BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


12/10/2006 - Başlıca köpek hastalıkları


KUDUZ

Hızlı seyreden ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır.Tüm sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülür.Etkeni sinir dokusuna yerleşir ve hastalık 10 günden bir kaç aya kadar ilerler.Şuur kaybı ,huzursuzluk,su korkusu ve felçlerle karakterizedir.Bu gibi belirtiler ortaya çıktıktan sonra en geç 10 gün için de ölümle sonuçlanır.Genellikle bulaşma salyadan,hayvan ısırması ile gerçekleşir.Hastalığın seyri 3 dönem gösterir. 1-Sukunet Dönemi:Hareket değişikliği,korkaklık,sinirlilik,evden uzaklaşma,yabancı cisim yeme,yutkunma zorluğu,salya akışı (1-3 gün sürer ) 2-Saldırgan Dönem:Huzursuzluk artar,ısırma arzusu fazladır,çok saldırgandır(3 gün sürer) 3-Felç Dönemi:Ölümden kısa süre önce oluşur,vücudun çeşitli yerlerinde felçler oluşur,yutma güçtür,alt çene felçtir,salya akışı fazladır(3-4 gün sürer,ölümle sonuçlanır) Bu hastalığın tedavisi mümkün değildir.Aşı, yavrular 12-13 haftalıkken yapılır ve her yıl tekrarı gerekir.

KENNEL COUGH

Öksürükle seyreden solunum sistemi hastalığıdır.Etkeni aldıktan 4 gün sonra başlayan öksürüğün karakteri kuru veya yaş olabilir ve mükoz bir salgı çıkartılır.İlerlerse pneumoni oluşur.Aşısı,yavrulara 8 ve 12. haftalarda 2 doz şeklinde yapılır.Her yıl tekrarı gerekir.

CORONA VIRUS ENFEKSİYONU

Kusma ve ishalle seyreden yavrularda ölümle sonuçlanan hastalıktır.Depresyon ve iştahsızlık vardır.Dışkı sulu,sarı,yeşil veya turuncu renktedir.Belirgin bir kokusu vardır.İshal 2-3 gün sürer.Yavrularda ölümle sonuçlanabilir.Aşısı 7-12. haftalarda yavrulara 2 doz yapılır.Her 6 ayda bir tekrarı gerekir.

KANLI İSHAL (PARVOVIRAL ENTERITIS)

Aşılanmamış yavrular da ölümle sonuçlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalıklı bir köpekle temas eden herhangi bir canlı bu hastalığı diğer köpeklere taşır. Etken 0-C'nin altında dahi uzun süre yaşayabilir.Kusma,kan veya mukoz bir katmanla kaplı dışkı en tipik belirtidir.İştah azalması, depresyon ve yüksek ateşle seyreder. Rottweiler,Doberman Pinscher,English Spaniel gibi ırklar özellikle hassastır. Aşısı, yavrulara üçer hafta ara ile 3 doz şeklinde yapılır ve yıllık tekrarı gerekir.

KÖPEK GENÇLİK HASTALIĞI (DISTEMPER)

Solunum,sindirim ve merkezi sinir sistemini etkileyen ölümcül bir hastalıktır. Ateş,burun ve göz yaşı akıntısı,depresyon,iştahsızlık,ishal görülür. Daha sonra titremeler, koordinasyon bozukluğu ve 2-4 hafta süre içersinde ölüm görülür. Aşısı yavrularda 10,13 ve 16.haftalarda 3 doz şeklinde yapılır,her yıl tekrarı gerekir.

KAN İŞEME HASTALIĞI (LEPTOSPIRA ENFEKSIYONU)

Köpeklerde ve diğer hayvanlarda görülen özellikle karaciğer, böbrek ve üreme organlarını etkileyen bir hastalıktır.Etken vücudun her tarafına yayılır. Ateş, kan işeme,anemi görülür.Ölüm böbrek yetmezliği sonucu oluşur. Kalp,merkezi sinir sistemi ve göz etkilenen diğer bölgeler arasındadır. Şehir köpeklerinde daha sık rastlanır.Depresyon, ishal, öksürük, güç solunum görülür. Yavrular 10, 13 ve 16.haftalarda 3 kere aşılanır. Yurtdışında, özellikle yaygın bölgelerde 4-6 ayda bir tekrarı yapilir. Ülkemizde ise senelik tekrar yapılmaktadır.

KÖPEKLERİN KARACİĞER ENFEKSİYONU(CAV-1)

Özellikle karaciğer, böbrek, göz ve kan damarlarını etkileyen bir hastalıktır. Ateş, titreme, koordinasyon bozukluğu görülür. Aşılanmamış köpeklerde 1-2 saatte ölümle sonuçlanır. Bağışıklığı düşük olan yavrularda depresyon , iştahsızlık, ateş, sancı, karaciğer büyümesi, göz hastalıkları, kusma meydana gelir. Yavrular 10-13-16.haftalarda 3 doz aşılanır. Aşının yıllık tekrarı gerekir.

EKİNOKOK KİSTİ(Hidatid-Hidatik Kist)

