BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan




ANNELER VE ÇOCUKLAR - Yaz Aylarında Tatilde Sağlıklı Yaşam Rehberi_1_

ANNELER VE ÇOCUKLAR

• 6/7/2007 - Yaz Aylarında Tatilde Sağlıklı Yaşam Rehberi_1_

Yaz Aylarında Tatilde Sağlıklı Yaşam Rehberi
 

A. ÇOCUK VE TATİL
 
A.1. Çocuk ve Güneş
Altı aydan küçük çocuklar güneşin şiddetli olduğu saatlerde (Güneşin en şiddetli ve ışınların en tehlikeli olduğu saatler saat 10.00 ile 15.00 arasındadır.) güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. Daha büyük çocuklara ise güneşe çıkmadan en az 15 dakika önce güneşten koruyucu kremler sürülmelidir. Bu koruyucu, bebeğin ağız ve gözlerine kaçırılmamalıdır.

Güneş altında tüm çocuklara göz ve yüzü korumak için siperliği olan şapkalar takılmalıdır. Vücudunun üst kısmı giyinik olmalı ve bu giysi suda dahi çıkarılmamalıdır. Güneş ışınlarının %80’i bulut tabakasını aşar. Bu nedenle hava bulutlu bile olsa koruma gerekir. Su ve kum  yansıma ile ışığın şiddetini arttırır. Bu nedenle hasara uğrama riski ve korunma ihtiyacı artar.
Şu nokta kesinlikle unutulmamalıdır ki; çocukluk yıllarında geçirilen oldukça hafif görünüşlü yanmalar bile ileride oluşabilecek deri kanserleri ve cildin yaşlanması ile ilişkilidir.
Güvenli bronzlaşma diye birşey sözkonusu değildir.

Güneşten koruyucu krem seçerken nelere dikkat edilmeli? 
Koruma faktörlü  kremlerin etiketlerinde 2’den 20’ye kadar (nadiren 50’ye kadar) içerdiği koruma faktörü sayısı yazar. Çocuklara en az 15 faktör tavsiye edilir. Hassas cildi olanlar ise 30 faktörü seçmelidir. Bronzlaşma için önerilen ürünler kullanılmamalıdır. Hem UVB hemde UVA filtreli ürünler seçilmelidir. Tüm ürünler allerji yapabilir. Bunun için kolun iç yüzünde küçük bir alana ürünü sürün. Bu bölgeyi kapatın. 24 saat sonra açıp 15 dakika süre ile güneşe tutun , şişme ve kızarıklık olmaz ise kullandığınız ürün sağlıklıdır.
Suya dayanıklı veya su geçirmeyen ürünler kullanın.

A.2. Çocuk ve Yüzme
Amerikan Pediatri Akademisi 3 yaşın altındaki çocuklara yüzme dersi aldırılmasını önermemektedir.(Üç yaşın altında yüzme öğrenmesi iyi yüzücü olacağı anlamına gelmez, Genel kullanıma açık olan bu havuzlara erken gitmesi orta kulak iltahabı, cilt enfeksiyonları ve ishallere neden olabilir.) Sık tekrarlayan orta kulak iltahabı olanlar doktor onayı olmadan havuza sokulmamalıdır. Sudan korkan çocuk suya girmesi için zorlanmamalıdır. Bir bebek kafasını mükemmel düzeyde dik tutma kabiliyetine erişene kadar (4 ay civarı) deniz veya havuza sokulmamalıdır. Suyun sıcaklığı 29-30 derece arasında , hava sıcaklığı ise bunun 2-3 derece üstünde olmalıdır. Suda kalma süresi ise 30 dakikalık seanslar halinde olmalıdır.

Suyun kenarından birkaç saniye bile ayrılmayın , boğulmak için bu süre yeterlidir. Can simitleri , kolluklar, deniz yatakları veya diğer yüzücü cihazlar sahte bir güvenlik duygusu yaratırlar. Ancak çocuğun simitten veya yataktan kayması  anlık bir olaydır. Bebekler ve çocuklara suyun etrafında can yeleği giydirilmeli ancak bu önlemlerin kesintisiz bir gözetimin yerini tutmayacağı unutulmamalıdır.

