Dayanamamıştın işte acı çekmeme,
Senin sayende kurtulmuştum yoğun bakımdan biliyorsun değil mi?
Ama bu sizin sandığınız türden bir yoğun bakım değildi,
Hastaydım, ama kalpten…
Ara sıra bir ağrı giriyordu ki kalbime hareket edemiyordum,
Aklıma direkt sen geliyordun…
Sonra nedenini bilmeden ağlamaya başlıyordum…
Belki de bunun adı yoğun bakım değil de depresyondu…
Ama nedense depresyona girdiğimi bir türlü kabullenemiyordum…
Sonra tekrar girdin hayatıma, kurtuldum,
Tekrar gülücükler açmaya başlamıştı kalbimde…
Taa ki sen benim artık “yaşam tehlikesi” ni atlattığımı anlayana kadar…
İşte o zaman yine gelmişti AYRILIK anı,
Ama bu nasıl bir ayrılıktı kimse bilemez,
Hiçbir kalp benim kalbim kadar acımamıştı,
Sadece mecazi değildi, gerçekten kalbim Acıyordu,
Sen artık iyisin ben görevimi yaptım,
Artık gitmeliyim demiştin…
Ah ne sözlerdi onlar,
O sözleri hiç duymak istememiştim,
Ben bu sözleri hak edecek ne yapmıştım ki??
Hala açıklama yapıyordun görüyordum,
Ama seni duyamıyordum,
Düşüncelerim o kadar hızla geçiyordu ki aklımdan,
Seni görüyor ama duyamıyordum,
Sonra bir damla yaş aktı gözlerimden,
Ama bu olmamalıydı!!!!
Daha yeni kurtulmuştum o hayat mücadelesinden!!
Ne anlamı vardı ki beni kurtarıp sonra geri atmanın?
Sonra son bir veda öpücüğü kondurmuştun yanağıma…
Üzülme demiştin de,
Kolay mıydı bir daha beni öpemeyeceğini,
Bir daha sana sarılamayacağımı bilmek?
Hayır değildi hem de hiç değildi…
Ama daha ben bunları düşünürken sen,
O çok sevdiğim nike çantanı sırtına takıp gitmiştin bile…
İşte o an kararımı vermiştim,
Bunun sonu yoktu,
Defalarca bu acıdan kurtulup tekrar aynı acıya düşebilirdim,
Ama bunu bir daha yaşamak istemiyordum…
Ve kalıcı bir yöntem bulmuştum…
Ölmek…
Hani hatırlar mısın bilmem?
Ben hasta olduğumda bile ilaç içmekten nefret ederdim,
Küçük kızlar gibi sızlanır dururdum içmeyeceğim diye,
Ama o an o kutu içindeki haplar gözümde bir çıkış kapısı gibi duruyordu,
Kader miydi bilmem ki senin tekrar geri dönüp,
Son bir kez hoşça kal demek istemen?
Bilemiyorum…
Ama hayatımı kurtardın sen,
Gelip kızmıştın… bağırmıştın,
Bileklerimden tutup DEĞER Mİ BUNA?
Diye sormuştun…
İşte o zaman aklıma dank etti,
Yaşamam için onca sebebim varken,
Ben kendimi sonsuz karanlığa bilerek mi sürükleyecektim,
Hem zaten karanlıktan hep korkmuştum,
Ve yalnızlıktan,
Ölünce sanki bunlardan kurtulabilecek miydim?
Ben ayrıca hep yalnızlıktan da çok korkmuştum,
Ölünce sanki yalnız olmayacak mıydım?
O zaman yaşama umudu niye vardı??
hayır değmezdi,
hayır değmezdi,
Daha onca aşık olacaktım,
Onca mutluluklar yaşayacaktım,
İşte o an sana bu yüzden sarıldım,
Bana hayatın gerçeklerini sen fark ettirdin,
İşte bu yüzden sen diğerleri gibi değildin,
Sen benim hayat felsefemdin,
Aşkım…
Slm arklar Jg üsel bi şirin formülünü sormuştu bazı arklar bana mesajda, ben de kendimce güsel bi şiirin formülü şunlar;
1 tutam umutsuzluk,
2 çay kaşığı yalnızlık,
2 su bardağı hayal gücü J
Bunları mikserde iice çırpın
Sonra kremşanti kıvamına gelince kek kalıbına dökün,
Üstüne biras hüzün serpin…
Sonra pişene kadar bekleyin,
Piştikten sona güzel olması için üstüne biraz da karamsarlık katın…
Bir gün buzdolabında bekletin
Çıkartınca biraz da göz yaşını kremşanti sıkıcağı ile şiirinize güzel bi şekil verin…
İşte servise hazır J :D
İşin şakasıydı bu tabi J insanın içinden gelio şiir yasmak…
…bu arada kçük bi şiirim daa war…
uzun bir yolculuğa çıktım,
çok yer dolaştım,
çok kalp yokladım…
ama hiç birinde sende olduğum kadar mutlu olamadım…
ve şimdi yine aynı yerdeyim,
unutmak için terk ettiğim,
SEN deyim…