Kist hidatik insan ve hayvan sağlığını tehdit eden, ülkemizde çok yaygın olan, önemli bir paraziter hastalıktır. Hastalığın etkeni E.granulosus'dur. Parazitin olgunu köpek, kurt, çakal gibi etçil hayvanların ince bağırsağında yaşar. Yumurta ve larva formu ise, insan ve diğer memelilerin iç organlarinda yaşar. Parazit, kedilerde bulunsa bile üreyemediğinden dolayı insanlar için bir tehlike arz etmez. Parazitlerin yumurtası, köpeklerin dışkısı ile atılır ve çevreye yayılır. Bu yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta 1 yıl kadar canlı kalabilirler. Yumurta, ağız yolu ile insan ve diğer memelilerin bağırsaklarına ve oradanda kan yoluyla iç organlara özellikle akciğere ve karaciğere taşınır ve larva formuna dönüşür. Larva formuna kist hidatik denir ve bunlar içi sıvı dolu keselerdir. Köpekler, kisli bir memelinin etini çiğ olarak yedikleri zaman ,parazitle enfekte olurlar.Bu parazitler köpeklerin bağırsağında olgunlaşarak yumurta verirler ve bu döngüyü devam ettirirler. Kist hidatik, zannedildiği gibi tüylerden kaynaklanan bir hastalık değildir; ancak köpekler dışkısını yaparken, dışkıdaki yumurtalar tüylere bulaşır. Memelilerdeki kistler yavaş büyürler. Dokularda, kistler kapsülle sarılarak sınırlandırılır ve maksimum portakal büyüklüğüne ulaşabilir. Göğüs ve karın boşlugu gibi boşluklu organlarda ise 10-20 yıl gibi bir süre zarfında 20cm çapa erişirler ve bu aşamada fiziksel belirtiler oluşur. Kistler çoğunlukla klinik belirtiler göstermese de lokalize olduğu organ veya dokuya yaptığı basınç, kapladığı hacim nedeni ile normal fonksiyonları bozar ve ağrı yapabilir. Diğer bir tehlikesi ise kistlerin kendiliğinden veya ameliyatta yanlıslıkla patlatılmasıdır ki bu da anaflaktik soka ve tekrar enfeksiyonun alınmasına neden olur. Kist hidatik'in dışında yine Ekinokok cinsine bağli E.alveolaris türünün larvasina ise alveolar kist denir. Bu parazitin taşıyıcıları kemiriciler, çesitli memeliler ve insandir. Bu etkenin yaşam döngüsü ise genellikle yabani hayvanlar ve tarla fareleri arasında olur. Yol açtığı hastalık diğer yönleriyle kist hidatik'in neden oldugu hastalığa benzerdir. Teşhis, köpek kili üzerinde veya dışkısında parazitimsi segmentlerin bulunması ile yapılır. Kist hidatik'ten korunmak için petlerinize çiğ veya az pişmis et vermekten çekinmeli ve Veteriner Hekiminizin belirleyeceği bir paraziter mücadele programını takip etmelisiniz. Kist Hidatikle mücadele programı, ya 4 ayda bir dışkı muayenesi ya da mevcut paraziti dökmek amacıyla paraziquantel etken maddesini içeren antiparaziter ilaçların kullanılmasi şeklinde olur. Etken insanlara sindirin yoluyla bulaştığı için aldığımız gıdaların temiz olmasına dikkat etmemiz korunmak için yeterli olmaktadır.

 


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Yaşlı köpek bakımı
Bulundugu yer: Yasli kopek bakimi



En uzun yaşayan köpek 29 yaşında ölmüştür. 20 yaşına kadar yaşayanlara rastlamak da artık çok nadir değildir. Ancak, yaşlanma sürecinin hızı kalıtsal olmasına rağmen küçük ırklar uzun yaşarken büyük ırklar kısa ömürleriyle ünlüdür. Irkı ne olursa olsun beslenmesine ve olası problemlerin hemen tedavisine dikkat edildiğinde her köpeğin yaşam kalitesi ve ömrü artacaktır.

Köpeğiniz Yediğinin Aynasıdır

Doğru besleme özellikle de yaşlı köpekler için çok önemlidir. Çoğu köpek yedi yaşını geçtikten sonra yaşlı köpekler için özel olarak formüle edilmiş "senior" köpek mamalarıyla beslenir. Senior dietler hareket düzeyi azaldığından yaşli köpekler için daha düşük kalori içerir. Sodyum (Na) ve potasyum (K) oranları düşürülerek kalp ve böbrek hastalıklarının gelişiminin önüne geçilirken esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineral düzeyleri arttırılarak azalan emilimlerinin dengelenmesi amaçlanır.

Senior dietlerdeki lif kalitesi de ayrıca yaşlı sindirim sistemlerine uygun olacak şekilde ayarlanır. Dışardan esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineral katkısı köpek dengeli bir senior mama ile besleniyorsa gereksizdir. Yine de atritis ve deri allerjisinden şikayetçi yaşlı köpekler özellikle de linolenic ve linoleic asit katkısında fayda görebilir.

Hastalıkların Farkedilmesi

Yaşla birlikte hastalık riski de artar. Ancak, belirtilerin erken farkedilmesi tedavi şansını yükseltecektir.

Her türlü belirti için dikkatli olunmalıdır. Köpeğinizin beslenme alışkanlığını, egzersiz yeteneği ve genel davranışını iyi tanırsanız her türlü değişikliği hemen farkedebilirsiniz.

Haftalık kontroller deride nükseden her türlü şişlik ile ayrıca diş ve dişetlerindeki anormallikleri tespit etmenizi kolaylaştıracaktır.

Göz şeffaflığının erken tespiti de bu sırada farkedilebilir. Gözdeki lenslerde katarak sağlıklı köpeklerde de gözlenebilir ve ilerleyici görüş kaybına neden olur. Normal olarak yavaş yavaş ilerleme gösterdiğinden köpeğin yaşam kalitesini pek etkilemez. Ancak şeker hastası kedi ve köpeklerde lenslerde süratli şeker depolanması görülebilir.

Yıllık aşıları için veterinerinize gittiğinizde genel bir kontrol olası sağlık problemlerinin önceden tespit edilmesinde yardımcı olacaktır. Paranın büyük problem olmadığı duurmlarda genel muayenenin yanısıra kan ve idrar testleri de değerlendirme de faydalıdır.

Kalp Hastalıkları

Köpeklerde yaşla alakalı en yaygın hastalıkların başında dejeneratif kalp kapakçığı problemleri gelir.Kapakçıklar sıkı kapanma yeteneklerini kaybederek her kalp atışında odacığa geri kan sızmaya başlar. Bu, kan dolaşımını zayıflatırken akciğerlerde kan birikimine neden olur.