A.3. Çocuk ve seyahat
Çocuk sahibi olmanız tatile çıkamayacağınız anlamına gelmez. Sadece anlık kararlar ile verilmiş haftasonu tatilleri artık size uzaktır. Eğer uzun bir seyahate çıkacak iseniz ve son kontrolünden itibaren uzun bir süre geçmiş ise çocuğunuzun sağlığının iyi olduğundan emin olmalısınız. Son bir ay içinde muayene oldu ise sadece doktorunuz ile yapacağınız bir telefon görüşmesi yeterli olabilir. Yola günün hangi saatinde çıkacağınız çocuğunuzun değişikliklere verdiği yanıt, seyahat şekliniz ve süresi ile yakın ilgilidir.Seyahatlerinizin yolcu sayısının az olduğu saatlerde olmasına dikkat edin. (Daha fazla koltuk boş olabilir, bebeğiniz daha geniş bir hareket alanı bulur ve daha az kişi rahatsız olur). Eğer bebeğinizde arabada uyuma alışkanlığı varsa ve uzun bir araba seyahati düşünüyorsanız yol aldığınız saatlerin çoğunluğunu onun uyku saatlerine getirin, eğer araçlarda uyuyamayacak kadar çok heyacanlı oluyor ise o zaman uykusunu uyutup sonra yola çıkmalısınız. Özellikle uçak yolculuğunda çocuğunuza özgü menü şiparişini 24 saat önceden verebilirsiniz. Bununla birlikte yanınıza bir miktar kahvaltılık alın, bu uzun süren geçikmeli yolculuklarda size yardımcı olacaktır.

Uçakla seyahatte ön koltuklardan , uygun değil ise koridordan yer alın . Eğer uçak tamamen dolu değil ise o zaman yanı boş olan bir koltuktan yer ayırtmayı deneyebilirsiniz. 
Çocuklar için klüplerin bulunduğu otelleri tercih edin.

Seyahat sırasında gereksiz problemlerden kaçınmak istiyorsanız hemen öncesinde gereksiz değişiklikler yapmayın; örneğin seyahatın hemen öncesinde çocuğunuzu memeden kesmeye çalışmayın. Alışılmamış ortamlar ve günlük proğramdaki değişiklikler zaten yeterince stres oluşturur, bunları arttırmayın. Yola çıkış gününden önce tüm rezervasyonlarınızı kontrol edin. 

A.3.1. Uçakta dikkat edilecekler:
Bagaj için erken gidin, ancak bu süre zarfında beklemenizin bebeğinizi rahatsız edeceğini unutmayın. Bebeğiniz uçak inip kalkarken basınç değişikliği nedeniyle rahatsız olabilir, bu nedenle bu sıralarda emzirmek veya yiyecek vermek kulakta basınç artışını engellemeye yardımcı olur. Uçak personeli biberonu veya sütü ısıtabilir, ancak mikrodalga fırınlarının homojen ısıtmayacağı düşünülünce sütü çocuğa vermaden önce iyice çalkalayıp karıştırın, ısısını iki defa kontrol edin.

Uçağı en son terk edin.

A.3.2. Trende dikkat edilecekler: 
Kondüktörden sigara içilmeyen bir kompartman isteyin.
Özel kompartmanlar en uygun alanlardır.
 
A.3.3. Arabada dikkat edilecekler:
Emniyet kemeri ve küçükler için araba koltuğu bulunmalıdır.
Sıcak havalarda döşemeleri havlu ile kaplayın.
Her iki saatte bir veya iki mola verin.
Bebeğin koltuğuna oyuncakları yapıştırın veya 10 cm den uzun olmayan bağlarla bağlayın.
Bebeği sıcak veya ılık havalarda asla park ettiğiniz araçta yalnız bırakmayın, pencereler açık bile olsa arabada ısı tehlikeli boyutlara yükselebilir.


B. ÇOCUKLAR YAZ AYLARINDA NASIL BESLENMELİ ?

2-6 yaş arası, çocukların besinlerle tanıştıkları ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının gelişmesi için ilk adımları attıkları kritik bir dönemdir. Bu dönemde anne-babaya ve okul öncesi kurumlara çok önemli roller düşmektedir. Bu yaşlarda çocuklar, çevrelerindeki dünya ile iletişime girmeye başlarlar, gördükleri herşeyi keşfetmeyi ve denemeyi amaçlarlar. Bu, aynı zamanda, değişik tadları denemesi ve kendi seçimlerini geliştirmesi için onlara şans vermemiz gereken bir dönemdir.

