve biz de ondan sonra konuşmamızı yapalım. Şu anda içerisi, konuşmaya ve dinlenmeye müsait değil Sayın Başkanım.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) – Müsait… Müsait… Sen konuş.
BAŞKAN - Buyurun efendim, siz konuşun.
Değerli arkadaşlar, arkadaşlarımız otursun ve hatibi dinleyelim.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Hayır, giden gider, gitmeyen burada kalsın Sayın Başkan. Yani, giden de gitsin.
BAŞKAN - Efendim, dışarı çıkmak isteyene mâni olacak bir müeyyidemiz yok. Yalnız, çıkan arkadaşlar çıkabilir.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Hayır, giden gider Sayın Başkan, ama, kalanlar da dinlesin.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Burası pazar yeri değil Sayın Başkan. O arkadaşlar çıksınlar.
BAŞKAN - Buyurun efendim.
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) – Efendim, istirham edersem, süremi de tekrardan alma şansımız olabilir mi? İlk bir dakika, bu benim suçum değil, yani salonun pozisyonu yetmedi.
BAŞKAN – Arkadaşlar, oturalım.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – İsteyen çıksın efendim. Yani, pazar yeri değil ki burası.
ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) – Başkanım, konuşmasına kim engel oluyor?
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) – Vallahi, kimin engel olduğunu şu anda salonda olan arkadaşlarım görüyorlar, ciddi bir hareketlilik içindesiniz. Girerken bir hareketlilikle geldiniz, ellerinizi kaldırdınız, şimdi çıkıyorsunuz, bilahare sayısal ihtiyaç duyulduğunda tekrar gelirsiniz.
FİKRET BADAZLI (Antalya) – Aynen öyle.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım…
Başkanım, sizce konuşmam uygun mu? Yani, ben kendi konuştuklarımı bile anlayamıyorum.
BAŞKAN – Efendim, siz buyurun. |
 Saat ve Tarih:
08:10
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
yoklama hastalığı
AYAKTA 20 KİŞİ :)))
(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Yoklama istiyoruz.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – Şimdi niye yoklama istiyorsunuz?
BAŞKAN – Şimdi, yoklama isteğinize göre, 20 sayın milletvekilimizin ismini tespit edeceğiz.
K.KEMAL ANADOL (İzmir) – Orada da 164 kişi olacak. Teker teker sayılacak. 164...
BAŞKAN – Sayın Anadol, Sayın Saygun, Sayın Eraslan, Sayın Kılıç, Sayın Çiçek, Sayın Gencan, Sayın Özcan, Sayın Ekmekcioğlu, Sayın Ayvazoğlu, Sayın Emek, Sayın Kart, Sayın Özkan, Sayın Kesimoğlu, Sayın Ercenk, Sayın Araslı, Sayın Küçükaşık...
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – 20 kişi ayakta olacak.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Yeter, fazla oldu.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – Yok, yok... Olmadı daha.
ORHAN ERASLAN (Niğde) – Fazla oldu. 20 yeter, 20. Fazlaya yok.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) – Efendim, eksikse yoklama düşmüştür. Eğer 19 kişiyse yoklama düşmüştür.
|
 Saat ve Tarih:
08:04
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLARDAN
bi kürsüydü ama...
SAHİ, ORASI NERESİYDİ ?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri…
BAŞKAN – Sayın Şimşek…
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) – Efendim.
BAŞKAN – Nerede konuşuyoruz ve ne konuşuyoruz?
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) – Efendim, Meclisle ilgili Meclis Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu içerisinde konuşuyorsak, burada…
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda konuşuyorsunuz ve şu anda 1’inci madde üzerinde konuşuyorsunuz.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) – Evet, 1’inci madde üzerinde konuşuyorum.
BAŞKAN – Ben, sizi maddeye davet ediyorum. Aksi takdirde, sözünüzü keseceğim.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) – Pekâlâ… Teşekkür ederim.
Meclisi konuşuyoruz ve Meclisin maddesi üzerinde konuşuyorum Sayın Başkan |
 Saat ve Tarih:
07:55
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
TUTANAKLAR layout
tbmm'de işsizlik yok !
KADROLAŞMA BAŞKANLIĞI !
Bir vekil kürsüde;
"""-Bir defa, Sayın Arınç’ın “Kadrolaşma yapmadım.” ifadesi doğru değildir. Sayın Arınç, üç genel sekreter yardımcısından ikisini değiştirmiş, yeni atadığı iki genel sekreter yardımcısının ikisi de Meclis dışındandır. Bu dönemde kadrolaşma yapmanın en önemli göstergelerinden biri, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ve Kanal 7’den transfer edilen yöneticilerdir.
Meclis Destek Hizmetleri Daire Başkanı İstanbul’dan transfer edilen yöneticilerden biridir ve hakkında dosyalar bulunmaktadır. İletişim Ofisinde Kanal 7 çalışanları çalışıyor.
Ayrıca, çok ilginçtir, Fazilet Partisi Milletvekili Salih Katırcıoğlu’nun mühendis eşi Bayındırlık Bakanlığından Meclise geliyor, kısa bir süre sonra müdür yardımcısı oluyor, ardından Başkanlık müşaviri yapılıp emekli ediliyor. 6.400 ek göstergeden kıyak emeklilik. İlginç olan ikinci tarafı ise, hanımefendi emekli olunca oğlu Aykut Katırcıoğlu Mecliste işe başlıyor. Bu, adalet anlayışı değildir değerli arkadaşlarım.
Sayın Arınç, eski Genel Başkanı Recai Kutan Beyi de unutmamış. Recai Kutan Beyin oğlu Murat Kutan da, şu an, Meclis Başkanlık müşaviri olarak görev yapıyor.
Sinirlenmenize gerek yok Sayın Başkan, sizin oğlunuz Fatih Alptekin de, şu anda Başkanlık müşaviri olarak çalışmakta"""
|
 Saat ve Tarih:
07:37
,
3/12/2006
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|

|