Sızdıran valflar (kapakçıklar) kalpte miriltiya neden olurken bu ses steteskopla duyulabilir. Azalan dolaşım köpekte halsizliğe neden olur ve akciğerdeki birikim öksürük ve derin solumaya yol açar. Bu belirtiler özellikle köpek heyecanlığında ya da egzersiz yaptıktan sonra ortaya çıkar.

Hasta köpekler kalp atışını güçlendirecek ilaçlar ile rahatlatılırken dietlerindeki tuzun azaltılmasından da fayda sağlarlar. Bu, kalpteki yükü azaltırken kalp hastalığının gelişimini de yavaşlatır.

Akciğer hastalıkları da yaşlanmayla beraber ortaya çıkabilir. Röntgen, ECG ve ultrason ile tespit edilebilir.

Sızlayan Eklemler

Yaşlı köpeklerde şişmanlık ciddi bir problemdir. Kalp ve akciğer hastalığı riskini arttırırken eklemlerin üzerine ekstra ağırlık bindirerek atritise neden olur.

Atritis ya da dejeneratif eklem hastalığı, eklemlerdeki yaşlanmayla alakalı değişiklikleri takip eder. Eklemlerdeki kayganlığın azalması sürtünmeyi arttırır. Eklemler genellikle sertleşerek şişer ve köpek topallamaya başlar. Çok şişman köpekler acilen zayıflatılmalıdır.

Köpekbalığı kıkırdağının yanısıra esansiyel yağ asidi katkısı faydalı olacaktır.

Röntgen tanı için gereklidir ve çoğu vakada anti-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlarla tedavi yapılır. Bu ilaçlar gastro-intestinal sistemde iritasyona neden olabileceğinden her türlü ishal vs. belirtisi veteriner hekime bildirilmelidir.

İncelen Deri

Esansiyel yağ asidi katkıları elastikiyetini kaybeden, incelen ve donuklaşan derinin kendini korumasını sağlar. Bu tür durumlara hormonal hastalığı olan köpeklerde daha sık rastlanır. Çoğu hormonal hastalık deri başta olmak üzere vücudun başka kısımlarını da etkiler.

Hormonal hastalıklar kendini hemen belli etmediğinden durgunluk, halsizlik, kusma ve su içmede artış belirtilerine dikkat edilmelidir. Diğer hastalıklarla karıştırılmaması için veteriner  hekiminizce kontrol edilmelidir.

Diğer Problemler...

Karaciğer ve böbrek hastalıkları benzer belirtilere neden olabilir. Böbrek hastalıkları özellikle kedilerde yaygın olmasına rağmen köpeklerde de görülür. Tipik olarak aşırı su içme kilo ve adele kaybı temel belirtilerdir. Vücut idrarda protein kaybettiğinden protein ihtiyacını adelelerden karşılar.

Karaciğer ve şeker hastalığı benzer belirtiler gösterir. Bu hastalikların tanısı kan ve idrar testi gerektirir.

Ayrıca tuz, protein ve şeker düzeyinde azalma bu hastalıkların gelişimini yavaşlatacaktır. Veteriner hekiminizde uygun "diet"ler bulunmaktadır.

Hasta köpekler çok su içtğinden idrar tutamama bir belirti olabilir. Ancak idrari tutamama yaşla alakalı başka hastalıklarda da görülebilir.

Bazı dişilerde bölgedeki sinir fonksiyonlarındaki azalmayla birlikte pelvisdeki atritik değişmeler idrar hatta dışkı tutamamaya neden olabilir. Bu durumlar veteriner hekim müdahalesiyle genellikle iyileşir.

Yaşlı ve yüksek lif düzeyi içeren dietlerle beslenen köpeklerde kabızlık da gözlenebilir. Dikkatli müshil kullanımı burada faydalı olacaktır.

Yaşlanmayla alakalı diğer bir problem türü ise tümörlerdir (özellikle de kısırlastırılmamış olanların üreme organlarında ve dişilerin süt bezlerinde). Rahim enfeksiyonları dişilerde hayatı tehdit edici sorunlara neden olabilir ve belirtileri genellikle kusma, yüksek ateş ve vajinal akıntıdır.

İlerleyen yaş sağırlıkdan bunamaya kadar sinir ağında zayıflamaya neden olabilir. İlaçla beyne giden kan miktarını arttırırken yaşlanma ile alakalı bunama vs. belirtilerini yavaşlatacaktır.

Köpek sahipleri genellikle belirtileri yaşa bağlayarak önemsemez. Pek çok durumda bu belirtiler tedavi edilebilir.Bu nedenle çabuk veteriner hekim müdahalesi çok önemlidir..


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Köpeklerin kişisel hakları



Ben; ben olmalıyım (köpeğin kendi olma hakkı)

Köpeğinizin koşmaya, havlamaya, kemirmeye, hoplamayıp zıplamaya, kazmaya ve vücudunu çalıştırmaya gereksinimi vardır. Köpek olmasına izin verilmelidir.


Yanlız kalmak istiyorum (kendine ait bir yere sahip olma hakkı)
İdeal olan ev içi kafesi olsa bile bir yatak ya da güvenli herhangi bir nokta da iş görür. Köpeğinizin yanlız kalacağı, kemiğini kemirmeceği ya da hiç bir şey yapmadan dinlenebileceği kendine ait bir yere ihtiyaç duyar.


Akıl harcanamayacak kadar değerli bir şeydir (sürekli eğitim hakkı)
Köpeğinizinde bir aklı olduğunu ve bunu kullanmaya gereksinimi duyduğunu unutmayın. Onun zekasından faydalanın ve onu eğitin. İtaat eğitiminin köpekleri robota dönüştürdüğü hikayesini bir kenara bırakın. Keyifli bir eğitim sizin ve köpeğinizin birbirinizi tanımak ve birlikte  güzel vakit geçirmenizi sağlamak için iyi bir fırsattır. Öğrendiklerinizi sürekli evde de uygulayın. Tasmasını takarken ona oturmayı, ayaklarının altını silerken ayakta beklemesini öğretin.