Çocukların tad alma tomurcukları erişkinlerden çok daha duyarlıdır, Erişkinler için cazip olan bazı besinler çocuklarda keskin, buruk, tuhaf bir tad olarak algılanabilir. Greyfurt, çilek, portakal, elma, şalgam, brokoli, yeşil fasulye gibi  besinlerin içerdiği  bazı kimyasal maddeler bu tada neden olabilir . Çocuklar bunlara karşı duyarlı olabilirler ve bu besinleri yemek istemeyebilirler.

Bu dönemde en sık karşılaşılan sorun çocukların belli besinleri yemek istemeleri, aşırı seçici olmaları ve beslenmelerinin birkaç gıda ürünü ile kısıtlı kalmasıdır. Ancak bu durum geçicidir ve sağlıklı çocuklarda beslenme eksikliği yaratmaz. İştahları da bu dönemde çok iyi olmayan 2-6 yaş grubu çocuklar genellikle bir öğünde iyi yer, ihtiyaçları olan besin maddelerini ara öğünlerde alabilirler. 3 ana öğün, 2-3 ara öğün de değişik tad, renk ve çeşitin sunulması çocukların dikkatini çeker. Ancak şekerli besinlerin ağırlıklı olması diğer besinlere isteksizliğe, gereksiz yere boş kalori alımına ve şişmanlığa, tokluk hissine ve diş çürüklerine neden olur.

Bu dönemde sağlıklı beslenme alışkanlığının sağlanması için:
Öğün saatlerinin düzenli olması
Besleyici değeri yüksek çeşitli gıdaların sunulması.
Küçük tabaklarda küçük porsiyonların sunulması.
Çocukların tekrar istemelerine izin verilmesi.
Tatlıların besleyici değeri yüksek besinler tüketilceye kadar sofraya getirilmemesi, ancak ödül olarak da sunulmaması.
Çocuğun masada rahat oturduğundan emin olunması.
Çocuklarla birlikte masaya oturulması.
Çocukların masada yeni tadları denemesini ve uygun davranış göstermelerinin övülmesi.
Yemek zamanının pozitif eylemler, iyi davranışlar, ve yapılan olumlu şeylerin konuşulduğu bir ortam olmasına özen gösterilmesi.

Bu dönemde çocukların büyüme ve gelişmelerini olumsuz etkileyebilecek vitamin ve mineral eksikliğine yol açmaması, demir eksikliğine bağlı kansızlığın ve özellikle lifli gıdaların yetersiz tüketilmesine bağlı kabızlığın gelişmemesi için çocuklara sunulan öğünlerin çok dikkat ve özenli hazırlanması gerekir.

Kalsiyum (800 mg/gün), demir (10 mg/gün), çinko (10 mg/gün), A vitamini (500 mg/gün), C vitamini (45 mg/gün) alımına dikkat etmek gerekir. İyi bir kalsiyum kaynağı olan inek sütünün aşırı tüketilmesi kansızlığa ve diğer besinlerin yetersiz tüketilmesine neden olur, 400 ml den fazla tüketilmesi önerilmemektedir. İki yaşından sonra yarım yağlı sütler kullanılabilir.

Demirden zengin besinler arasında yağsız kırmızı et, yumurta sarısı, demirle zenginleştirilmiş tahıllar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurutulmuş meyveler, C vitamininden zengin besinler olarak turunçgiller (portakal, mandalina gibi), çilek, kivi, nektar, şeftali, ahududu, brokoli, domates sayılabilir.

Özellikle bu besinlerle zenginleştirilmiş sağlıklı ara öğünler için lifden zengin ekmeklerle hazırlanmış küçük sandviçler, küçük peynir dilimleri, yoğurt, taze meyvelerden hazırlanan meyve salataları, meyve suları ve hazırlanma-pastörizasyon ve saklanma koşullarına dikkat edilmek şartı ile özellile yaz aylarında çocukların çok sevdikleri dondurma düşünülebilir.


C. ÇOCUKLAR YAZIN NASIL GİYİNMELİ ?
Yaz günlerinin aşırı sıcaklarından etkilenmemek için hafif, açık renkli giysiler seçmeli, güneşte çalışırken mutlaka başı korumak için şapka giyilmelidir. Güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde çocukların dışarıda dolaşması engellenmelidir. Sıvı alımını arttırmalı ve bu amaçla çocuklara sevdikleri içecekleri vermelidir. Güneşteyken mutlaka güneşten koruyucu faktör içeren losyon ya da kremler kullanılmalıdır.

