BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
haberler gazeteler


Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog

BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
haberler gazeteler


Black Mamba'nın defteri
Benim hakkımda

Black Mamba kod adlı psiko ahm@'in maceraları

Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
    Baglantılarım


      23 sayfadan 9 . sayfa
      geri | ileri
      26/8/2006 - Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır...

      Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır...


      Doğan Cüceloğlu' nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma:

      Ben: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
      Katılımcılardan Biri: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.

      B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın
      da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse otomatik
      olarak çıkar:
      K: Ölüm.

      B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek
      şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan
      sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün
      başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir
      hastalığım olduğunu göstermez mi? Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla
      onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da
      açıktır. Şu şekilde devam ederim:

      Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

      K:Hayır

      B:Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?
      K:Var.

      B:Yarın?
      K:Evet.

      B: 30 yıl sonra?
      K: Olabilir.

      B: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini bili yor musunuz?
      Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? Sınıf
      sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç
      bakmamışlardır. Sözümü sürdürürüm:
      B: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden
      çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır
      böyle bir garanti?
      K: Yoktur hocam.

      B: Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve
      evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini? Katılımcılar
      burada rahatsız olmaya başlarlar.
      K: Hocam konuyu değiştirsek?

      B: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim
      bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte
      olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı
      aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi
      yapardınız?
      K: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

      B: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi
      kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten
      öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi
      olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma ya da
      gerginlik konusu yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah
      evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta
      tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız?
      Ona "yüreğinizin taa derininden gelen bir "seni gerçekten çok seviyorum"
      demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona
      duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı? Burada bazı katılımcıların ağladığı
      olur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız
      olduğunu şimdi fark etmişlerdir.

      B: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz
      biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından
      daha önemli, hangilerinde "şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan
      özür dilemesini bilirim?" diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları
      donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var
      mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

       


      Yorum Yaz :: Arkadaşına gönder

      27/8/2006 - hmm.....
      Yazar: kimim bn*-)
      walla ne desek yalan bi insan bunları dusunecek erdem e ulastıı zaman işte o zmn ondn olur....bizdnse zaten olmaz..........................

      Baglantı

      28/8/2006 - kmsin sen? :)
      Yazar: BlackMamba
      haklısın

      Baglantı