Köpekler eğlenmek ister (kendi türünden arkadaş edinme hakkı)
Köpek sizinle geçen zamandan tabii ki keyif alır; fakat bu yeterli değildir. Köpeğiniz sadece köpek olabilmek için diğer köpeklere de ihtiyaç duyar. Başka köpeklerle yeterince sosyalleştirilmemiş köpeklerin kendine güvenleri düşüktür ve genellikle kendinden emin olmamak onları saldırganlığa iter.


Bana bakacak biri (korunma hakkı)
Köpeklerinizi düzenli veteriner ziyaretleri ile sağlık problemlerine karşı koruyun. Ona yüksek kaliteli bir diet sunarak yanlış beslemenin  önüne geçin. Ona yeterli egzersiz imkanı sunup tüy bakımı yaparak rahat ve zinde hissetmesini sağlayın. Köpeğinizi dövme, mikroçip ve kimlik madalyonu ile çalınmalara ve kaybolabileceği durumlara karşı koruyun. Onu çitle çevrili güvenli bahçesinde tutarak dünyanın kötülüklerine karşı tedbir alın . Tasmasız ve yanında bir insan olmadan dışarda dolaşmasına izin vermeyin. Asla; ama asla unutmamanız gereken son şey ise, hiç bir köpek tasmasız %100 kontrol altında değildir ve dünya üzerinde güçlü reflekslere sahip çok az sürücü vardır.


Köpeğinizin başka bir hakkı daha vardır: kısırlaştırılma hakkı
Kısırlaştırılmış köpek, ciddi bir problem olan aşırı pet popülasyonuna katkıda bulunamaz. Bana inanmıyorsanız sokaklara ve hayvan barınaklarına bir bakın. Üretim sadece profesyonel üreticilerin işidir. Ayrıca kısırlaştırılmış köpekler belirli sağlık problemlerinden de muaftır. Veteriner hekiminizle pyometra ve prostat komplikasyonları konsunda konuşunuz.


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Aile Planlaması
Bulundugu yer: Aile planlamasi



Köpeğinizin yavrularının olması hiç de hafife alınacak bir şey değildir.

Köpek sahiplerinin köpeklerinin yavrularının olmasını istemede pek çok nedeni olabilir. Çoğu için çok sevdikleri dostlarının bir yavrusuna sahip olmak ana itici güç olmasının yanı sıra bazıları için sözde finansal kazanç daha çekici gelebilir. Bazı köpek sahipleri için, bu gerçekten gerekli olmasa da, dişi köpeklerinin hayatta bir kez anne olmasının iyi olduğuna inandıklarını da biliyoruz.

Bu yazının gerçek amacı köpek sahiplerini köpeklerinden yavru almaktan vazgeçirmek olmasa da köpek üretiminin büyük miktarda üzerinde düşünme ve planlama gerektiren bir karar olduğunu anlatmayı amaçlıyor. Daha da ötesi belli ırkların doğum problemleri ile olası genetik hastalıklara karşı yapılması gereken testlerden köpek sahiplerinin haberdar olması gerekiyor.

Bu genetik hastalıklardan kalça çıkığı (hip dysplasia) pek çok ırkta gözlemlenebilmesine rağmen dev ırk köpeklerin (Danua, St. Bernard vs) yanı sıra Alman Çoban Köpeği, Golden ve Labrador Retiever gibi ırklarda yaygın olarak görünebilen bir hastalıktır. Sağırlık, Dalmaçya ve Bull Terrier’lerde dikkatle elimine edilmesi gereken genetik hastalıklardandır. Göz problemlerinden Progresif Retinal Atrofi (PRA) genellikle Border Collie, Cocker Spaniel, Golden ve Labrador Retriever ve Irlanda Setterin’de rastlanır. Bu saydıklarımız pek çok genetik hastalıkdan sadece bir kaçıdır.

Yüksek oranda olası genetik hastalık riski taşıyan hiç bir köpek ne kadar iyi karaktere sahip olursa olsun üretimde kullanılmamalıdır. Yine, konformasyonu ve genetik yapısı ne kadar mükemmel olursa olsun doğru karaktere sahip olmayan hiç bir köpek üretim programınıza dahil edilmemelidir.

Bir dişiden üretim planlarına başlamadan önce onun mükemmel koşullarda olduğundan emin olunmalıdır. Hamilelik sırasında hastalık alındığında yavruları fiziksel ve zihinsel olarak etkileyebileceğinden annenin aşıları tam olmalıdır. Ayrıca dişi, parazitlere karşı ilaçlanıp emzirme sırasında yavrulara parazit transferi gerçekleşebileceğinden pirelerden de arındırılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki çiftleşme bazı dişiler için traumatik olabilir. Özellikle de insanlar tarafından büyütülen ve diğer köpeklerle fazla ilişki içinde olmayan dişiler erkek köpeklerin kendilerine yaklaşmasına izin vermeyebilir.

Hamilelik tanısı çiftleşmenin ilk üç ya da dördüncü haftası içinde yapılabilir. Hormon düzeyini ölçmek için kan testleri ya da yavruları görüntülemek için ultrasonografi kullanılabilir.

Dişi hamile ve emzirirken, özellikle de dokuz haftalık hamileliğin son üç haftasında, sindirilebilirliği yüksek enerji yoğunluğu fazla bir dietle beslenmelidir. Yavruların gerçek gelişimi son üç haftada gerçekleştiğinden en baştan itibaren fazla besleme hamile annenin gereksiz kilo almasına neden olurken yavruların fazla gelişerek doğumda problem yaratmasına neden olur.