D. ECZA VE TUVALET ÇANTASINDA OLMASI GEREKENLER:
Ateş düşürücü,
Antibakteriyel krem
Bebek sabunu
Tırnak makası
Antihistaminikli bir losyon
Flaster
Termometre
Sağlık sigortası ile ilgili tüm bilgiler
Diş fırçası
Muhtemel gecikmelerde yetecek sayıda bez ve ıslak mendil
Pişik merhemi
Çocuğunuzun en sevdiği oyuncak
Geçireceğinizi hesapladığınız öğün sayısından iki fazla kadar yiyecek
Bir plastik torbada bir düzine plastik kaşık
Diş çıkaran bebek için diş çiğneme lastiği
Biletler, paranız,kredi kartlarınızla birlikte cüzdanınız , reçeteler, doktorunuzun adresi ve telefonu gibi kişisel eşyayı küçük ve ellemekle kolayca tanıyabileceğiniz bir el çantası ile bez çantasına koyunuz.


E. YAZIN ÖNERILEN PSIKOLOJIK YAKLAŞIMLAR
Yaz dönemi 18 - 24 aylık çocukların tuvalet eğitimine başlamak için çok uygun bir dönemdir, çünkü tuvalet eğitiminin başlangıcında çocukların etrafı pisletmeleri çok yaşanır ve bu kazalar aileler tarafından en iyi yaz aylarında tolere edilebilmektedir.
Eğer çocuğunuz,
* “gel” gibi basit emirlere uyabiliyorsa,
* sandalyede 3-5 dakika oturabiliyorsa,
* iki dışkılama zamanı arasında en az yarım saat varsa,
* tuvaletini bezine yaparken veya yaptıktan hemen sonra size haber verebiliyorsa
tuvalet eğitimine başlanabilir.

Çocuğunuzun bu becerilere sahip olduğunu düşünüyorsanız tuvalet eğitimine, ilk iki hafta onun tuvalet düzenini değiştirmeden sadece gözleyerek başlayın. Onun kakasını ve çişini ne zamanlar yaptığını, lazımlığı mı klozeti mi tercih ettiğini gözleyin. Gözlemleriniz sırasında işinizi kolaylaştıracak tablolar kullanabilirsiniz.

* Gözlemlerinizin ardından çocuğunuza artık büyüdüğünü ve bundan sonra bütün büyük çocuklar gibi külot giyeceğini açıklayın ve altını bağlamaktan vazgeçin.
* Çocuğunuzun daha önce gözlediğiniz tuvalet saatlerinde onu 5 dakika tuvalete oturtun ve birlikte ıkınma ya da bardaktan bardağa su aktarma gibi oyunlar oynayın.
* Çişini tuvalete yaparsa veya siz tuvalete götürmeden çişi olduğunu söylerse onu övün.
* Etrafı kirletirse de azarlamayın, hiç bir şey söylemeden onun üstünü değiştirmesine ve kendini temizlemesine yardımcı olun.
* Başlangıçta geceleri de çocuğunuz uyuduktan 1 saat sonra altını ıslatıp ıslatmadığını veya tuvaleti olup olmadığını kontrol edin. Gece altını ıslatmalar olduğunda yine azarlamayın, onu uyandırıp tuvalete götürün ve üstünü ve yatağını değiştirip, kendini temizlemesine yardımcı olun.
* Sabahları kuru kalktığında onu övün.

Bu programı düzenli bir şekilde uyguladığınızda çocuğunuzun tuvalet eğitimini kolay bir şekilde kazandığını görebilirsiniz.

Çocuğunuz size kızdığında, tuvaletini size karşı bir protesto aracı olarak kullanmasına izin vermeyin. Böyle durumlarda altını ıslatmaları daha önce anlattığımız gibi ele almaya, ona bağırıp azarlamamaya dikkat edin. Ancak çocuğunuz 4-5 yaşlarında ise ve hala her gün veya gece, ya da haftada birden fazla kereler altını ıslatıyorsa bunun nedenini araştırmak için bir uzmana başvurabilirsiniz.