Emzirme dönemi boyunca vücut ağırlığındaki fazlalık % 15-25 arasında olmalıdır. Düzenli parazit tedavisine rağmen bazy köpeklerin vücudunda inaktif parazitler bulunabilir. Hamilelik döneminde bu parazitler aktif hale geçer ve çoğu dişi plasenta ve süt yolu ile yavrularına parazit geçirir. Bu da yavruların doğuştan daha sonra çocuklara zararlı olabilecek parazitlere sahip oldukları anlamına gelir. Bunun önüne geçmenin en iyi yolu hamile dişilere doğumdan önce üç hafta ile doğumdan sonra iki hafta boyunca günlük benzimidazole parazit ilacı vermektir. Daha sonra emziren anne ve yavrularına 12 haftalık oluncaya kadar iki haftada bir bu uygulamaya devam edilmelidir.

Doğumdan önce anne ve yavrularına güvenli ve sessiz bir yer ayarlamalısınız. En ideali bir “doğum kutusu” hazırlayıp dişinin ve yavruların içinde rahat ve güvende olmasını sağlamaktır. Doğumdan önceki haftalarda dişinin buraya alıştırılması doğumun rölatif olarak güvende gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Çoğu dişi sakin bir ortamda kendi kendine annelik görevini yerine getirir. Yine de gözünüz sürekli üzerinde olmalıdır.

Doğum sırasında 20-30 dakikadan fazla yavru gelmeksizin kasılma veteriner hekim müdahalesini gerektirebilir. Dişiler genellikle kasılmayı engelleyen ve adale sertliği, hızlı soluma, huzursuzluk ve hatta kendinden geçmeye neden olan düşük kan kalsiyum düzeyinden sorun yaşayabilir. İri yavrular da yine doğum sırasında problem yaratabilir. Bu durumlarda sezeryan gerekebilir.

Herşey yolunda gitse de doğumun ilk 24 saatinde bir veteriner hekimin anne ve yavruların sağlığından emin olmasında fayda vardır. Ayrıca uterus da geriye hiç birşeyin kalmadığı ve annenin uygun miktarda süt üretip üretmediği kontrol edilmelidir. Annenin umulandan fazla yavrusu olacak olursa ona dışardan takviyelerle yardımcı olmakta fayda vardır. Veteriner hekiminizin tavsiye edeceği bir yapay süt ile yavruları beslemeye siz de katılabilirsiniz. Tüm bunlara rağmen tüm yavruların hayatta kalması her zaman mümkün olmaz.

Yavrular büyüdükçe daha maceracı birer küçük yaratığa dönüşür. “Doğum kutusu” artık bu yavruları içerde tutamayacağından anne ile yavruları emzirme zamanı dışında başka bir odada tutmakta fayda vardır. Anne onların sonsuz oyunlarından ve çıkmaya başlayan dişlerinin memelerinde yol açtığı yaralardan kendini kurtarmak isteyebilir. Yavruları ev içinde tutacaksanız 6-8 haftalık olup yeni evlerine gidecek kadar büyüyünceye kadar onların yaramazlıklarına ve neden olduklary dağınıkığa katlanmanız gerekmektedir.

Aşılama, yavrular 8-10 haftalık olup diğer köpeklerle tanışma zamanı gelince başlanmalıdır. Yine de distemper ve parvovirüse karşı bu süreden önce birer ön aşı yapılabilir. Mağrur anne ve onun haylaz yavrularını görmekten daha mutluluk verici bir şey olmamasına rağmen tüm bunların maddi karşılığı olmadığını düşünmeyin bile. Dünyadaki en doğal şey olmasına rağmen pek çok insanın umduğunun aksine doğum ölüm de getirebilir. Kim ne derse desin hamilelik ve emzirme dönemi masraflar her zaman elde edilen maddi karı geçecektir.

UNUTMAYIN

Eğer dişi köpeğiniz ve siz aşağıdaki kriterlere uymuyorsanız ondan yavru almayın:

  • Masrafları karşılamayı, son yavru da yeni yuvasına gidinceye kadar sorumluluklarınızı yerine getirmeyi ve yavrular için uygun yuvalar bulup bulamayacağınızı ciddi şekilde düşünmediyseniz.

  • İşlerin hiç de umduğunuz gibi gitmeyeceğinin bilincindeyseniz.

  • Köpeğiniz fiziksel olarak sağlıklı ve özellikle aile köpeği olma özelliğine sahip bir karaktere sahipse.

Dünyaya gelmesine izin verdiğiniz her canlıdan gerekirse ömrü boyunca sorumlu olduğunuzu asla unutmamalısınız.


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Tuvalet Egitimi
Bulundugu yer: Tuvalet egitimi



Eve aldığınız yavru köpeğin sık sık eve çiş ve kaka yapmasından şikayet ediyorsanız, ona tuvaletini tutmayı öğretmelisiniz. İdrar kesesindeki kaslari henüz tam olarak gelişmediğinden köpeğiniz idrarını tutamayabilir. Bu yüzden de evin hemen her yerine çişini yapabilir. İşe alkol bazlı bir temizlik maddesi ile evinizi ve özellikle de çiş veya kaka yaptığı yerleri temizlemekle başlayın. Tuvalet eğitimine, köpeğiniz yaklaşık dört haftalık olduğunda başlayabilirsiniz. Ona bir oda ya da odanın bir bölümünü ayırın. Burası artik onun yemeğini yediği ve uyuduğu yuvası olsun. Yemeğini ve suyunu günde 3-4 kez olmak üzere belli öğünlerde verin. Öğünlerin saatleri mümkünse aynı olmalı ve öğünler arasında beslenmemelidir. Bu dönemde köpeğinizin evin diğer bölümlerine girmesine izin vermeyin. Yavru köpekler tuvalet ihtiyaçlarını genellikle uykudan uyandıklari zamanlarda veya yemeklerini yedikten yaklaşık bir saat içerisinde gidermek isterler. Her yemekten veya uykudan uyandiktan sonra köpeğinizin odada yerleri kokladığını gördüğünüz ya da tuvaletini gidereceğini anladığınız anda, onu aynı odanın bir başka köşesine hazırladığınız bir kaç gazete üzerine koyun ya da bahçeye çıkartın. Yavru sizin istediginiz yere tuvaletini yaparken yumuşak bir ses tonuyla ona olumlu bir şey yaptığını hissettirin. Odada bulunan kirlenmiş gazeteyi de en alta yerleştirin ki bir dahaki sefere çiş yapacağı yeri kolayca bulabilsin. Dışarı çıkma veya gazeteyi kullanma eğitimleri istediğiniz düzeyde devam ediyorsa iki haftalık bir süre sonunda köpeğinizin evin diğer bölümlerini tanımasına gözetim altında olmak kaydıyla izin verebilirsiniz. Burada amacınız , evinizin aynı zamanda onun yuvası olduğu bilincini vermeniz olmalıdır. Çünkü köpekler yaşadıklari yuvaya pislemezler. Bütün bu çabalarınıza rağmen köpeğiniz gazeteye yapmayı öğrenemiyorsa, istemediğiniz yerlere tuvaletini yapıyorsa çareleriniz tükenmiş değildir. Gazete üzerine dökeceğiniz idrar esansları size yardımcı olacaktır. Eğer onu çiş yada kaka yaparken yakaladıysanız, asla onu dövmeyin, sadece otoriter bir ses tonuyla uyarıp, yine de yapmasını istediğiniz yere götürün. Onu korkutmak, burnunu sürtmek faydasız yöntemler olacağı gibi, köpeğinizin size güveninin sarsılmasına neden olacaktır. Özet olarak yavru köpeğinize yemeklerini günün belli saatlerinde verin. Her yemekten sonra veya yavru uykudan uyandığı zaman, onu yapmasını istediğiniz gazatelerin üzerine koyun ya da bahçenize çıkarın. Tuvaletini tutmayı ögrendiği zaman onun evin diğer bölümlerine girmesine izin verebilirsiniz. Yine de başarısız olduğunuzu düsünüyorsanız bir Veteriner Hekim'e danışın. Unutmayın ki tuvalet eğitimi yavru ile sahibi arasındaki iletişimin en önemli aşamasıdır.


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Aşı Programı
Bulundugu yer: Asi programi



6.HAFTA
          PUPPY DP    ( Karma aşı - 6 haftalık yavru köpekler için )

  9.HAFTA           DHP+L    ( Karma aşı )

   12.HAFTA             DHP+L    ( Karma aşı )

   14- 15.HAFTA            R + DRONCIT    ( Kuduz aşısı + Kist ilacı enjectabl )

NOT:Veteriner Hekiminiz bölgenizde risk oluşturan enfeksiyonları göz önünde bulundurarak karma aşı seçimini yapar ve uygular. Gerekli gördüğü aşıları program içine dahil eder ve aşı karnesine işler.
 Yavru köpekler için ölümcül olan ve tedavisi güç olan viral enfeksiyonlara karşı aşılama çok önemlidir.  Enfeksiyona yakalandıklarında % 90 ölümle sonuçlanır.Aşı programına zamanında başlanıp, programa tam bir uyum içinde devam edildiğinde, dostunuzenfeksiyon riski ortadan kalkmış sağlıklı bir yaşama ilk adımını atmış olacaktır.Aşı programına başlamadan önce yavru köpeklerin anneden geçmesi olası bir parazit enfeksiyonuna karşı parazit tedavileri yapılmış olmalıdır.6-8 haftalıkken aşı programı başlar.6 haftalık köpek yavruları için hassasiyetle hazırlanmış özel karma aşılarla ( Puppy DP ) aşı programına başlamak gerekir. Böylece savunma sistemi antijenlerlekarşılaştığı ilk görevini bünyeyi sarsmadan başarıyla tamamlar ve viral enfeksiyonları tanıyarak antikor üretmeye başlar.Daha sonra vücuttaki antikor titresini belirli bir seviyeye getirmek için 21 gün arayla aynı antijenleri içeren karma aşıların tekrarı yapılır.Ancak 3.tekrarda bağışıklık istenilen düzeye gelir.Daha sonraki haftalarda aşı programı Kuduz aşısı ve Kist ilacı enjeksiyonuyla tamamlanır...

    Artık dostunuz, kendisi için hayati risk oluşturan enfeksiyonlara karşı savunma sistemini oluşturmuş olacaktır. Bundan sonra yapılması gereken senelik hatırlatma aşılarıyla bağışıklık seviyesini aynı düzeyde tutmaktır.Veteriner Hekiminizin belirlediği tarihlerde senelik hatırlatma aşılarını aksatmadanmutlaka yaptırmalısınız. Senelik hatırlatma aşıları daha önceki aşı programında yapılan temel aşıların(  Karma , Kuduz )  tekrarı ve bölgenizde enfeksiyon riski Veteriner Hekiminiz tarafından belirlenendiğer aşılardan ( Öksürük, Tetanoz, Piroplasmose, Parainfluenza vb. ) ibarettir.Halkımız arasında kist aşısı olarak bilinen DRONCIT ( Bayer ) aşı değil parazit ilacıdır.Enjectabl ve
    tablet formları bulunur.DRONCIT  6 haftalık periyotlarla uygulanmalıdır.En uygun kullanım ilk 6 haftada enjeksiyon ( enjectabl form ), sonraki 6.haftada ağızdan ( tablet form ) kullanımıdır. Bu şekilde dostunuz  en azından 3 ayda bir Veteriner Hekiminiz tarafından muayene edilerek  tam bir sağlık kontrolünden geçmiş olacaktır.

    *    Her Veteriner Hekim in uyguladığı aşı programı diğerleriyle aynı olmayabilir, biraz farklılıklar söz konusudur.
  
  *    Veteriner Hekiminizin uyguladığı aşı programına tam ve eksiksiz uyum, aşı programından istenilen verimin alınması için şarttır.
    *    Aşı programından önce ve aşı programı sırasında enfeksiyona açık olan yavru köpeğinizi enfeksiyon riski olan bölgelerden uzak tutmalısınız.Kesinlikle aşılı dahi olsa diğer köpeklerle temas ettirmeyiniz.Parklarda dolaştırmayınız.
  