Yaz tatili, yoğun okul döneminin ardından öğrencilerin dinlenmeleri için bulunmaz bir fırsat olmaktadır. Bununla birlikte tatil uzun olduğundan, sadece oyunla geçirilirse çocukların okula başlamaları ve uyumları çok zor olabilmektedir.

Yaz tatilini etkili değerlendirebilmede, ilkokul çocukları ve daha büyük yaşlardaki öğrenciler için; hem oyunun, hem bir saatten fazla olmamak şartıyla kısa sürelerle dersin, ve hem de kitap okuma zamanlarının olduğu günlük programlar çocuklarla birlikte yapılabilir. Çocuğunuz bu programlara uydukça çalışma ve okuma sorumluluğu gelişebileceği gibi, gününü yararlı bir şekilde planlamayı da öğrenebilir.

Bunun gibi bir program hazırlamak istediğinizde, bunu çocuğunuzla beraber yapın.“Önce iş sonra eğlence” ilkesine uyarak çalışma saatlerini oyun saatlerinden önce düzenlemeye özen gösterin, ve programına uyma sorumluluğunu onun omuzlarına bırakın.  Başlangıçta programına uymadığında o gün için oyun oynama zamanlarının kalkması ve evde kitap okumak ya da odasını toparlamak gibi sessiz etkinlikler yapmasını sağlayabilirsiniz. Bunu sağlarken onunla tartışmayın, ve onu azarlamayın. Programına uyduğunda ise onu övün ve ödüllendirin. Böylece çocuğunuz zamanla çalışma rutinine sizin uyarılarınız olmadan uyabilecektir.

Şunu da unutmayalım, tatilde her çocuğun dinlenmeye ve ana babasıyla birlikte zaman geçirmeye ihtiyacı vardır, bu nedenle çalışma saatlerinin bir saatten daha uzun olması onu daha çok sıkabilecektir. Hatta bu bir saat, yarım saati sabah, yarım saati akşam üstü olmak üzere ikiye bölünebilir; ilkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinde bu bir saat, yarım saate de inebilir. Ancak kitap okuma zamanları gün içinde oyun ve arkadaşlarla birlikte olma zamanlarının arasına istenilen miktarlarda konulabilir. Hatta çocuğunuz kitabını okurken sizin de kitap okuduğunuzu gördüğünde okuma alışkanlığı daha çabuk gelişecektir.

Bununla beraber eğer çocuğunuz çok zorlandığı bir okul senesi geçirmişse ve dersleri de kötüyse; önce çocuğunuzda dikkat veya öğrenme ile ilgili bir sorun olup olmadığını bir uzmanın değerlendirmesiyle araştırmak, yaz tatilini daha etkili planlamanıza, aynı zamanda da çocuğunuzun sonraki sene daha başarılı olmasına yardımcı olabilecektir.


F. ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI ve ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

F.1. Kusma ve ishal
Kusma ve ishal özellikle ülkemizde  sık görülen çocukluk çağı hastalıklarındandır. Bozulmuş veya mikroplarla enfekte olmuş gıdaların veya suların içilmesi ile olan besin zehirlenmeleri de sıklıkla kusma ile başlar ve ishalle devam eder. Besin zehirlenmeleri dışında olan ishal ve kusmaların en önemli nedeni viruslarla olan barsak enfeksiyonudur. Bazen özel bakteriler de bu hastalığa neden olabilirler. Hastalık genellikle bir hafta içinde kendiliğinden düzelir. Amipli ve basilli dizanteri gibi nedenlerle olan ishaller ise kendiliğinden düzelmezler, azalma gösterseler de etken yok edilmedikçe tekrarlarlar.

İshal ve kusmada en önemli konu çocuğun sıvı ihtiyacının karşılanmasıdır. Sıvı kaybı dışında hayati tehlike olmayacaktır. Hastalığın başlangıcından yani ilk kusmadan hemen sonra çocuğunuzu yemeğe zorlamadan şekerli ve tuzlu (ağızdan sıvı tozları) su hazırlayıp vermeye başlamanız uygun olacaktır. Bunun yanında ayran ve yoğurt, ıhlamur, elma suyu, çay da kaybedilen sıvının karşılanması için kullanılabilir.
 