*    Aşı yapıldıktan sonraki hafta içinde kesinlikle banyo yaptırmayınız.
    
*    Aşı dostumuzun vücut ısısının yükselmesine ( ateş ) neden olacaktır.Bu fizyolojik bir olaydır.Kesinlikle Asprin ve benzeri bir ateş düşürücü ilaç vermeyin.Veteriner Hekiminiz önerisi dışında kullanılan bu tip ilaçlar özellikle kedi ve köpekler için toksik etkili olabilir ve zehirlenmeye yol açabilir.Aşırı bir hassasiyet söz konusuysa Veteriner Hekiminize başvurunuz. Aşı sonrası istirahat yeterli olacaktır.
  *    Aşılamadan sonra aşı bölgesinde oluşan hassasiyet ve deri reaksiyonları için Veteriner Hekiminize danışınız.
 
*Aynı zamanda iki farklı aşının yapılması fazla yüklenme sonucu istenilen verimi düşüreceğinden tavsiye edilmez.Ancak aşıyla birlikte enjeksiyon tarzında kist ilacı " DRONCIT " uygulanabilir.

                                                                   

      AŞI KARNESİNİN ANATOMİSİ
  *** Veteriner Hekim kaşe,diploma numarası ve imzası
  *** Aşı Etiketleri
  *** Aşı Tarihi
 
*** Hangi enfeksiyonlara karşı aşılandığı
 *** İlk aşılama programı bittiğinde Veteriner Hekim in onayı,onay tarihi
 
*** Veteriner Kliniğin veya resmi makamın kaşe yada onay pulu,onay tarihi

NOT :  Aşı karneleri firmalara göre çeşitli şekillerde olabilmekte fakat hemen hepsi aynı düzeni korur.
Aşı karnelerinin ilk sayfaları dostumuz ve sahibinin bilgilerinin yazılması için hazırlanmıştır.


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Köpek Bakımı
Bulundugu yer: Kopek Bakimi





Her canlı gibi köpeklerin de özel bir bakıma ihtiyaçları vardır. Bu özel bakımları yapılamayan köpekler sonradan giderilmesi imkansız bazı sağlık problemleri ile mücadele etmek zorunda kalabilirler. Eğer bir köpek almayı düşünüyorsanız veya zaten köpek sahibi iseniz, köpeğinizin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için sayısı pek fazla olmayan ve alışkanlık haline getirdiğinizde size de çok kolay gelecek birkaç basit uygulama ile bakımını daha rahatlıkla yapabilirsiniz. Bu arada sokak köpekleri nasıl sağlıklı kalabiliyor gibi sorular da aklımıza gelebilir. Unutmayalım ki sokakta doğan yirmi köpekten doğa şartlarına uyum gösterip hastalıklardan kurtulabilen ve bir de üstüne üstlük itlafçılara teslim olmayan ancak biri veya ikisidir sağlam -sağlıklı değil- olarak görebildiklerimiz. Köpek bakımını kronolojik bir sıralamayla vermeye çalışacağım.

0-30. GÜN

Bu dönemde yavrunun gerekli tüm bakımını anne yerine getireceğinden, sizin anneye sıcak ve temiz bir yuva ile kalsiyumdan zengin kaliteli gıdalar sunmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yoktur. Yavrular üç haftalık olduklarında ilk parazit kontrolleri yapılmalı ve meme emerken anneye zarar vermemesi için tırnakları kısaltılmalıdır. Yavrular yıkanmamalı, kuru şampuanlarla temizlenmelidir. Bu dönem içerisinde kuyruğu kesilecek ırkların kuyrukları kesilebilir.

30.GÜN-16.HAFTA

Bu dönem yoğun olarak aşılamalar ile geçecektir. Veteriner Hekimin uygun göreceği tarihlerde 6-8 haftalıktan başlamak üzere çeşitli hastalıklara karşı yavru köpekler aşılanırlar. aşılama programına başlamadan önce paraziter mücadele yine Veteriner Hekimin kontrolünde yapılacaktır. Yavruların yaklaşık 45. günden itibaren anne sütünden kesildikleri bu dönemde köpeğinize yiyeceklerini 3-4 öğünde vermelisiniz. Burada köpeğinize uygulanacak gıda rejimi konusunda Veteriner Hekim'inize danışmanızda fayda vardır. Yavru köpeğin eğitimine de bu dönemde başlamalısınız. Eğitim konusunda ne kadar başarılı olabileceğinizi ona çişini ve kakasını nereye yapabileceğini öğreterek görebilirsiniz.

4.-6. AY

Bu iki aylık sürede köpeğinizin süt dişleri dökülüp yerine kalıcı dişleri gelecektir. Diş bakımına başlamanız ve köpeğinizin dişlerini faırçalatmasına alıştırmanız için en uygun dönemdir. Her gün tüylerin fırçalanmasına ve yirmi günde bir Veteriner Hekiminizin de uygun göreceği bir şampuanla yıkanmasına başlanmalıdır. Köpeğinizi yıkarken kulaklarını vazelinli bir pamukla kapatmalı, yıkama işlemi bittikten sonra iyice kurulamalı ve fırçalamalısınız. Her banyodan sonra kulaklar antiseptikli kulak yıkama solusyonu ile temizlenmelidir. Köpeğiniz altı aylık oluncaya kadar günde üç öğün gıda yemelidir.

6.-12.AY

Bu dönemde köpeğinizin öğünlerini ikiye düşürebilirsiniz, dişleri tamamlandı diye kemik -özellikle de tavuk kemiği- vermekten kaçının. Günde iki kez de tuvalet ve oyun amaçlı dışarıya çıkarmalısınız. Dişiler ilk kızgınlık kanamalarını bu dönem içerisinde gösterirler. Erkeklerde ise çiftleşme davranışları çoktan başlamıştır. Bu içgüdüsel davranışlarından dolayı onlara kötü davranmayın, olayı önemsemeyin, başka oyunlara yöneltin.

12.AY ve SONRASI

Artık köpeğiniz büyük oranda vücut gelişimini tamamlamıştır. Günde bir öğün yemek yeterli olmakla birlikte günlük tüketmesi gereken mama miktarını, sabah akşam olmak üzere iki seferde verebilirsiniz. Bir yaş ve sonrası köpeklerin bakımları ise şu şekilde olmalıdır.

GÜNLÜK BAKIM

Günde bir-iki öğün yemek verilir. Kemik vermekten kaçınmalıdır. Günde iki kez dışarı çıkartılır. Her gün tüy yapısına uygun bir fırça ile fırçalanmalıdır.

HAFTALIK BAKIM

Haftada iki kez dişleri fırçalanır, kulakları antiseptikli yıkama solusyonu ile temizlenir, gözlerine 1-2 kez göz bakım losyonu damlatılır

AYLIK BAKIM

Ayda bir kez uygun bir köpek şampuanı ile yıkanabilir, fazla uzamış tüyleri düzelttirilebilir, tırnakları kısaltılabilir.

ALTI AYLIK BAKIM

Her dört-altı ayda bir iç ve dış parazit mücadelesi veya gaita muayenesi yapılır. Tüy uzamasının durumuna göre dört-altı ayda bir traş edilmeli, kulakları ve anal keseleri deneyimli bir kişi tarafından temizlenmelidir.

YILLIK BAKIM

Yılda bir kez Veteriner Hekimin uygun göreceği karma ve kuduz aşıları ile genel muayenesi yapılmalıdır. Bu tür bakımların dışında köpeğinizde iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, ishal, deri problemleri, öksürme veya davranış bozuklukları gözlemlediğinizde derhal Veteriner Hekim'e başvurmalısınız.

 


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


12/10/2006 - Kararınız Köpek mi?
Bulundugu yer: Karariniz kopek mi



Dürüstçe gelir düzeyinizi ve bunun güvenilirliğini sorgulayın. İstediğiniz hayatı yaşamaya başlayıncaya kadar sürekli yaşam şartlarınızda değişiklik olabilir. İş değiştirir, okula ya da askere gider hatta bir apartman dairesine taşınırsanız köpeğinize kim bakabilir? Yiyecek, bakım ve sağlık masraflarının altından kalkabilir misiniz? Köpeğinizle belirsiz bir geleceği paylaşmaya yeltenmeye ne hakkınız var?

Gerçek köpek sahipliği bir yaşam ortaklığıdır. Köpeklerin evlerini kaybetmelerinin en önemli nedenlerinin başında yaşam akışımızdaki büyük değişiklikler gelmektedir.

Pek çok insan köpeğiyle geçireceği huzur dolu saatlerin hayalini kurarak planlar yapar. Eğer gerçekten bir köpek almak istiyorsanız hemen karar vermeyin. Yerine kendinize sormanız gereken bir kaç çok önemli soru var.

. Unutmamalısınız ki ister safkan isterse de melez olsun her köpeğin farklı enerji düzeyi, karakteri ve fiziksel özellikleri vardır. Bir Boxer, Bulldog ya da Bullmastifi arasında doğru seçim yapabilmeniz için öncelikle kendinizle ilgili öğrenmeniz cevaplar vardır. Dürürst olun.Gerçekte nasıl birisiniz? Nelerden hoşlanırsınız? Atletik misiniz? Açık hava sporları hoşunuza gider mi? Sosyal olarak aktif ya da yoğun çalışan,  nadiren evde oturan biri misiniz? Belki de tam düzenini kuramamış sık sık iş değiştiren birisiniz. Kişilik özellikleriniz sahip olmak istediğiniz köpekle ne kadar örtüşüyor? Köpeğinizle günlük ne kadar vakit geçirebilirsiniz? Sabır ve bilgi düzeyiniz de köpeğinizle olan ilişkinizi büyük ölçüde etkileyecektir. Her gün üç kilometre koşan biri için Bulldog nasıl yanlış bir koşu arkadaşı olacaksa bir apartman dairesi için Dalmaçyalı  ile uyumlu bir beraberlik de büyük çaba gerektirecektir.

Sorumluluğunun bilincinde köpek sahipliğinin aksine köpeklerinden vazgeçen insanlar kişisel nedenlerinin köpekleriyle olan ilişkilerine ağır bastığına inanır. Gerçek bir köpek sahibi muhakkak bir yolunu bulur. Gerçek köpek insanları bu insanların yeni bir işe ya da eve geçtiklerinde bebeklerinden de vazgeçip geçmeyeceklerini merak etmekten kendini alamaz. Köpekler  de tıpkı çocuklar gibi tüm yaşamlarıyla bize bağlıdır. 

Bir köpek almanız köpeğiniz için yaklaşık 15 yıllık bir bağlılık anlamına gelir. Doğru şeklide eğitildiğinde size karşılıksız sevgi ve sadakatle bağlanacaktır. Gerçekten hazır değilseniz köpeğinizin sonunun bir hayvan barınağında olması ne yazık ki sık rastlanan bir şeydir.  Her yıl uyutulan binlerce köpeğin duyarsız sahiplerinden biri olup çıkarsınız.

Köpek sahibi olmak duygusal ve mantıksal olgunluk ister. Rüya köpeğiniz ilkinde size bağlanmışken ömrü boyunca elden ele beş ev daha gezmemelidir.

Sabırlı olun. Yaşam tarzının henüz hazır değilse de kesinlikle olacağı günler gelecektir. 


Yorumlar ( 0 ) :: Post A Comment! :: Baglantılar


Hakkımda

Patilerin Yeri Hayvansever ve Köpekseverlerin Evi

Son yazılarım
Menü

Arkadaşlarım
    Baglantılarım


      1 sayfadan 1 . sayfa
      geri | ileri