Giardia denilen parasitle olan ishaller çok uzun sürebilir. Bu nedenle düzelmeyen ishallerde bu parazit aranmalıdır. İshalle birlikte sümüksü bir yapının bulunması, kan görülmesi kaka tetkikini gerektirir ve mutlaka amip aranmalıdır.

Çocuklar çok az bir sıvı kaybetseler bile halsizlik hissedeceklerdir. Çocuğunuzun sıvı ihtiyacı ağızdan alamaması halinde çok ciddi boyutlara ulaşabileceğinden az az da olsa mutlaka sıvı verilmesi gerekir. Eğer ağızdan sıvı kaybı karşılanamıyorsa, ve dehidratasyon denilen kalp hızının çok artması, nefesinin sıklaşması, derisinin sıvı kaybından dolayı gerginliğinin kaybolması, dilinin ve ağzının kuruması gibi bulgular ortaya çıkıyorsa çocuğunuza hastaneye yatırılarak veya bir klinikte damardan sıvı verilmesi gerekebilir.

İshalde kaka kültürü alınmadan ve neden ortaya konmadan antibiyotik ve ishal durdurucu ilaçların verilmesi kesinlikle sakıncalıdır. Bu yaklaşım çocuğunuzun ileride sık ishal olmasına veya barsak sisteminin düzensizleşmesine neden olacaktır.

F.2. İsilik
Özellikle yaz aylarında kaşıntılı ve kabarık bir deri döküntüsü  ile karakterizedir. Ter bezlerinin tıkanıklığı sonucu oluşur. Çocuklarda daha sıktır. Ortam ne kadar nemliyse belirtiler o kadar ağırdır. Kaşıntı sonucu deride açılmalar olursa ikincil enfeksiyonlar olabilir.
Önlemede pamuklu giysiler giyilmesi, sık banyo yapılması ve derinin mümkün olduğunca havalandırılması gereklidir. Ağır olgularda doktor tavsiyesine göre ilaçlar kullanılabilir.

F.3. Göz iltihaplanmaları
Çocuğunuzun gözlerinin beyazında kırmızılık görüyorsanız, büyük olasılıkla bu “konjonktivit” denen göz iltihabıdır. Bu kırmızılık tahriş, alerjik reaksiyon ya da daha ciddi bir hastalık belirtisi de olabilirse de neden çoğunlukla konjonktivitdir. Konjonktivitte  gözlerde yanma, yaşarma veya akıntı da olabilir.

Gözlerde kırmızılık varsa çocuğunuzu bir doktora götürmelisiniz. Hiçbir zaman daha önce açılmış ya da başkasının daha önce kullandığı göz ilaçlarını çocuğunuzda kullanmayınız.
Konjonktivite genellikle virüsler, bazen de bakteriler neden olur. Tedavisinde antibiyotik ilaçlı göz damlaları kullanılmalıdır. Tedaviye yanıt alana kadar çocuğunuzun gözleriyle doğrudan temas etmeyin. Bulaşıcılığı yüksek olan bir enfeksiyon olduğundan ellerin çok dikkatli yıkanması gerekmektedir. İyileşene kadar çocuğunuzu kreş ya da okula göndermeyiniz.

F.4. İdrar yolları enfeksiyonları
İdrar yolları enfeksiyonları küçük çocuklarda özellikle kızlarda oldukça sıktır. Genellikle bakterilerle oluşur. Enfeksiyonun  tutulum yerine göre değişik isim alır. En sık enfeksiyon olan bölge idrar kesesidir ve iltihabına sistit denir. Genellikle bakterilerin  idrar kesesine gaita yoluyla bulaşmalarıyla oluşur. Kızlarda çok daha fazladır, nedeni üretra denen idrar kesesinden sonraki tüpün kızlarda daha kısa oluşudur. Sistitin belirtileri alt karın ağrısı, hassasiyet, idrar yapılırken, sancı, sık idrar çıkma, kanlı idrar ve ateştir. Piyeloneftnt böbreklerin  enfeksiyonuna denir ve daha yaygın karın ağırısı ve yüksek ateşle seyreder.
İdrar yolları  enfeksiyonları en kısa zamanda antibiyotik tedavisi gerektirdiğinden yukarıdaki yakınmalar olan çocuklarda idrar tahlili ve kültürü yapılmalıdır. Enfeksiyonun şiddetine ve tutulum yerine göre ek testler (ultrason)gerekebileceğinden böbrek hastalıkları uzmanına danışmak gerekebilir.


F.5.Antibiyotikler hakkında bilmeniz gerekenler
Bilindiği gibi çocukluk çağında en sık görülen hastalıklar enfeksiyonlardır. Enfeksiyonları yapan başlıca etkenler (mikroplar) bakteriler ve viruslardır. Viruslar  soğuk algınlığı, anjin, boğaz yanmaları, öksürüğün en sık nedenlerindendir ve ateşe de neden olurlar. Viruslara antibiyotiklerin etkisi yoktur. Bakteriler ise antibiyotiklerle tedavi edilebilen mikroplardır. Gerekmeden kullanılan her ilaç gibi antibiyotikler de lüzumsuz kullanıldıklarında zararlıdır. Lüzumsuz kullanılan antibiyotiklerin yol açtığı en ciddi sorun antibiyotiklere dirençli bakterilerin gelişmesidir. Bu tip bakterilerle olan enfeksiyonların tedavisi için çok daha güçlü antibiyotikler gerekir ve bunların birçoğu da hastanede damar yoluyla verilmelidir.

Orta kulak enfeksiyonları, ağır sinus enfeksiyonları, A grubu beta hemolitik  streptokokların yaptığı boğaz enfeksiyonları genellikle antibiyotiklerin kullanıldıkları hastalıklardır. Bunun yanında soğuk algınlığı, öksürük ve bronşit genellikle viruslarla olduğu için antibiyotiklerin gerekmediği enfeksiyonlardır ve doğal seyirleri içinde 1-2 hafta sürerek düzelirler.

Bazı viral enfeksiyonlarda bakterilerin neden olduğu ikincil enfeksiyonlar görülebilir. Ancak bu tip enfeksiyonların önlenebilmesi için önceden antibiyotik başlamanın yararı yoktur.
Çocuğunuz her hasta olduğunda antibiyotikleri tek tedavi yöntemi olarak görmek yanlıştır.

F.6. Yanınızda Bulunması gereken İlaçlar
Yanınızda basit yaklaşımlar için ilaç bulundurulmalıdır. Bunun dışında amaçsız ve süreli olabilecek ilaçların evde saklanması hem zararlı hem de gereksizdir. En sık gereksinim duyacağınız ilaç ateş düşürücüdür. Bunun için en güvenli ilaç parasetamoldür. Bunun birçok preparatı olabilir. Her ölçeğinde (bir tatlı kaşığı=5 ml dir) ne kadar madde olduğunu bilmenizde yarar vardır.

Ateşi parasetamol ile düşüremediğinizde hafif ılık bir duş çok etkili olacaktır. Bu da etkin olmazsa denebilecek ilaçları mutlaka doktorunuzla danışarak kullanmalısınız.

Ateş Düşürücüler
Eğer çocuğunuzun 37-37,5oC olan hafif bir ateşi varsa ancak oyun oynuyor, sıvı şeyleri rahatlıklar içiyor ve genellikle aktif ve keyfi yerindeyse ateşi düşürmek için bir neden yok demektir. Hafif şikayetleri varsa asetaminofen veya ibufen'in uygun dozları ile (doktorunuza danışmalısınız) ile ateşi düşürebiliri ve hafif ağrıları azaltabilirsiniz. Bu iki ilaç aşı yapılan bölgede oluşan hafif ağrıları da yok edecektir. Bu ilaçların genellikle şurupları bulunmaktadır. Ancak bazı ülkelerde damla olarak da satılmaktadır. Damlalardaki dozlar şuruplardakinden daha kuvvetlidir.Ibufen daha etkili olmasına karşın mide ülseri riski açısından daha dikkatli olunmalıdır.

Aspirin kullanımı birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ölümcül Reye sendromu denilen ağır bir karaciğer-böbrek yetmezliği tablosuna yol açabileceği nedeni ile  çok tercih edilmemektedir.

Antihistaminikler
Antihistaminikler allerjik bir uyarıya bağlı burun tıkanıklığı ve akıntısını azaltırlar.Birçok nedenle (böcek sokması, yanık, döküntü gibi) oluşabilecek deri kaşıntılarında da etkilidirler. Antihistaminikler beklenin tersine bazı çocuklarda aşırı harekete ve sinirliliğe yol açabileceği için ilk dozları akşam verilmelidir.
 
Kortizonlu kremler
Böcek sokmaları, hafif deri döküntüleri, ot ile temas sonucu oluşan kaşıntı ve yanmalar, egzema tipi döküntüler hafif etkili kortizonlu kremlerle tedavi edilebilirler. Suçiçeği, yanıklar, enfeksiyonlarda, açık yaralarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Kortizonlu kremleri kullanmadan tercihen hekiminizin görüşünü almalısınız.

Öksürük Şurubu
Öksürük akciğerlere ulaşan bazı tahriş edici madde veya mikropların atılmasını sağladığı için aslında yararlı bir reaksiyondur. Sıvı veya sekresyon içeren bir atılım varsa bunu "prodüktif" öksürük olarak nitelemekteyiz. Bu tip öksürüklere bulunulan ortamı nemlendirerek ve buhar uygulayarak yardımcı olunmalıdır.İlaç olarak "ekspektoran" denilen ilaçlar da yardımcı olabilir. Eğer öksürük kuru bir öksürük ise nedeni çok daha farklı olabilir. Örneğin sinüzit öksürüğü bazen böyle olabilir. Ortamdaki tozların neden olduğu öksürükler de böyledir. Bu öksürüklere ekspektoranlar faydalı olmayacaktır. Bir yaşa kadar olan bebeklerin öksürüklerinde mutlaka doktorun görmesi gerekmektedir.

:: Arkadaşına gönder
Image Hosted by ImageShack.us

Tanıtım

Image Hosted by ImageShack.us

Son yazılarım

bayramınız kutlu olsun
Abur-cuburlar hiperaktivite nedeni
Çocukların merakı, başlarına iş açıyor
PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU
İnsanların soyunmaları ile ilgili
Çocuğunuzda dikkat eksikliği var mı?
Uzun ömürlü evliliklerin sırrı aile kavgaları
Anne/Baba Olma Başvurusu!
Beslenme Rehberi
Yaz Aylarında Tatilde Sağlıklı Yaşam Rehberi_2_
Yaz Aylarında Tatilde Sağlıklı Yaşam Rehberi_1_
Çocuklar Ara Tatillerini Nasıl Değerlendirmeli?
Çocuk ve Korku
Evcil Hayvan Sahibi Olma
Evcil Hayvanlar Konusunda Çocuğunuza Söylemeniz Gerekenler
Çocuğunuz bir kelimeyi ya da sesi yanlış telaffuz ettiğinde onu düzeltmeli misiniz?
Bebek bakımında annelere 9 tavsiye
Mutlu evliliğin sırları
Karı-koca arasındaki kavgalar
EVLİLİKTE BAŞARISIZLIĞA YOL AÇAN OLUMSUZ KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
karikatür
Eşinizle aranızdaki sevgiyi büyütün
Kötü huy diken gibidir
Küçük Afacan yemek yemiyor mu?
Aileler kriz anlarında ne yapmalı?
pekmez
Tuvalet eğitiminde bunlara dikkat!
Öfkesini mi anlatıyor?
Şeker hastalığı ve hamilelik
iremnur
İnsan Karşısındakinden Neler Bekler?
Eşlere Kavga Etme Rehberi
karı koca kavgaları düğün pastalarına yansıdı
MİLENYUMDA EVLİLİK
Kötü giden evlilik nasıl kurtarılır?
Evli erkeğin evrimi
Karı-Koca Dialogları
Mutlu evliliğin sırları
Karı-koca arasındaki kavgalar
Hayal Ettiğin Müddetçe
Kardeş İlişkileri ve Kıskançlık
çok hoş..
yerim ben seni..
çok şirin..
Çocuklarda daimi dişlerin Önemi
güzel bir resim
diyet
GEBELİK VE BESLENME
İdrar kaçırma sorunu
Eş dövmeye 58 YTL ceza
Image Hosted by ImageShack.us

Baglantılar

Ana Sayfa
Profil
Arşiv

PageRank

LİNKLER

ÇEŞİTLİ KONULAR
http://www.sizinti.com..
http://www.bebekkokusu.com/
SAADETİN PENCERESİ
MESELA
KOMİK ŞEYLER
mynet sitem_1
mynet sitem_2
ÇOCUKLAR İÇİN
msn spaces_SAADET_
isimler ve anlamları
http://www.bebek.com/

245 sayfadan 11 . sayfa
geri | ileri